Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 30 Haziran 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Emine Erdoğan'ın giyim tarzı


Bugünkü yazımın birçok kişiyi sinirlendireceğini, bu yüzden de kötü sözlerle "süslenmiş" bir dizi e - postaya muhatap olacağımı biliyorum. Ama yine de yazmam gerektiğini düşünüyorum, kızanı çok olsa da bazı şeyleri birilerinin açıkça söylemesinde yarar olduğuna inandığım için..
Öte yandan şunu da söylemeliyim ki, bu yazı belki muhatabını incitebilir. Ve yazılarımla bir insanı incitebileceğim ihtimali beni cidden rahatsız ediyor.
Ama düşüncelerimi açıkça yazarsam, bundan o kişiler de bana kızsalar bile yararlanabilirler diye düşünüyorum.
Çünkü bizim toplumsal geleneğimizde iktidar sahipleri, kendileri bunu çoğu zaman hiç istemeseler bile "yağcılar", "şakşakçılar" tarafından kuşatılır. Ve bu çevre, iktidar sahiplerinin, toplumun büyük bölümünün paylaştığı bazı olumsuz düşüncelerden haberdar olmasını engelleyebilir.. Hatta yapılan hataların giderek daha sık tekrarlanmasına bile yol açar..
Zorunlu olduğuna inandığım bu açıklamadan sonra artık sadede gelebilirim..

Hepimizi ilgilendiren tercih
Konumuz: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın giyim tercihi..
Emine Hanım, herhangi bir kişi olsaydı elbette böyle bir konu kimseyi ilgilendirmeyecekti.. Kendisinden ve ailesinden başka..
Ancak Emine Hanım artık bir Başbakan eşi ve bizde de giderek dilimize yerleşen ifadeyle "first lady".. Ve bu yönüyle, giyim tercihleri biz Türkleri de ilgilendiriyor..
Benim üzerinde durmak istediğim şey Emine Hanım'ın "türbanı" değil.. Bu onun kişisel inancı ile ilgili bir konu ve tartışılabilecek bir yönü yok.
Başbakan eşinin ve bazı bakan eşlerinin sırf bu nedenle resmi yemeklere, davetlere çağrılmaması, yabancı konukların ağırlanması ile ilgili programların sırf bu nedenle "anlaşılmaz gariplikler silsilesine dönüştürülmesi" benim katılabileceğim ve onaylayabileceğim bir durum da değil.
"Türban" takmanın, kişisel özgürlükler ile ilgili olduğuna inanıyorum ve bu konudaki kısıtlayıcı uygulamanın sadece "kamu hizmeti verenler" ile sınırlı kalması gerektiğini düşünüyorum.
Ayrıca sırf bu nedenle en doğal hakları olduğu halde davetlere çağrılmamalarını, "türban"ı bir kişisel tercih olarak kullanan diğer Türk kadınlarına karşı yapılmış bir haksızlık olarak gördüğümü de ifade etmeliyim..

Yeni bir 'gardırop'
Eleştirim Emine Hanım'ın giyim tarzına hâkim olan genel anlayış ile ilgili..
Üzülerek söylemeliyim ki, dün bazı yabancı gazetelerin de yazdığı gibi Emine Hanım'ın giyim tarzı, günümüzün "şıklık" anlayışı ile pek bağdaşmıyor.
Neredeyse bir çocuk kafası büyüklüğünde güllerden, ağır salon perdelerini bağlamaya yarayan türden dev fiyonklardan, birbiriyle uymayan renk tercihlerinden, harabeleri gezerken giyilen sivri topuklu çizmelerden, Boğaz'daki tekne turunda giyilen pardösülerden söz ediyorum..
Türkiye tekstil ülkesi ve bu konuda yetişmiş ciddi modacılara sahip bir ülke..
Başbakan'ın eşine bu konuda danışmanlık yapacak, eşinin işi gereği olarak katılacağı değişik aktivitelerin gereklerine uygun bir "gardırop" dizayn edecek bir modacı - danışman bulmanın da o kadar zor bir iş olmadığına inanıyorum..
Bu kişiler Emine Hanım'ın inançlarına uygun ama çağın şıklık anlayışına da ters düşmeyecek giysiler tasarlayabilirler, üretebilirler..

İyi örnekler de var
Pazartesi akşamı Topkapı Sarayı'nda NATO Zirvesi nedeniyle Başbakan tarafından verilen yemekte Devlet Bakanı Ali Babacan ve eşini de gördüm.. Zeynep Babacan da türban takıyor biliyorsunuz... Ama bir kadının kelimenin tam anlamıyla şık ve zarif giyinip, inançlarına da ters düşmeyeceğinin bir örneğiydi.. Aynı yemekte Hayrünnisa Gül de vardı.. Türban takıyor olması zarafetine gölge düşürmemişti..
Bu iki örneği verdim çünkü bu örnekler gösteriyor ki amaç "tesettür"se, bunun kurallarına uymak, şık giyinmeye engel değil.
Bir hanımı, giyim tarzı nedeniyle eleştirme sevimsizliğine düşmeyi göze almama neden olan şey Emine Hanım'ın "siyasi şakşakçılar"ca doğru yaptığına inandırılmış olduğunu düşünmemdir.
Bilsin ki gazetelerde yayımlanan her fotoğrafı birçok kişide bende uyandırdığı duyguları uyandırıyor.
Bunu kimse açıkça söylemese de ben söylemek istiyorum: Giysilerinizi tasarlayan kişileri çağdaş modacılarla değiştiriniz.

mehmet.yilmaz@milliyet.com.tr









Taha AKYOL
Bush'u dinlerken

Çetin ALTAN
Geçti Bor'un pazarı sür eşeği Niğde'ye...

Melih AŞIK
Cyprus Gardens

Hasan CEMAL
Amerika, Türkiye, Avrupa!

Güneri CIVAOĞLU
Karne notu

Abbas GÜÇLÜ
Beyin göçü?..

Hurşit GÜNEŞ
Cari açık korkusu

Nail GÜRELİ
Tarihe tanıklık

Sami KOHEN
Bush'un Boğaz'dan seslenişi...

Mehmet Y. YILMAZ
Emine Erdoğan'ın giyim tarzı

Hasan PULUR
Başkan Bush Damat Kadir...

Meral TAMER
Sezer'i öpüp, başınla tempo tutarsın!

Ece TEMELKURAN
Geldikleri gibi gitmediler!

Yaman TÖRÜNER
10 hedef ve NATO

Osman ULAGAY
Avrupa, Türkiye'ye tarih verecek mi?

Güngör URAS
Ataş 'rafineri'ydi 'depo' oluyor

M. Ali BİRAND
Ohh, kazasız belasız gittiler

© 2004 Milliyet