Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 02 Temmuz 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik

Türban ve köy boşaltma...


Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) kararı, Türban konusunda belki son noktayı koymadı, ancak Üniversitelerindeki Türban tartışmalarına yepyeni bir boyut getirdi. Üniversitelere Türban ile girilip girilemeyeceği tartışması da artık büyük ölçüde bitti: Türban'ın Üniversitelerde kabul edilmemesi normaldir.
AİHM, Türban'ı "dinsel bir simge" olarak niteledi ve daha da önemlisi, Türban takanların başkaları üstünde baskı oluşturduğu sonucuna vardı.
Bundan böyle kimse Türban ile ilgili olarak YÖK'ü zorlamamalı. Zira, bu konudaki red cephesi saflarını sıkılaştırdı. Ben AKP'nin bundan sonra yeniden bir denemeye gireceğini sanmıyorum.
Bu karar aslında Erdoğan hükümetinin işini kolaylaştıracak, omuzlarındaki baskının bir bölümünü alacaktır. Hükümet, Türban konusunun çözümünü isteyen ve bekleyen taraftarlarına dönüp "Bakın AİHM'de aynı yönde karar verdi. Daha fazla üstüme gelmeyin. Bu işi zamana bırakalım" diyebilecek.
Türban bize, Erbakan hocanın bir mirasıdır. Dinci parti ve eğilimlerin simgesi durumuna getirdiler. Gençleri savaş alanına sürdüler. Eğer bugün bir çok genç mağdur duruma düşüyorlarsa, ne yazık eski kafaların ektiklerinin şimdi biçilmesinden dolayı acı çekiyorlar.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yaklaşımı sadece Türkiye'deki gelişmeleri değil, Fransa ve Almanya başta olmak üzere, bütün Avrupa'yı da etkileyecektir.
Neresinden bakarsak bakalım, bu karar dengeyi Türban aleyhine bozdu.
Ancak sorun yine çözülmedi.
Ülkemizdeki muhafazakar çevrelerin beklentileri tatmin edilemedi.
AKP'nin asıl yapması gereken, olaya geniş açıdan bakmak, muhafazakar kesimleri memnun edecek, laiklik ilkesini bozmayacak bir çözüm bulmaktır.

KÖY BOŞALTANLARA DİKKAT EDİLMELİ...
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye Cumhuriyeti aleyhine verdiği karar ise, PKK terörüne karşı mücadele yıllarında güvenlik nedeniyle boşaltılan köylerden çıkartılan kişilerin açtıkları dava ile ilgiliydi.
Basitleştirirsek, mahkeme köy boşaltmalarından mağdur olanlara tazminat verilmesi gerektiği kararını verdi, ancak Türkiye'yi mahkum etmedi. Bunun nedeni de, son yasa değişikliği ile Türkiye'nin tazminat kararı alması.
Aslına bakarsak, güvenlik nedeniyle köy boşaltılması doğruydu, ancak yerlerinden çıkarılan binlerce insanı sokakta bıraktık. Adana, Mersin, Diyarbakır'da naylon çadırlara sığınan vatandaşlara devlet tek kuruş ödemedi. Bu dramı görmezden geldi. Perişan olmalarına göz yumdu. Büyük bir hataydı. AİHM'ni beklemeden, yıllarca önce harekete geçilmeliydi. Hiç değilse bundan sonra yaralar sarılmalı...

AÇIN ŞU RUHBAN OKULUNU ARTIK...
Türkiye eninde sonunda, Rum Ortodoks kilisesine rahip yetiştiren Ruhban okulunu açacak.
Bu gerçeği herkes biliyor.
Türk hükümeti de durumun farkında, dışardan bakıldığı zaman bu niyetini de açıkça gösteriyor. Başbakan olsun bakanlar olsun, çeşitli dönemlerde verdikleri demeçlerle sorunu çözmek istediklerini gösteriyorlar.
Ancak bir türlü sonuç çıkmıyor.
Gereksiz şekilde gecikiliyor.
Eğer şu sıralarda bir formül bulunamazsa, sonbahara kalacak. Bu defa da, sanki sırf Avrupa Birliğinden müzakere tarihi alabilmek için ödün veriliyormuş görüntüsü doğacak. Oysa, Ruhban okulu sorununun AB ile hiçbir ilgisi yok. Konu tamamen Türkiye'nin uzun vadeli çıkarlarıyla ilgili.

TÜRKİYE, PATRİKHANEYE SAHİP ÇIKMALIDIR...
Eğer Patrikhaneyi Fatih kaymakamlığına bağlı basit bir dini kurum gibi görüyor ve Türkiye aliyhine komplo üreten bir şer yuvası olduğuna inanıyorsanız, çok hata ediyorsunuz demektir.
Oysa, artık geçmişteki bazı kötü anılardan kendimizi kurtarmak ve bugünün gerçeklerine göre hareket etmek gerekiyor.
Patrikhanenin elini kolunu bağlamak, uluslararası konumunu küçültmek Türkiye'nin çıkarlarıyla hiçbir şekilde bağdaşmıyor.
Patrikhane, Vatikan ile karşılaştırılabilir. Milyonlarca Katoliğin gözü, Fener'deki bu mütevazi binadadır. Patriğin, biz beğensekte beğenmesek de evrensel bir konumu vardır. Sözü dinlenen, etkin bir dini liderdir. Onun evrenselliğini biz kabul etmiyoruz, oysa Vatikan Patriği Ortodoks dünyasının lideri olarak kucaklıyor. Katolik ve Ortodokslar arasındaki ayrılığı, Patrik aracılığı ile gidermeye çalışıyor.
Biz ise, hem resmi hem de özel medya'da ısrarla "Rum Fener Patriği" diye niteleyerek küçümseriz. (!)
Oysa Patriğin ağzından bugüne kadar da tek bir defa dahi, Türkiye aleyhine söz çıkmamıştır. Tam aksine, ne zaman nereye gitse, adeta Türk lobisinin en önemli elemanı gibi hareket etmiştir.
Böyle bir kurumun hayat borusunu kesmek, akılcı bir politika sayılamaz. Akılcı politika, Patrikhaneye sahip çıkmayı gerektirir.
Unutmamamız gerekir ki, Patrikhaneyi sıkıştırmak ve küçültmek, Ortodoks dünyasındaki dini liderlik mücadelesinde, Atina kilisesine veya Moskova Ortodoks kilisesine kaptırma tehlikesini de beraberinde getirir. Böyle bir olasılığın da Türkiye'nin çıkarına olabileceğini kimse iddia edemez.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net









Taha AKYOL
AİHM ve türban

Çetin ALTAN
İstanbul mu yeni keşfediliyor, kah kah kah...

Melih AŞIK
Neden 200 dolar?

Hasan CEMAL
Tükeniş yakın mı, uzak mı?

Güneri CIVAOĞLU
İpi hazırlanmış

Abbas GÜÇLÜ
Üstün ve özel yetenekli çocuklar

Hurşit GÜNEŞ
12 yılda ne değişti?

Mehmet Y. YILMAZ
CHP'nin 'ayıplı' kurultayı

Hasan PULUR
CHP'de iş yok demek kolay...

Derya SAZAK
Batı'da türbana bakış

Meral TAMER
Enerji Bakanı Hilmi Güler'e nükleer sorular

Ece TEMELKURAN
Zavallı Amerikalılar!

Yaman TÖRÜNER
Zimbabve'den iyiyiz

Güngör URAS
Çıkıyor kayık iniyor kayık

M. Ali BİRAND
Türban ve köy boşaltma...

© 2004 Milliyet