|
 |
|
|
Düşünmek, tartışmak, bir daha düşünmek!
Türkiye'nin bazı sorunları vardır tarihten devraldığı. Kürt sorunu, din sorunu, Ermeni sorunu gibi... Türkiye, bu sorunları uzun yıllar bir yumak halinde muhafaza etmeye, çözmekten çok idare etmeye çalışmıştır.
Şimdi bu durum değişiyor.
Yumaklar çözülüyor.
Daha özgür, daha çok boyutlu düşünme egzersizleri hem resmi düzeyde, hem sivil toplumda uç vermeye başladı.
Bu açıdan aşağıda ilginç bir örnek var. Ermeni sorunu ile ilgili. Değerli bir meslektaşımın, Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in görüşlerine bırakıyorum bugün köşemi, soğukkanlı düşünülmesi ve tartışılması dileğiyle...
* * *
Neşe Düzel'in sorusu:
Türkiye - Ermenistan arasındaki sorunların başında Birinci Dünya Savaşı'nda yaşanan, Türkiye'nin 'Ermeni tehciri', Ermenilerin de 'soykırım' dediği olay var. Ermenistan, olayı unutmaya mı hazırlanıyor?
Hrant Dink - Hayır. Hiç kimse unutmaz bunu. Ne Ermenistan'dan, ne de Ermeni dünyasından, Ermenilerden, bunun unutulmasını hiç kimse beklemesin. Bir millet yaşadığı acıyı, tarihini, atalarını niçin unutacak? Türkiye'de Ermenilerin öldürdüğü Türkler için anıtlar yapılıyor. Bu anıtlar geçmişi unutmak için mi yapılıyor? Unutma kavramı sempatik değil. Unutmadan, onunla baş etmek, onunla yaşamak, bundan düşmanlık üretmemek insana çok daha yakışıyor.
Soru - Bu olayın tarihe gömülmesi ve gelecekteki dostluğu engellememesi için Türkiye ne yapacak?
Hrant Dink - Diaspora Ermenileri'ne sesleniyorum. Ne Türkiye'den, ne de dünyadaki herhangi bir devletten, parlamentodan, 'Soykırımı kabul edin!' diye bir talepte bulunulmamalı. Bu benim milletimin acısıdır ve ben bu acımı onurumla sırtlarım, ebediyete kadar taşırım. Birilerinin benim bu acımı paylaşması da, onların insan haklarına, demokratik duruşuna ilişkin kendi bileceği şeydir. Türkiye de unutma kavramı üzerinde ısrar etmemeli. Bir Prof. Halil Berktay çıktı, resmi tezin aksine bir şey söyledi, linç edilecekti. Ararat filminde kıyamet koptu. Türkiye soykırım meselesinin sorun olmaktan çıkmasını istiyorsa, bu sorunun bu topraklarda, halklar, toplumlar arasında konuşulur hale gelmesi lazım. Bu olay bu bölgede, bu topraklarda yaşandı. Alternatif tarih kaynakları yayımlanabilmeli, okunabilmeli. Ben, Türkiye soykırımı kabul etsin demiyorum. Türkiye, bu tartışmadan korkmadığını dünyaya ve Ermenilere göstermeli diyorum. 'Amerikan, Fransız senatolarına gerek yok, gelin burada bunu tartışalım' demeli.
Soru - Yabancı ülkelerde yaşayan Ermenilerin, bu olaya duydukları kızgınlığın, onların Ermeni kimliğini ayakta tutan en önemli neden olduğu söylenir. Doğru mu?
Hrant Dink - Doğru. Ama kimliği yaşatmak açısından, travmanın yerini Ermenistan doldurmalı. Artık on dört yıldır bağımsız devlet var. Bu yaşanan tehcirler, ölümler, öldürmeler, bu devlet hedefi yüzünden oldu bir miktar. Bizim ölenlere, atalarımıza ilk borcumuz nedir? Ermenistan'ı refah içinde, güvenli, huzurlu ayakta tutmaktır.
Soru - Nedir en büyük zorluğu Ermeni olmanın?
Hrant Dink - Üzerine kötü önyargılar yüklenmiş bir azınlıksan, bu iyi olmamana yetiyor. 1970'lerde Kıbrıs savaşından sonra ASALA terörü başladı. Türk Dışişleri'ne saldırdı. Biz bunun tedirginliğini yaşadık. Ardından Türkiye Kürt sorununu Ermeni'yle ilişkilendirdi. Apo'yu Ermeni dönmesi yaptılar. 'PKK aslında bir Ermeni sorunu' dediler. Bir İçişleri Bakanı çıktı, Hizbullah'ın mali liderinin Ermeni dönmesi olduğunu söyledi. Topluma, kötü birinin Ermeni olduğunu söylediniz mi mesele bitiyor. Kötülüğü Ermeni yapar düşüncesi beslendi bu ülkede hep...
Soru - Türk - Ermeni sorunu sizce ne zaman tam olarak çözülür?
Hrant Dink - Türkiye ilişkide gecikirse, Ermenistan giderek Rusya'ya yakınlaşır. En büyük tehlike bu. Ermenistan'ın Batı'yla ipleri tekrar kopabilir. Türkiye köprü görevini acilen yapmalı.
Soru - Fransız Sosyalist Partisi'nin, Türkiye'nin AB'den tarih almasını 'soykırımı tanıması' koşuluna bağlamaya çalışmasını, Ermenistan nasıl karşılıyor?
Hrant Dink - Fransız Sosyalist Partisi, Fransa'da Ermeni Taşnak örgütünün baskısıyla, 'Soykırımı tanımamış Türkiye'ye tarih verilmesin' dedi. Büyük yanlış yapıyorlar. Çünkü Türkiye AB'ye girerse, Ermenistan'ın da girme imkânı doğar. Ermenistan Dışişleri Bakanı, Türkiye'nin üyeliğini desteklediğini söyledi. Fransa'daki Ermeniler şunu anlamalı.
Soru - Neyi anlamalı?
Hrant Dink - Asıl olan Türkiye'nin demokratikleşmesidir. Taşnak heyetleriyle yurtdışındaki tartışmalı toplantılarda onlara hep şunu sordum. Hiçbiri cevap veremedi. Şimdi Fransızlara da sormak lazım. Sizce hangisi daha önemli? Türkiye'nin soykırımı tanıması mı? Türkiye'nin demokratikleşmesi mi? Türkiye'nin demokratikleşmesi, Türkiye'nin soykırımı tanımasından çok daha önemlidir. Ancak demokratikleşmiş bir ülke rahatlar ve tarihiyle hesaplaşmayı, sorunlarını konuşmayı göze alabilir, empati yapmayı becerebilir. (Mülakatın tam metni 5 Temmuz 04 tarihli Radikal'de)
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|
|

|