Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 02 Temmuz 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
İpi hazırlanmış


Irak Başbakanı Allavi ile Fransız 5. Kanal'da yapılan TV söyleşisini izledim. Gazeteci sordu: "Saddam idam edilecek mi?"
Allavi'nin cevabı "Kararı ben vermeyeceğim... Adalet Bakanı ve mahkeme karar verecek" oldu.
Elbette karar yeri Başbakanlık değil.
Ama...
Adalet Bakanlığı da değil.
Bu "Adalet Bakanlığı'nı da karar devresine sokan söylem" bir dil sürçmesi olamaz mı?
Öyle yorumlanabilinirdi ama, gazeteci biraz daha üsteleyince İyad Allavi şöyle dedi:
"Ama şahsi fikrim, Saddam Hüseyin'e idam cezası verilmesidir."
......
Irak gibi, ipleri ABD ve İngiltere'nin elindeki bir ülke Başbakanı "karar verecek merci olarak, başında bulunduğu hükümetin Adalet Bakanı'nı da yargının yanında yetkili" olarak görüyorsa ve "kendisinin 'idam cezası' taraflısı olduğunu" söylüyorsa, Saddam'ın sallandırılacağı darağacı kurulmuş, ipi hazırlanmış demektir.
Gerisi, vitrin süslemesidir.
Zamanı geldiğinde, Saddam'ın yaşamının noktalanacağı belli.

Aslanların önüne...
Bu satırların yazarı, ne olursa olsun idam cezasına karşıdır.
Saddam gibi bir insanlık suçlusu, jenositçi katilin bile ölüm cezası almaması gerektiği inancındadır.
Yerin altında, çelik kafeslerde, öleceği son dakikaya kadar orada kalacağı "ağırlaştırılmış müebbet hapis" onu bir kez değil, "her gün" tekrar tekrar öldürecektir.
Anlaşılan ABD ve İngiltere tarafından böyle bir ceza öngörülmüyor.
Başkan Bush'un iç siyaset hesapları idamın getirisine de dayanıyor olabilir.
İngiltere için ise durum farklı... İngiltere'de idam cezası olmadığı için, işgalci devlet olarak idam kararının arkasında yer alamaz.
Ama, iplerini ellerinde tuttukları yeni Irak yönetimi taşeronluğuyla idam kararı aldırabilirler.
Tabii bu arada 10 binlerce kadın, çocuk, genç, yaşlı insanın katili olan, göz kırpmadan zehirli gaz ve diğer kitle imha silahlarını kullandıran, gizli polis güçleriyle binlerce ölümün ve işkencenin emirlerini vermiş bulunan Saddam, yargı sürecinde parçalamaları için "tanıkların" önüne atılacaktır.
Tıpkı eski Roma arenalarında aslanların ortasına bırakılanlar gibi...
Gerçi Saddam, daha ilk günden babalanmaya başladı... İşgalci ABD ve İngiltere'ye karşı Irak'taki direniş ve tepki dalgalarına bir siyaset sörfçüsü olarak tırmanmak istedi ama kendi halkına da günahları öylesine ağır ki dibe vurmaktan başka şansı yok.
Hitler gibi kendi halkınca da lanetli bir eski diktatör o.

İbret
Saddam'ın yargılanması ve alacağı ceza, İslam aleminde bir "ilk"tir.
İlk kez yıllarca bir ülkeye kan kusturmuş, tek hakim olmuş bir zalim yargılanıyor.
Onun bu hazin durumu, petrol, kan ve kumla karılmış o çamurlu coğrafyadaki diğer kralları, şeyhleri, diktatörleri dehşet içinde bırakacaktır.
Yüreklerine korku buz soğukluğunda bir hançer gibi saplanacaktır.
"Bir gün sıra bana da gelecek mi?" diye ürpereceklerdir.
Kendilerinin yanı sıra çocuklarının da geleceklerini kaygıyla düşüneceklerdir.
Önlerinde bir yol görünüyor:
Saddam'la benzer yazgıyı yaşamamak için ayaklarını denk almak... Terör gruplarına gizli / açık destek kanallarını kapatmak... Halkın temsil edildiği rejimlere kapılarını aralamak... Hatta, ABD'nin Genişletilmiş Ortadoğu Projesi'nde öngörülen "kendilerine özgü İslam demokrasilerine" geçişe direnmemek, bu geçişi kolaylaştırmak...
Saddam sadece, İslam coğrafyasındaki değil, tüm küresel haydut devlet yönetimleri için de bir ders olabilir.

CHP kurultayı
Gazete sayfalarına bakınız.
CHP'nin mason toplantıları gibi "kapalı" (gizli değil) kurultayı aşağılarda zar zor yer bulabilmiş tek sütun haber.
TV'lerde "Bu da bulunsun" kabilinden bir kısa"siyasi protokol" haberi...
Ana muhalefet partisi kurultayının medya aynalarındaki boy ölçüsü işte bu.
Doğrusu... Daha fazlasını yazmak - şimdilik - içimden gelmiyor.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
AİHM ve türban

Çetin ALTAN
İstanbul mu yeni keşfediliyor, kah kah kah...

Melih AŞIK
Neden 200 dolar?

Hasan CEMAL
Tükeniş yakın mı, uzak mı?

Güneri CIVAOĞLU
İpi hazırlanmış

Abbas GÜÇLÜ
Üstün ve özel yetenekli çocuklar

Hurşit GÜNEŞ
12 yılda ne değişti?

Mehmet Y. YILMAZ
CHP'nin 'ayıplı' kurultayı

Hasan PULUR
CHP'de iş yok demek kolay...

Derya SAZAK
Batı'da türbana bakış

Meral TAMER
Enerji Bakanı Hilmi Güler'e nükleer sorular

Ece TEMELKURAN
Zavallı Amerikalılar!

Yaman TÖRÜNER
Zimbabve'den iyiyiz

Güngör URAS
Çıkıyor kayık iniyor kayık

M. Ali BİRAND
Türban ve köy boşaltma...

© 2004 Milliyet