|
 |
|
|
Ohh, kazasız belasız gittiler
Şimdiye kadar hiçbir toplantının bitmesini bu kadar memnuniyetle karşılamamışımdır. Günlerden beri yüreğimiz ağzımızda dolaşıyoruz.
Aman bir olay çıkar mı? Acaba bomba patlar mı? Protesto gösterileri kontrolden çıkar mı?
Aslında korkmakta haklıydık. Zira ne kadar başarılı bir doruk düzenlerseniz düzenleyin, ne kadar başarılı sonuçlar çıkarsa çıksın, bir tek müsibet herşeyi yok edebilirdi. Tüm başarılar unutulur, o tek olay damgasını vururdu. İstanbul doruğu dendiği zaman da akıllarda sadece o patlayan bomba veya kanlı biten gösteriler kalırdı.
Hiçbiri olmadı.
Gösteriler olması son derece doğaldı.
Kimse rahatsızlık duymadı.
Bomba patlamadı, pislik bir olayla karşı karşıya kalmadık.
İşte bundan dolayı "Oooh, çok şükür kazasız belasız gittiler" diyorum.
İstanbul ve Ankara'nın bazı kesimlerinde yaşayanlar belki bir miktar sıkıntı çektiler, ancak sonuçta Türkiye çok kazançlı çıktı.
TEBRİKLER, ÇOK BAŞARILI BİR DORUK OLDU...
Biz başarılı işlere susamış bir toplumuzdur. Genel olarakta, herşeye eleştirisel bir gözle bakarız. Hiçbirşeyi kolay kolay beğenmeyiz.
Ancak bu defa söylenecek söz yok.
Kimler örgütledi, kimler ayrıntılarla meşgul olduysa, herkesi tebrik etmemiz gerekir. Ufak tefek aksaklıklar yaşanmış olabilir. Önemli değil. Zaten önemli olsa, şimdiye kadar bize ulaşırdı.
Ne elektrik kesildi, ne çalışmayan telefona rastlandı. Yazılı basından, görsel basına kadar herkes memnundu.
Otobüsler zamanında kalktı. Geç saatlere kadar servis devam etti. Pırıl pırıl gençler tüm davetlilere yardımcı oldular.
Eskortlar zamanında kalktı, programlar hiç aksamadan uygulandı.
Tek hata, binlerce akredite gazeteci için yapılan dönerli kuru sandviçten öteye gidemeyen kafeterya servisiydi. Ben yüzlerce doruk izledim, hiçbirinde gözetecilere böylesine kötü yemek servisi görmedim.
Ancak herşey genelde öylesine iyiydi ki (hava bile açtı) bu kadarı kadı kızında dahi bulunur deyip geçtik.
Tebrikler...
HARİKA BİR GECE YAŞADIK...
Pazartesi gecesi 26 ülkenin liderleri NATO doruğuna katılan üst düzey Bakan, diplomat, Genel Sekreter, kısacası krema Topkapı Sarayındaydı.
Hayatımda böylesine keyifli bir gece geçirmedim.
İstanbul'un nadir güzel gecelerinden biriydi. Ilıman bir hava, yaprak kıpırdamıyor ve Topkapı Sarayının o büyüleyici ortamı... Bütün bu dekorun içine, bir yanınıza İngiltere Başbakanı Blair'i, Başkan Bush'u yerleştirin. Arkanızdaki sırada Powell ve Rumsfeld gülerek şakalaşıyor, Fransız Devlet Başkanı Chirac ile Alman Başbakanı Schröder birbirine fıkra anlatıyor.
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, sahnede de Lirik Tarih Gösterisini seyrediyorsunuz.
Bundan daha büyük keyif olabilir mi?
Lirik Tarih Gösterisininin sponsoru İş Bankası Genel Müdürü Özince ile yan yanaydık. Dayanamadım ve "Bu grup için ne kadar para harcadınızsa, her kuruşuna değmiş, kesenize bereket" dedim.
Yekta Kara ve Ali Taygun tarafından tasarlanıp gerçekleştirilen, Serdar Yalçın'ın müzik direktörlüğünü yaptığı grubun gösterisi insanın gözlerini dolduruyor. Eğer görmediniz ise, mutlaka bir fırsatını bulup izleyin.
Final'deki Mehter Marşı ile 9 uncu senfoninin karıştığı, Mozart'ın Türk Marşından, Bilkent Senfoni Orkestrasının performansına, semazenlerden Ozanler Halk müziği topluluğu, Fatih Erkoç ve arkadaşları Yarkın prodüksiyon grubu, Gökkuşağı Halk oyunları vs...vs...
Konuklardan bazıları boş gözlerle izlediler. Türkiye'deki renklerin ve seslerin, farkların ahengini içeren gösteriyi anlamadılar. Buna karşılık, Başkan Bush en çok Karadeniz folklor grubunu sevdi. Alman Dışişleri Bakanı Ficher ile ABD Dışişleri Bakanı Powell ise, 9 uncu senfoni sırasında koroya katıldılar ve etrafındakilerle müziğe eşlik ettiler.
Fransız Devlet Başkanı Chirac başta, Avusturyalılar en çok Mehteran bölüğünün gösterisi ilgilendiler. Aramızda "Eyvah, bizim AB üyeliğimiz gitti. Mehtaranı görünce bunlar yine konrkmuşlardır" diye kahkahayı basanların sayısı da az değildi.
Tayyip Erdoğan, Emine hanımla el ele gösteriye geldi. Ardından Topkapı Sarayının yine o muhteşem bahçesine kurulan 60 masaya geçildi ve rüyalarda görebileceğimiz gece sürüp gitti.
Herşeyi ile harikaydı.
Gurur ve zevk duydum.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|
|

|