|
 |
|
|
Kızılay'dan haber
Deniz Baykal dünkü Grup toplantısında Kızılay'la ilgili suçlamalarda bulundu. Bakın neler söyledi:
"AKP'nin Kızılay'da kadrolaşma çalışması bütün hızıyla devam ediyor. Geçenlerde bir gecede 100 kişinin işine son vermişlerdi, şimdi de 1000 kişiyi daha atmak istiyorlar. Yeni Kızılay yönetimi bu iznin verilmesi için İçişleri Bakanlığı'na yazı yazdı, izin gelir gelmez hemen kıyıma başlayacaklar. Tabii yerlerine kendi adamlarını alacaklar.
Kızılay'ın destek depoları denilen depoları var. Bu depolarla ilgili bir ihale açtılar. İhaleye katılan firmalardan biri 500 milyar, diğeri 1 trilyon lira fiyat verdi. İhaleyi 1 trilyon veren firma kazandı!
Yine Kızılay'ın Boğaziçi'nde Vaniköy Yalısı diye bilinen bir yalı var. Hibe yoluyla verilmiş bu yalıyı geçenlerde sattılar. Günlerdir soruyoruz, kime, nasıl, hangi yöntemle ve kaça sattınız diye, bir türlü yanıt alamıyoruz.
Kızılay, yıllardan beri yoksul öğrencilere burs verir. 2004 yılı için bu fona 2.4 trilyon liralık bütçe ayrıldı. Ama bu fon kullanılmıyor. İlk kez bu yıl yoksul öğrenciler Kızılay'dan burs alamadı. Kızılay'ın her yıl açtığı gençlik kampları da ilk kez bu yıl açılmadı..."
Kızılay yöneticilerinin bu iddialara bugün yanıt vereceği söyleniyor. Hadi bakalım...
Başbakan Erdoğan, akşam yemeği için Ürdün'e gidip gelmiş.
Pentagon yeni bir şey pişirdi galiba...
Haldun Ertem
Vanguardia anketi
Barcelona'da yaşayan Sayın Atalay Gül, "La Vanguardia" gazetesinin internet sitesinde yayımlanan anketi göndermiş..
Soru: Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesini ister misiniz?
Yanıt: Evet: Yüzde 49.1... Hayır: Yüzde 47.5...
Eh fena bir tablo değil...
İspanya'da Türk az olduğu için anketin İspanyol halkının düşüncelerini göstermesi açısından sağlıklı olduğunu söyleyebiliriz...
Dışişleri Bakanlığı'nın, hukuk müşavirliği sınavında, "Haftada kaç defa Kuran okursunuz?" diye sorulmuş.
"Haftada kaç gün Le Monde, Die Welt veya Guardian okursunuz?" diye soracak değiller ya!
Büyük Ortadoğu...
Büyük Ortadoğu Projesi'yle (BOP) ilgili olarak AKP'li Ertuğrul Yalçınbayır'ın dikkati çektiği konu önemli... Diyor ki:
- BOP'un ana fikirleri fevkalade doğru fikirler. Ortadoğu'nun, Avrasya'nın, Kuzey Afrika'nın demokratik hukuk devletlerinden oluşması arzulanan bir şeydir. Ancak bu programı ABD ortaya koyunca tereddütler uyanıyor.
Uygulayıcı araç olarak NATO'nun düşünülmesi kuşkuları daha da artırıyor. Evet, amaçlardan biri terörü ortadan kaldırmak. Ama terörü ortadan kaldıracağım diye askeri teşkilatları ön plana çıkarırsanız, terörün sebeplerine inilemeyeceği için netice alma ihtimali de olmaz.
İstanbul Darıca'daki özel hayvanat bahçesine giriş adam başı 15 milyon TL... Öğrenci indirimi yok. Mühendis okurumuz ailece gittiği bahçeye bu parayı ödeyemediği için girememiş...
Orta halli vatandaş hayvanat bahçesine bile giremiyor artık...
Tekzip metni...
Milliyet Gazetesi'nin 15.07.2003 tarihli nüshasının 11. sayfasında Melih AŞIK'a ait "Açık Pencere" isimli köşede "YILDIRIM BAKAN" başlıklı yazılarda Müvekkil Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ı hedef alan yazılar gerçekdışı ve hayret vericidir.
1- Müvekkilimiz Ulaştırma Bakanı Sn. Binali YILDIRIM'ın, "SANTOUR şirketinin yöneticisi olduğu" iddiası tümüyle gerçekdışıdır. Bakan Binali YILDIRIM, Santour şirketinin hiçbir dönemde ortağı olmamış, şirkette yönetici olarak çalışmamış veya herhangi bir görev almamıştır.
Binali YILDIRIM siyasete girmeden önce, Çeşme - Brindisi hattında gemi işletme ortaklığı yapmıştır. Bu geminin çalıştığı hattın ismi "Sancak Line" olup bir süre genel müdürlüğünü de Sn. Binali Yıldırım yapmıştır. "Sancak Line" şirketinin SANTOUR iştiraki olduğu iddiası da gerçek değildir.
Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın Santour şirketi ile ilişkisinin olduğu iddiası gerçekdışı ve yalandır.
2- Ankara Gemisi'nin sahibi, Türkiye Denizcilik İşletmeleri 93/4693 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na bağlanmış ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı da 25 Mart 2003 tarihinde Başbakanlık tezkeresi ile Maliye Bakanlığı'na bağlanmıştır.
Türkiye Denizcilik İşletmeleri'nin Ulaştırma Bakanlığı ile bir ilgisi ve bağlılığı olmadığı gibi, Sn. Bakan'ın, Türkiye Denizcilik İşletmeleri'nin "Ankara" isimli gemiyi kiralaması ile ilgili hiçbir bilgisi, ilgisi ve alakası olmamıştır.
TDİ'nin Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı olduğu hususu ve bakanın yetkisi içinde olan bir kuruluştan oğlu ve geçmişte yöneticiliğini yaptığı şirkete gemi kiralanması için nüfuz kullandığı hususu gerçekdışıdır, iftiradır.
TDİ Yönetim Kurulu'nca "Ankara" isimli geminin sürekli zarar etmesi ve 2003 yılı için de 2.3 trilyon zarar öngörülmesi nedeniyle kiralandığı hususu kolayca öğrenilebilecek husustur.
TDİ; 233 sayılı KHK kapsamında bir İktisadi Devlet Teşekkülü'dür.
Erkan YILDIRIM'ın Santour'dan satılacak biletler için aldığı avans ile geminin kiralanması arasında hiçbir bağlantı yoktur. Bu husus tamamıyla iftiradır.
2- Bakan Binali YILDIRIM, Denizcilik sektöründe yüksek gemi inşaiye mühendisi, başmühendis, denizcilik şirketlerinin genel müdürü olarak çalışmıştır. Erkan Yıldırım da, denizcilik sektöründe babasıyla birlikte çalışmıştır. Bakan Yıldırım da siyasete girince tüm ticari faaliyetlerinden, birikimlerini oğluna aktararak çekilmiştir.
Denizcilik sektöründe; sezon başlamadan önce bilet rezervasyonları ve satışı yapılmakta olup bu işler için alınan avanslar tur sahibi şirketler tarafından aradaki ticari anlaşmalar gereğince bir kısmı acentelere avans olarak verilmektedir. Bu uygulama sektörde rutin olarak devam etmektedir. Bu bağlamda Derin Denizcilik gerek yapmış olduğu acentelik hizmetlerinden, gerekse yapacağı acentelik hizmetlerinden ve Santour'a yapılan rezerv ve bilet satışları için avans ve hesabına borç kaydedilmek ve sezon sonunda da mahsuplaşmak üzere 200.000 euro almıştır. Alınan para tamamıyla ticari ilişki çerçevesinde iş avansıdır.
Derin Denizcilik Ltd. Şti. 2003 yılı şubat ayında İtalya'da yapılan ve değişik ülkelerden 15 şirketin katıldığı ihaleye girmiş ve 445.000 euro bedelle 1969 yapım geminin ihalesini kazanmıştır. İtalya'nın La Spezia Mahkemesi'nin kararıyla da ihale kesinleşmiş ve gemi Derin Deniz şirketinin olmuştur.
Sonuç olarak; Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM; kamunun hiçbir menfaatini oğlu veya tanıdıklarına peşkeş çekmemiş, yolsuzluk yapmamış, Erkan Yıldırım da, Ulaştırma Bakanlığı'ndan, bakanlığa bağlı veya ilgili kuruluşlardan ihaleli veya ihalesiz iş almamıştır. Ayrıca kamunun hiçbir kaynağı bakanın oğlu veya tanıdıklarına ucuza verilmemiştir.
Ayrıca basın özgürlüğü; iftira ve hakaret, siyasi linç özgürlüğü değildir. Gerçekdışı haberlerle kamuoyunu yanıltan ve müvekkilimizi karalamaya, küçük düşürmeye yönelik bu haberleri yazan ve yayımlayanlar hakkında gereken yasal işlemler yapılacaktır.
Binali YILDIRIM Ulaştırma Bakanı Vekilleri
Av. Ali ÖZKAYA - Av. Serhat Kemal YILMAZ
m.asik@milliyet.com.tr
|
|
|

|