
|
|
|
 |
|
|
Yeni Romalı başkan
ABD Başkanı George W. Bush kalabalık maiyeti, özel koruma ekipleri ile geziyor; yiyecekleri, içecekleri hatta dışkısı taşınıyor. Onun olduğu yerde modern Avrupa'nın devlet protokolü tamamen dışlanıyor
Fax: (0312) 427 20 64
11 Eylül olayının en önemli etkisi, ortalama ABD yurttaşını saran güvensizlik duygusudur. Daha da önemlisi büyük ABD'nin, gökdelenler teknolojisine dayanan üstünlük duygusunun altüst olmasıdır. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ABD çok zengindi; savaşçıydı, üstün teknolojiye sahipti ve başta Almanya olmak üzere eski Avrupa'nın bilimsel gücü ABD üniversitelerine aktarılmıştı. Bu büyüklüğün tadı çıkarılıyordu. Amerika'da henüz etnik renklilikleri bile vurgulama adeti yoktu. Herkesin benimsediği bir Amerikalılık vardı. 1970'lerde Vietnam yenilgisi ile ilk sarsıntı geldi; bu sarsıntı 11 Eylül olayıyla kalıcı etkiler doğurdu. İşte Amerikalıların modern Roma efsanesini benimsemeleri de bu dönemde hızlandırdı. Genelde tarih eğitimi ve bilgisi inanılmayacak derecede düşük olan bir ulusun lise öğretmenleri, ülkelerinin bu çağın Roma'sı olduğunu ancak ulusunun bu nedenle dünyanın düzenini koruma misyonu olduğunu tekrarlamaya başladı. Bu bir yorum değil, çok açık bir tavır. Tabii Roma medeniyeti nedir, ABD nedir, ikisini yan yana koymak ne kadar caizdir?
Roma asırların içinde en büyük ve kalıcı uygarlıktır. Kendisinden sonra sadece iki gerçek mirasçısı vardır: Bizans ve Osmanlı imparatorlukları. Romalılık eski ve üniversal bir düzendir, yeni çağlarda yaşaması mümkün değildir. ABD'nin parlak zamanı kaç on yılı kapsayacak ve beşeriyete bırakacağı miras ne olacak çok tartışılır ve kesinlikle bilinemez. Bugüne kadar kendine özgü renkleri vardır. İkinci Dünya Savaşı sonunda Amerikan ordusunu Avrupa'da kurtarıcı diye karşıladılar. Amerikan yardım heyetleri dağılan Avrupa ekonomisine taze kan aşılıyordu. Ama bu savaşın ünlü komutanı Eisenhower, başkan olarak hiç de öyle Romalı imparator gibi karşılanmıyordu ve sözün doğrusu hiç de öyle bir hava ile gelmiyordu. Güvenlik sorunları belki bu derece önemli değildi ama var olduğunda da bu kadar abartılmıyordu.
ABD başkanı güvenlik abartmasını çekinme ve endişeden çok yeni bir iddianın ürünü olan yeni bir heykel görünümü kazanmak için yapıyor. Başkan Bush herhangi bir devlet başkanında rastlanmayacak kalabalık maiyet, özel koruma ekipleri ve levazımat bolluğu ile geziyor; yiyecekleri ve içecekleri taşınıyor, lazımlığı hatta dışkısı taşınıyor. Modern Avrupa'nın devlet protokolü baştan ayağa dışlanmış. Mesela bineceği arabanın önünde yer alması gereken ev sahibi ülkenin cumhurbaşkanlığı yaveri yerine kendi muhafızı oturtuluyor. Uzun yıllar Anglo-Amerikan basın Stalin'in ve Sovyet liderlerinin güvenlik nedeniyle kendilerine benzeyen dublörlerin oturtulduğu iki-üç arabayla dolaşmalarını dillerine dolamışlardı; bu diktatörlüğün yarattığı trajikomik bir durum olmuştur. Oysa şimdi aynı manzara daha çarpıcı boyutlarda Beyaz Saray görünümlerinden biri.
Koruma tedbirleri giderayak bir protokole dönüşüyor; güneş Kral XIV. Louis'nin oturağının taşınması, etrafta bir kalabalıkla gezinmek gibi manzaralar tarihte kalmış değildir. İnsanlığın her an hortlayabilecek küçük sapkınlıkları olduğu anlaşılıyor. Çok eski değil, daha geçen yüzyılda Amerikan başkanlarının yurttaşlarına yazdıkları cevabi mektuplarını, "your humble servant-hizmetkarınız" ibaresi ile imzaladıkları malumdur. Korku, Amerikan başkanlık protokolünü önce çatlatıyor, sonra yarı-tanrı heykelleri yaratıyor. Boğaziçi kıyısında Feriye Sarayı başkanın nutku için bir milyarlık İslam dünyasına gösteriş yapılacak ve Avrupalı muhaliflere meydan okunacak bir teatral ortam olarak seçiliyor. Halihazırdaki ABD başkanı portresi İngiltere kraliçesinin dahi öbür devlet reisleri arasında sıradanlaştığı yüzyılın devlet protokolüne uygun değil. Bunu önlemek için aldırış etmemek ama bir yandan da fırsat vermemek lazım. Şahaneydi diye alkış tutulduğu ölçüde miladi yılların başına döneriz. Üstelik Roma dünyasının inceliği ve birikimine sahip olmadığımız için ortaya rahatsız edici boyutlar çıkar.
Eski Roma imparatorlarının portresini 19'uncu yüzyılın ünlü tarihçisi Theodore Mommsen gibi bir dahi sanatkarane çizmiştir. George W. Bush'unkini kim, nasıl çizecek?
|
|
|

|
|