Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 05 Temmuz 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Kovun bu adamları

Sarıkız''ın Anıları


Eski filmlerde Diclehan Baban'ı izlerken "fetbaz" kadın tipini abarttığını düşünürdüm. "İkinci Bahar" programının kadınlarını görünce kendisine rahmet okuyorum. Her ne kadar sunucu Ebru Akel hanımlara ısrarla "hanımefendiler" dese de, ben ve 70 milyon ortada pek hanımefendilik görememekteyiz. Programın erkekleri de farklı değil. Bir ikisi hariç, umumi WC'lerde her nedense azimle "centilmen" yazılı kapıları seçenlerden. Ama o kadar! Bu yüzden programın yakın takibe alınması, ilişkilerin derinlemesine incelenmesi ve sonuçlarının okullarda ders olarak okutulması taraftarıyım. Erkek ve kadın bayağı yollardan nasıl elde edilir, rakibin ayağı nasıl kaydırılır, yalan nasıl söylenir, nasıl hince ve hayasızca planlar yapılıp titizlikle uygulanır ve dönüp yüze nasıl gülünür? Hem de bunlar üç kuruşluk mal ve mülk için yapılır! Burada gençleri iki konuda uyarmak isterim: Birincisi tüm yetişkinler böyle değildir, anne babalarınızı böyle sanmayın. İkincisi moralinizi bozmayın, siz akıllı ve erdemli yetişiyorsunuz, ilerde düzgün eşler bulacaksınız. Bu gördükleriniz yani bu eve konulanlar sadece biraz seçmece. Hele içlerinde öyle bir çift var ki, basitliğin diğer adı.

Nurhan bey: Çocukluğunda, isminin kız ismi olmasıyla başlayan erkeklik özlemi, Karagümrük semtinde aldığı "eğitimle" artık komplekse dönüşmüş. Adamcağız biteviye erkek olduğunu ispatlamaya çalışıyor. Elinde şakır şakır çektiği tespihi ve "Kodum mu oturturum, dağıtırım ulan burayı, aklını alırım senin, karı gibi kıvırtmayın"... Bunlar benim sadece tek yayında izlediğim veciz sözcükler. Gurursuz bir de kadın bulmuş, Oya diye, ona "Birinci çıkamazsam ve ödülleri almayacaksam seninle niçin evleneyim ki!" diyor. 37 yaşında kendini hâlâ genç kız sanan ve Nurhan beyin dövmemek için kendini zor tuttuğu Oya hanım ise aşkı için bunlara katlandığını söylüyor. Nurhan bey darbukacı ve pek çok ünlünün arkasında sanatını icra etmiş. Sevgili Bülent Ersoy veya Müzeyyen ablanın ekibinde çalmadığı kesin. Yoksa onlar insanı öyle bir adam eder ki, muma çevirirler alimallah! Ayrıca "Bu evde kadın konusunda en tecrübeli erkek benim" diyor bu beyefendi. Kadından kastı da sahnede önünde şarkı söyleyen 18-20 yaşındaki cahil-gariban uvertür kızlar. Bu beyefendi bu kızları kadın; kulis ve ucuz otel odalarında yaşadıklarını da ilişki sanıyor maalesef. Gelelim partnerine...

Oya hanım: Anasına bak kızını al ve ailenin önemi sözcükleri uçuşuyor kafamda bu kızı etüt ederken. En masum o, en güzel o... Ve 37 yaşına kadar hiç evlenmemeyi marifet, iki koca boşamayı da ahlaksızlık sanan yine o. Hep söylerim, bazı kadınlar prensip sahibi oldukları için evlenmezler, bazıları da onları alan çıkmadığı için evde kalırlar. Birinci grup bu konuda ağzını bile açmazken ikinci grup da sürekli anlatır bekaretlerinin ne kadar önemli olduğunu! Ayrıca baş düşmanları birden fazla koca bulanlardır. Sezen, Gönül, Seda ve naçizane ben; karşımıza her çıkan evlenme teklif ediyorsa biz ne yapabiliriz? Adamlar bizi istiyorsa! İnanın saydığım kadınların hayatlarındaki erkek sayısı, diğerlerinin flört ettiklerinin yanında devede kulak kalır. Onlar sürekli flört ederler kimse bilmez, biz iki evlilik yaparız cihan duyar. Onlar 30 adamla ev tutup hayatı paylaşırlar, bir tek imza eksiktir; bizler de üç-beş adamla nikahlanır, çocuk filan doğururuz. Onlar "beyaz gelinlik giymeye hak kazanmış masumeler" şeklinde ortalarda dolanırken, bizler de kaşarın kaşarı(!) kadınlar olarak nitelendiriliriz... De, biliyor musunuz ki "biz kaşarların" arasında hâlâ kocanın önünde soyunmaya utananlar vardır!
İşte böyle genç okur arkadaşlar... Yine söylüyorum, "bu evi" tecrübe kazanmak için bir kez izleyin. Bakın bakalım para pul için insanlar kendini ne hallere sokuyor. Zaten programın başına şöyle bir not koymalı yapımcılar; "Ey Türk halkı! Birazdan izleyecekleriniz size örnek olsun. Kalitesizlik bakın ne fena bir şeydir. Bunları ders alasınız diye yayınlıyoruz."

"Kurtlar Vadisi"
Gençlere kötü örnek olan bir başka yapım da "Kurtlar Vadisi" dizisi. Senaristinin ve başrolünü oynayan kardeşinin tarikat üyesi olmasına hiç şaşırmadık nedense. Dizide kurgulanan hinliklerin âlâsının, kamera arkasında gerçekleşmesine de... Dizinin neden yayından kaldırılmadığını ise, bir başka tarikat üyesinin hükümet erkânı olduğunu öğrenince anladık. Erkâna ve senaristlere hatırlatırız, okullarda yapılan araştırmalarda 15 yaşında kız çocukları bile "mafya" olmayı en büyük idealleri olarak görüyor. Bence diziyi alın ve dergahınızda kapalı devre gösterin. Bu arada Oktay Kaynarca'yı, Osman Sınav'ı ve ekibini kutluyorum. Bu işlere daha fazla alet olmadıkları için. Darısı beğenerek izlediğim Show TV'ye.

Yazara e-mail



CUMARTESİ
"Ne yaparsam satarım sanıyordum, öyle değilmiş"
Avşar'a üç jön birden
Konuşturan kart koleksiyonları
Tatil şıklığına aksesuvarlı destek
"Bizi dinleyenler şaşıracak"
Sıcak dalga dalga geliyor
Solaris'e elektronik yolculuk
Kalp
ALTI NOKTA KÖRLER VAKFI
Lezzetli bir hafta sonu





Donatella Piatti
Sarıkız''ın Anıları
İlhan Uçkan
© 2004 Milliyet