|
 |
|
|
Farkların ahengi
Türkiye: Farkların Ahengi... Topkapı Sarayı'nda NATO liderlerine sunulan 'lirik tarih' gösterisi, AB hedefine ilerleyen Türkiye'nin 250 yıllık Batılılaşma serüveninin sanatsal ifadesiydi.
ABD Başkanı George W. Bush'un, Türkiye'nin Avrupa ve Asya arasında kurduğu kültürel köprüyü, Orhan Pamuk'tan alıntılarla siyasi bir konuşmaya dönüştürmesi, Galatasaray Üniversitesi'nden dünyaya 'cami ve Boğaziçi' manzarası altında seslenmesi, Büyük Ortadoğu hayalleriyle süslü görülse bile daha çok Batı'ya verilmiş mesajdı:
'Türkiye'nin başarısı Avrupa ve geniş Ortadoğu'nun ilerlemesi için hayati önemdedir. ABD, Avrupa'da özgürlüğü sağlamak ve uyuşmazlık kaynaklarını ortadan kaldırmak için hep daha geniş bir birlik olmasını arzuladı.
ABD, bir Avrupa gücü olan Türkiye'nin yerinin AB'de olduğuna inanıyor. Üyeliğiniz, İslam ve Batı arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine önemli katkı sağlayacaktır. Türkiye'yi AB'ye almak, Avrupa'nın tek dinli kulüp olmadığını kanıtlayacak, uygarlıklar çatışması söyleminin modasının geçmesini sağlayacaktır.
15 yıl önce, Yalta'da çizilip Avrupa'yı bölen yapay çizgiyi sildik. Amerika, Türkiye ile Avrupa'nın yapay sınır çizgisiyle ayrılmasını kabul etmeyecektir.'
Bush'un mesajı yerindedir:
Türkiye, 40 yıl önce başlayan AB serüveniyle eşzamanlı, NATO'nun Güney kanat ülkesi olarak 'Sovyet tehdidi'ne karşı Batı'nın sınırlarını korudu. Soğuk Savaş döneminde Batı'nın 'jandarması' oldu. Türkiye'de 1960 - 70'li yılların sağcı liderlerinin siyasi ömürlerini 'Bu yıl ülkeye komünizm gelecek' diye geçirdiklerini unutmayalım. Demokrasi biraz da bu tür kışkırtmalarla, sözde kaygılarla kesintiye uğratılmadı mı? Aydınlar, gençlik ve işçi hareketleri demokrasi talebini yükseltirken, ABD ve NATO'cular askeri darbelere arka çıkıyorlardı. 12 Mart, 12 Eylül'lerde solu biçe biçe bu günlere gelmedik mi?
NATO şemsiyesi altına giren 'Doğu Avrupa' ülkeleri AB'ye zahmetsizce üye oldular. Türkiye hala beklemede!
NATO, şimdi, ABD'nin dayatmasıyla yeni görev alanları çiziyor. Afganistan'dan, Irak'a uzak coğrafyalara açılıyor.
11 Eylül yeni bir kırılma noktası oldu.
Türkiye'nin 'köprü' rolü, askeri ve stratejik işbirliğinin ötesinde 'demokratik ortak' olarak gündeme geliyor. Çünkü 'terör'le mücadele 'İslam coğrafyası'nda yoğunlaşıyor. Türkiye ise 'İslam, demokrasi ve özgürlükler'in bir arada yaşadığı model olarak öne çıkıyor. 'AKP'nin toplumun İslami kesimlerini sekülerleştirerek, AB'ye taşıma çabası' da destek görüyor.
Topkapı'da sergilenen 'Farkların Ahengi'ne gösterilen ilgi ve beğeniyi, çağrıştırdığı siyasi tasarıma da yormak gerekiyor.
Türkiye AB yolunda ilerliyor.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|