Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 05 Temmuz 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Futbol, tenis ve kadınlarla erkeklerin farkı
Erkeklerin kafası hiç karışık değildir!

Erkek dünyası, 'kadınsı' olarak tarif edilen 'içe bakışın' yok edilmesi, göz ardı edilmesi üzerine kuruludur. Çünkü 'kutsal başarılar' ancak duyguları işin içine karıştırmadan elde edilebilir!


Önceki gün, Zürih'te, Yazar Henry Miller'in 'Nietszche'nin saygı duyabileceği psikolog' dediği 81 yaşındaki, 'genç' Arno Gruen'le uzun uzun konuştuk. 'Duygusuz erkeklerin' bu sistemde hep çok başarılı olacağını, ama hep çok 'hasta' kalacaklarını anlattı. Duygusuzluğu öven, yücelten, ancak duygu 'taklitlerine' tahammül edebilen bir sistemde, duyguları olan kadınların 'çocuksu, dengesiz, zayıf' kabul edilmesi üzerine konuştuk sonra. "Kadınlar işte bu yüzden her zaman erkeklerden daha sağlıklı olacak" dedi Gruen.
Hayat tuhaf şey. Her şeyin birbiriyle bir bağlantısı var gibi. Akşam Lozan'a dönüp Wimbledon Tenis Turnuvası'ndan haberler izledim. Mary Sharapova adında küçücük bir kız, koskoca Serena Williams'ı yenip şampiyon oldu. Williams, maçtan sonra bir açıklama yaptı:
"Bugüne kadar kendimi hep çok zorladım. 'Kazanmalısın. Ne olursa olsun kazanacaksın' dedim hep. Başka bir ihtimal üzerine düşünmeyi bile yasakladım kendime. Belki de bu yüzden kaybettim."
Muhtemelen Serena'nın ve kardeşi Venüs'ün, antrenörleri olan babalarıyla tuhaf bir ilişkileri var. Orası bir psikoloji ve travma muamması muhtemelen. Ama enteresan olan şuydu: Serena belki de ilk kez kazanmaktan başka bir şeyden, 'kendinden' bahsediyordu. Yüzünde kazanmaya kilitlenmiş bir insanın plastiği değil, bir 'insanın' yaralanabilen, kaybedebilen 'etli' ifadesi vardı. Niye anlatıyorum bunu? Beckham yüzünden...

Erkeklerin psikolojisi var mı?!
Günlerdir Avrupa Futbol Şampiyonası'nı izliyorum. Bütün maçları, hakemlerin gerçek mesleklerini bilecek kadar dikkatli izledim. Bizim 'uğurlu hakem' Collina'yı, Çek Cumhuriyeti'nin Yunanistan maçında sakatlanan ve ağlayan yıldız oyuncusu Nedved'i, Yunanlıların bedavadan finale yükselmelerini, Danimarka-İsveç maçında 2-2 beraberlikle 'İskandinav dayanışmasının' taçlandırmasını, bir tane sarışın hakem var, onun oyuncularla neredeyse flört edişini ve elbette Beckham'ın penaltıları kaçırmasını... Merak ediyorum acaba Beckham penaltılarını kaçırdıktan sonra Serena Williams gibi oturup kendi içine baktı mı? Ya da hiç oturup annesiyle babasıyla ilgili, kendi ruhsal gelişimiyle bir şey düşündü mü başarısızlığı tattıktan sonra? Sanmam. Hatta bu soruyu soruyor olmam bile birçok 'futbolsevere' komik, saçma, 'kadınsı' gelecektir. Erkek dünyası da bunun üzerinde duruyor zaten. 'Kadınsı' olarak tarif edilen 'içe bakışın' yok edilmesi, göz ardı edilmesi üzerinde. 'Kutsal başarılar' ancak bu şekilde elde edilebilir çünkü. Duyguları işin içine karıştırmadan!

İş dünyasında kadınlar
Kadınlar iş dünyasında niye erkeklerin oyununa tam olarak katılamıyor? Bu soru hep sorulur, hep ayrımcılıkla ilgisi kurulur. Oysa bana sorarsanız, kadınlar ve erkekler milim milim eşit haklara, olanaklara sahip olsalar bile kadınlar, erkekler dünyasında erkekler gibi 'top koşturamaz'. Çünkü hisleri vardır, olup biten en küçük şeylere dair bir hisleri. Bu da 'hissiz bir dünyada' yorucudur elbette. Kadınlar bu yüzden daha çok yorulur. Hatta bu yüzden kadınların erkekler dünyasında erkekler gibi (!) top koşturamamaları iyidir. Çok sağlıklıdır. Başarının esas olduğu bir toplumda bu sözler kulağa iyi gelmeyebilir ama kadınların 'başarısızlığı' (?) insanlık adına iyi bir şeydir. Serena'nın oturup kendini gözden geçirmesi, erkeklere komik, zayıf ve 'kafa karıştırıcı' gelecek düşüncelere dalması iyidir. Çünkü Beckham'ın ve erkeklerin kafası hiç karışık değildir. Nasılsa hayatta bir gol daha atmak onları kendine getirir ve bütün sorunları çözer. Gol atamamasına rağmen güçlü hissedecek erkekler bu yüzden hep çok nadir olacaktır! Erkekler, kendilerinden beklenen 'duygusuzluk' mitine rağmen nadiren insan kalacaktır!

ecetem@hotmail.com









Taha AKYOL
'CHP kendisine karşı mı?'

Çetin ALTAN
Hayallenmek...

Yasemin CONGAR
Doğu - Batı ve türban

Faik ÖZTRAK
IMF'siz programa inanç neden yok?

Derya SAZAK
Baykal'ı aşmak

Ece TEMELKURAN
Erkeklerin kafası hiç karışık değildir!

Yaman TÖRÜNER
Borsada nasıl kazanılır?

Osman ULAGAY
Ahbap çavuşlar fiyaskoyu kutladı

Güngör URAS
'Cesur' adamlar 'can pahasına' döviz getiriyor

© 2004 Milliyet