|
 |
|
|
Başkanın seçimi
Görüş / Engin Önen
Piriştina'nın ölümüyle boşalan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na Aziz Kocaoğlu'nun seçilmesi, birçokları gibi beni de mutlu etti. Memnuniyetimde hiç kuşkusuz Kocaoğlu'nun dürüst ve namuslu kişiliğinin etkisi bulunmaktadır.
Ancak tecrübe eksikliği ve İzmir sorunlarına yeterince hakim olmaması yeni başkanın en önemli handikapları. Bunlara bir de Piriştina'nın karizma ve sempatisinin psikolojik baskısı ve partililerden gelecek talepler eklenince başkanın bir hayli zor mücadeleye girdiği ortadadır.
* * *
Kocaoğlu'nun seçilmesi, yerel kamuoyunda genel olarak memnuniyet yaratmasına rağmen, seçilme yöntemi, yani bunu düzenleyen yasa, yeterince tatmin edici bulunmadı. Görüldüğü kadarıyla genel kanı başkanı halkın seçmesi yönündeydi. Bunun çok çeşitli nedenleri bulunmaktadır.
Daha seçimin çok kısa bir süre önce yapılmış olması, büyükşehir belediye başkanı ile ilçe belediye başkanları ve meclis üyelerine verilen oylarda anlamlı farklar olması, en fazla öne çıkan gerekçelerdi. Hepimizin hatırlayacağı gibi Piriştina, geçtiğimiz seçimlerin lokomotifiydi.
Yeni başkanın, seçilmiş meclis üyelerinin neredeyse tamamının oyunu alarak seçilmesi belli ölçüde yumuşak bir geçişi sağladı. Ancak bu durum, söz konusu yasayı tartışmaya engel değil.
Bence bu yasa, bazı teknik sıkıntıları beraberinde getirebilecek riskleri de taşımaktadır. Bunlardan birisi, başkanın mensup olduğu parti ile mecliste çoğunluğu elinde bulunduran partinin farklı olması durumudur. Böyle bir durumda, seçmenin tercihlerine aykırı bir sonuçun ortaya çıkması pekala mümkündür.
* * *
Büyükşehirler söz konusu olduğunda, seçmen tarafından değil de belediye meclisi tarafından seçilen bir başkanın, ilçe belediyeleri ile uyumlu çalışması ve onlar üzerinde etkili olması güç olabilir.
CHP meclis grubu, il yönetimi ve AKP'nin tutumu ile bu sorun, İzmir'de önemli bir krize yol açmadı. Ancak yine de, temsilde adalet ve meşruiyet açısından bu yasanın tartışılmasında yarar bulunmaktadır.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|