Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Haziran 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
'Bebekli Hamdi' öldü, martısı 7 aydır bekliyor

1953 yılından bu yana Bebek'te 2 metre genişliğindeki beton rıhtımda yaşayan Balıkçı Bebekli Hamdi, soğuk bir kış günü öldü. Her gün beslediği martı ise 7 aydır rıhtımda, Hamdi'nin öldüğüne inanmıyor


Bazı insanlar için ekmek parası kazanmak, yaşamak çok zor. Dövizden, borsadan, faizden başka bir şeyin konuşulmaz olduğu günümüzde insanlarımızın para kazanmak için ne yaptıkları, nasıl yaşadıkları, nasıl öldükleri ile kimse ilgilenmez oldu.
Bu pazar sayın okuyucularıma Balıkçı Bebekli Hamdi'nin gerçek hayat hikayesini anlatacağım.
Geçen gün Bebek Oteli'nin önündeki rıhtımda tek başına bir sağa bir sola gidip gelerek bekleşen bir martı dikkatimi çekti. "Balıkçı Hamdi'yi bekliyor" dediler. "Hamdi nerede?" diye sordum. "7 ay önce öldü, haberiniz yok mu?" cevabını alınca yıkıldım.
Bebekli Balıkçı Hamdi, Bebek Oteli'nin bitişiğindeki Kaymakam Sefahattin Bey'in evinin önündeki rıhtımda yatıp kalkardı. Ne zamandır? 1953 yılından bu yana. Hamdi, tamı tamamına 50 yıl Bebek'te denizden yarım metre yükseklikte, 2 metre genişlikteki beton rıhtımda yaşadı. Bir yanı bitişik binanın duvarı, tepesi binanın balkonu, önü ve öbür yanı deniz. Sadece yatağı ve üç beş eşyası... İşte o kadar. Dile kolay 50 yıl. Yaz kış... 8 yıl önce Ankara'daki tek yeğeni Ali ölünceye kadar karlı havalarda ona giderdi. Daha sonra gidecek yeri kalmadı. 8 yıl kışı da rıhtımda geçirdi.
Hamdi'yi sevenler ona Fransa'dan uyku tulumu getirmeyi teklif etti. Reddetti. Hamdi'yi sevenler soğuk kış günleri ona sıcak bir yer bulmayı teklif etti. Reddetti. Kimseye yük olmak istemedi.
Hamdi, her gün tıraş olur, giyimine kuşamına bakar ve güler, hep gülerdi... Hep iyimserdi. Hayatından hiç şikayet etmezdi.
Rıhtımda 57 yıllık ama pırıl pırıl durumdaki kayığı bağlı idi. Akşamüzerleri kıyıdan biraz ötedeki fenerin etrafında ağ atar, günbatımına doğru ağı toplar, rıhtımda ağdan balıkları ayıklar, işe yaramayan balıkları rıhtımda bekleyen martısına atardı. O martı her akşam Hamdi'nin rıhtıma dönmesini, ağını ayıklamasını beklerdi. Hamdi işe yarayan balıkları bir tepsiye dizdikten sonra, kendine çekidüzen verir, elbise değiştirip balıkları satmak için sokağa çıkardı.

Hamdi'nin hayatı roman
Hamdi'nin 7 ay önce bir soğuk kış günü rıhtımdaki yatağından kalkmadığını görmüşler. Öldüğünü fark etmişler. Martısı onun öldüğüne inanamıyor. Hala bekliyormuş...
Hamdi Aygen'in hayatı "roman"! Babası "kaymakam" imiş. Kuruçeşme'de Mezarlık Sokak'ta doğmuş. Benzincinin yanındaki eski "Fecr - i Ati" mektebinde okumuş.
Babası ölünce annesi, dayısı, yengesi ve ağabeyi Namık ile Küçük Bebek'te Numan Ağa'nın evine taşınmışlar. Ağabeyi Namık Robert Kolej'in Amerikalı müdürünün yanında çalışırken müdür ona otomobil kullanmayı öğretmiş. Namık bir süre müdürün otomobilini kullanmış. Sonra müdür onu bir gemiye bindirip Amerika'ya yollamış. Namık ABD'den kardeşine bir defacık bir kart atmış. Bir daha haber çıkmamış.
Hamdi bir süre Ortaköy'de teneke fabrikasında çalışmış. Sonra Bebek'teki balıkçılarla balığa çıkmaya başlamış. O zamanlar Bebek'te İsmail Bey'in, İbrahim Bey'in, Ali Bey'in, dalyan ve volileri varmış. Hamdi, İsmail Bey'in volisine girmiş.
Dalyan ve voliler kaldırıldıktan sonra, Bebek'te ünlü balıkçılar Rıza, Romanyalı Ali, Kasım Ağa ile ağ atmaya başlamış. Kolejin önünde, Aşiyan'ın önünde, Fener'in etrafında ağ atarlarmış. Uskumru, palamut, tekir, lüfer, sardalye, gümüş ve tekir çıkarmış. O kadar çok balık yakalarmış ki, onları götürüp balıkhanede zor satarmış. Son konuşmamızda "Beyim" diyordu. "O zaman balık vardı, para yoktu. Şimdi para var, balık yok..."
Hamdi hiç evlenmemiş. Dayısına, yengesine ve annesine bakmış. Onlarla yaşamış. Onlar ölünce tek başına kalmış. Onu himaye eden Mısırlı Zehra Hanım da ölünce evsiz, barksız ne yapacağını şaşırmış. İşte o zaman 50 yıl önce Bebek Oteli'nin yanındaki Kaymakam Sefahattin Bey'in evinin önündeki rıhtımda yaşamasına izin vermişler.
1947 yılında Kavak'ta yaptırdığı sandalını rıhtıma bağlamış. Yatağını rıhtıma sermiş ve de hayatı 93 yaşında o rıhtımda noktalanmış.
Herkesin kendine göre bir kahramanı vardır. Balıkçı Bebekli Hamdi benim kahramanımdı.

guras@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Yok, devenin başı!

Melih AŞIK
Açık Pencere'den

Fikret BİLA
Demirel: ABD prestij kaybetti

Hasan CEMAL
Türkiye treni!

Güneri CIVAOĞLU
Bir damla

Can DÜNDAR
Bir hafta izin

Abbas GÜÇLÜ
Yaz tatili nasıl geçiyor?

Mehmet Y. YILMAZ
Dilimin ucunda kelimeler..

Hasan PULUR
İhtilali kim yaptı?

Derya SAZAK
AB'ye muhafazakâr bakış

Meral TAMER
Prof. İnönü nükleer santralı neden savunur?

Ece TEMELKURAN
Çifte Standartlar Sirki'nde "insanlık"

Tamer HEPER
Olur tarafı yok

Osman ULAGAY
Zirve zırvası ve demokrasi krizi

Güngör URAS
'Bebekli Hamdi' öldü, martısı 7 aydır bekliyor

© 2004 Milliyet