|
 |
|
|
Dün gecekondu yapan bugün villa sahibi
Satır Arası / Deniz Sipahi
Son 20 yılda özellikle üç büyükşehirin güzelim ormanları, deniz kenarları, kentte halka açık kullanım alanları adeta yağmalandı. Dağı taşı gecekondularla doldu; en değerli yerleri işgal eden ve polis zoruyla bile yerleştikleri yerden çıkmayan insanlar sonunda buraların sahipleri oldular.
Nasıl...
Birkaç yılda bir çıkan aflarla, göz yumularak, ahbap çavuş ilişkileri kullanılarak, oy kaygısı nedeniyle ses çıkarmayarak... Bakıyoruz; Boğaz'ın sırtlarına kurulan gecekondular villa olmuş; Bayraklı sırtlarına yapılan gecekondular apartman olma yolunda...
Hiçbir bedel ödemeden; geceden sabaha tuğlayla örülen, kaçak, izinsiz yapılar şimdi yüz binlerce dolar ederken bu ülkenin namuslu, dürüst, vergisini ödeyen, kanunsuz iş yapmaktan korkan, elindekiyle yetinen, doğaya ve çevreye saygılı, kentlilik bilinci gelişmiş milyonlar olan biteni hayretle izliyor.
***
Bu ülkede ev sahibi olma hayali kuran kişiler; yediğinden içtiğinden kısarak, çoluğunun çocuğunun isteklerini yok sayarak, kırk yıl çalışıp emekli ikramiyesini biriktirdiklerinin üzerine katarak ancak başını sokabileceği küçük bir daire satın alırken; İzmir'in, İstanbul'un, Ankara'nın ve diğer büyükşehirlerin güzelim yerlerini gözlerine kestirip buraya yerleşenler bir tutulabilir mi?
Herkesin kabul ettiği bu haksızlığa göz yumulabilir mi?
Türkiye öyle bir dönem yaşandı ki; hiç kimse ne hesap sorabildi, ne de yanlışın faturası birilerine ödetilebildi. Televizyonlarınızın başında sık sık rastladığımız görüntüleri hatırlayın; gecekondu yıkımı için o bölgeye giden güvenlik güçleri müthiş bir direnişle karşı karşıya kalıyor. Taşlar, sopalar, silahlar ve küçücük çocukları kalkan yapan anne babalar...
Bu manzaranın sorumluları en başta siyasilerdir; Türkiye'yi kendi menfaatleri için kullananlar ve her türlü rezalete göz yumanlardır. Bankalardan milyarlarca doları hortumlayanlardır. Hukuku gukuk yapıp; mafyayı parlatan bizim sistemimiz değil mi?
***
Bunları neden yazıyorum.
Yasalar çerçevesinde hareket eden, kendisinden çok yaşadığı kenti ve ülkeyi düşünen, başkasının gözünde malı olmayan, çıkarları için toplumun malı olan arazileri işgal etmeyenlere bugün "Siz de yapsaydınız..." diye söyleniyor.
Yani geçmişe bir sünger çekiliyor ve geleceğe bakalım deniyor.
Ben Türkiye'de hesap verebilir ve hesap sorabilir hükümetler ve yönetimler istiyorum. Yalnızca kamuda değil, bu mantığın özel sektörde de, sivil toplum örgütlerinde de yerleşmesini bekliyorum. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın isteğiyle hazırlanan yeni Türk Ceza Yasası Tasarısı'nın kabul edilmesi halinde artık gecekondu yapana da, yaptırana da, buralara elektrik, su ya da telefon bağlayanlara da ceza gelecek. Yani "imar kirliliğine neden olanın" bundan böyle yakasına yapışılacak Peki ya geçmiş...
Enayi yerine konan, hukuka saygılı insanlarımız ne olacak?
Bunun cevabı yok.
Otur oturduğun yerde ve olanları izle...
Burası Türkiye, burada Türkler yaşıyor.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|