|
 |
|
|
Batı Akdeniz Teknokenti'nde tarıma dayalı yan sanayi
Antalya, narenciye ve turizmin ötesine geçerek, gelecekte Türkiye'nin Silikon Vadisi olarak anılmak istiyor
Ege'den sonra artık Akdeniz bölgesinde yaşayanlar da, yerel olaylara her gün Milliyet'in gözüyle bakabilecekler. Milliyet Akdeniz'in yayımlanmaya başlaması nedeniyle gazetemizin Antalya'da verdiği 300 kişilik davette ilk gözüme çarpan, girişteki sıra sıra çelenklerde sarı - kırmızı çiçeklerin egemenliği oldu. Koyu Fenerbahçeli Genel Yayın Yönetmenimiz Mehmet Y. Yılmaz'a sarı - kırmızı çiçekleri gösterip takılmaya kalktığımda cevabı hazırdı: "Sarı çiçeklerin hepsini beyaz olarak görüyorum ben, sen de öyle yap!"
Antalya'nın 2,5 aylık genç ve dinamik AKP'li Belediye Başkanı Menderes Türel'e sarı - kırmızı da uyar, kırmızı - beyaz da... Zira kendisi hem Galatasaray sempatizanı, hem de Antalyaspor'un Başkanı.
Batı Akdeniz Teknokenti
Kokteylde sohbet etme fırsatı bulduğum pek çok Antalyalı gibi Türel de Antalya'nın turizm dışındaki "mücevherlerini" bir solukta peş peşe sayıveriyor:
20 bin öğrencinin eğitim gördüğü tıp ağırlıklı Akdeniz ÜniversitesiTürkiye'nin kesme çiçek üretiminin % 95'iÜlkemizdeki tüm cam sera alanının % 80'iMayıs ayı başında Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilip Resmi Gazete'de yayımlanan Batı Akdeniz TeknokentiAntalya Organize Sanayi Bölgesi'ne son dönemde hızla artan rağbet üzerine, organize sanayi bölgesini genişletme çalışmaları
Akdeniz Sanayi ve Ticaret Odası Başkanlığı'ndan Belediye Başkanlığı'na geçen, dolayısıyla Antalyalı iş çevrelerinin nabzını iyi tutan Menderes Türel, organize sanayi bölgesindeki hareketlenmeyi de teknokentin kuruluş izninin verilmesini de çok önemsiyor. Yıllardır göç alan Antalya'nın turizm dışında, teknoloji yatırımlarını da çekmeye başlayacağına inanıyor. Hatta işi, "Antalya, Türkiye'nin Silikon Vadisi olacak" demeye kadar vardırıyor.
Bilim adamları gelir
Şeytanın avukatlığını yapıp, "Neden Ankara ODTÜ ya da Gebze MAM değil de, daha çivisi bile çakılmamış Batı Akdeniz Teknokenti Türkiye'nin Silikon Vadisi olsun?" diye sorduğumda anlıyorum ki Türel de Silikon Vadisi derken ille de bilişimi kastetmiyor:
"1) Ankara ve Gebze'nin aksine Antalya ve çevresi, turistlerin akın ettiği, yabancıların ömür boyu yaşamak için yerleştikleri bir bölge. Uygun ortam oluşabildiği takdirde, saygın bilim adamlarını burada yaşamaya ve araştırma yapmaya ikna etmemiz çok daha kolay.
2) Sıfırdan başlamayacağız. Akdeniz Üniversitesi'nde yıllardır bu yönde yürütülen çalışmalar, farklı bir boyuta taşınmış olacak. Zaten teknopark da başlangıçta üniversite alanı içinde kurulacak.
Tarıma dayalı yan sanayi
3) Bizim teknokentte bilişim de olacak, ama tarıma dayalı yan sanayinin ağırlık taşıyacağını tahmin ediyorum. Antalyalı turizmden önce yıllar boyu tarımla, sebze ve meyvecilikle geçimini sağlamış. Tarımsal teknolojiyle bütünleşecek bir üretim altyapısı zaten var. Akdeniz Üniversitesi çatısı altında kurulmuş olan Tohum Geliştirme Merkezi'nin faaliyetleri sürüyor..."
Antalya'nın çiçeği burnunda Belediye Başkanı "tarıma dayalı yan sanayi" deyince, bende akan sular duruverdi. Zira yoksulluk çemberini kırabilmemizin en kestirme yolunun, tarımsal yatırımlara yönelmekten geçtiğini düşünenlerdenim. Türel, domates tohumundan örnek de verdi: "İsraillilerin geliştirdikleri domates tohumunun gram fiyatı, altının gram fiyatından pahalı. Bütün dünya da alıyor. Üstelik öyle ayarlamışlar ki aynı tohumdan ikinci yıl ürün alamıyorsunuz. Ertesi yıl yeniden altın fiyatına domates tohumu almak zorundasınız!"
Teknokentlerin hangi yönde gelişecekleri, orada araştırma yapacak buluşçuların ve yer kiralayacak özel girişimcilerin göstereceği ilgiye bağlı kuşkusuz. Kokteylde sohbet etme imkânı bulduğumuz Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar Uçar ise tarımın ve bilişimin yanı sıra tıp teknolojisine ilgi duyanların da Batı Akdeniz Teknokenti'nde buluşacaklarını tahmin ediyor.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|