Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 01 Temmuz 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Farkların ahengi


Türkiye: Farkların Ahengi... Topkapı Sarayı'nda NATO liderlerine sunulan 'lirik tarih' gösterisi, AB hedefine ilerleyen Türkiye'nin 250 yıllık Batılılaşma serüveninin sanatsal ifadesiydi.
ABD Başkanı George W. Bush'un, Türkiye'nin Avrupa ve Asya arasında kurduğu kültürel köprüyü, Orhan Pamuk'tan alıntılarla siyasi bir konuşmaya dönüştürmesi, Galatasaray Üniversitesi'nden dünyaya 'cami ve Boğaziçi' manzarası altında seslenmesi, Büyük Ortadoğu hayalleriyle süslü görülse bile daha çok Batı'ya verilmiş mesajdı:
'Türkiye'nin başarısı Avrupa ve geniş Ortadoğu'nun ilerlemesi için hayati önemdedir. ABD, Avrupa'da özgürlüğü sağlamak ve uyuşmazlık kaynaklarını ortadan kaldırmak için hep daha geniş bir birlik olmasını arzuladı.
ABD, bir Avrupa gücü olan Türkiye'nin yerinin AB'de olduğuna inanıyor. Üyeliğiniz, İslam ve Batı arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine önemli katkı sağlayacaktır. Türkiye'yi AB'ye almak, Avrupa'nın tek dinli kulüp olmadığını kanıtlayacak, uygarlıklar çatışması söyleminin modasının geçmesini sağlayacaktır.
15 yıl önce, Yalta'da çizilip Avrupa'yı bölen yapay çizgiyi sildik. Amerika, Türkiye ile Avrupa'nın yapay sınır çizgisiyle ayrılmasını kabul etmeyecektir.'
Bush'un mesajı yerindedir:
Türkiye, 40 yıl önce başlayan AB serüveniyle eşzamanlı, NATO'nun Güney kanat ülkesi olarak 'Sovyet tehdidi'ne karşı Batı'nın sınırlarını korudu. Soğuk Savaş döneminde Batı'nın 'jandarması' oldu. Türkiye'de 1960 - 70'li yılların sağcı liderlerinin siyasi ömürlerini 'Bu yıl ülkeye komünizm gelecek' diye geçirdiklerini unutmayalım. Demokrasi biraz da bu tür kışkırtmalarla, sözde kaygılarla kesintiye uğratılmadı mı? Aydınlar, gençlik ve işçi hareketleri demokrasi talebini yükseltirken, ABD ve NATO'cular askeri darbelere arka çıkıyorlardı. 12 Mart, 12 Eylül'lerde solu biçe biçe bu günlere gelmedik mi?
NATO şemsiyesi altına giren 'Doğu Avrupa' ülkeleri AB'ye zahmetsizce üye oldular. Türkiye hala beklemede!
NATO, şimdi, ABD'nin dayatmasıyla yeni görev alanları çiziyor. Afganistan'dan, Irak'a uzak coğrafyalara açılıyor.
11 Eylül yeni bir kırılma noktası oldu.
Türkiye'nin 'köprü' rolü, askeri ve stratejik işbirliğinin ötesinde 'demokratik ortak' olarak gündeme geliyor. Çünkü 'terör'le mücadele 'İslam coğrafyası'nda yoğunlaşıyor. Türkiye ise 'İslam, demokrasi ve özgürlükler'in bir arada yaşadığı model olarak öne çıkıyor. 'AKP'nin toplumun İslami kesimlerini sekülerleştirerek, AB'ye taşıma çabası' da destek görüyor.
Topkapı'da sergilenen 'Farkların Ahengi'ne gösterilen ilgi ve beğeniyi, çağrıştırdığı siyasi tasarıma da yormak gerekiyor.
Türkiye AB yolunda ilerliyor.

dsazak@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Orta sınıf geliyor!

Çetin ALTAN
Oh neyse, bu da geçti yahu...

Melih AŞIK
Merkez ülkesiyiz

Hasan CEMAL
İnşallah yoldan sapılmaz!

Yılmaz ÇETİNER
Anılarımda Bodrum

Güneri CIVAOĞLU
Ne yemek düşer

Hurşit GÜNEŞ
Cari işlemler açığı ve turizm

Doğan HEPER
Zirve gitti, adı kaldı yadigâr...

Sami KOHEN
Bilanço...

Mehmet Y. YILMAZ
Türkiye ve İstanbul 'çok zoru' kolay başardı

Faik ÖZTRAK
Yüksek büyüme sürdürülebilirlik endişesi yaratıyor

Hasan PULUR
Sakallı Celal...

Derya SAZAK
Farkların ahengi

Meral TAMER
Çin'i ve Hindistan'ı imrendirecek büyüme

Güngör URAS
Büyüme ithalat ve ticaretten kaynaklandı

M. Ali BİRAND
Erdoğan, doruklardan güçlenerek çıktı...

© 2004 Milliyet