Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 09 Temmuz 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Şekil / Öz


TSK adına, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un dün yaptığı konuşma...
Ortamı dalgalandıracak, tartışmalara yol açacak olabilir.
Öncelikle "şekil..."
Sözgelişi...
"Asker, neden Türkiye'nin iç ve dış siyaseti için basın toplantısı yapar? Hangi AB ülkesinde böyle bir şey olabilir? AB'den tarih isteme sürecinde - askerin siyaset üzerindeki ağırlığının kalktığı - gözlemleri ve iddiaları üzerine gölge düşmüş olmuyor mu? TSK görüşlerinin kurumsal ifade yeri MGK değil mi? Genelkurmay Başkanı Özkök, haftalık ziyaretlerinde Cumhurbaşkanı Sezer'e bunları söyleyemez miydi?"
Orgeneral Başbuğ'un özde "ciddi" uyarıları, bu şekil tartışmaları arasında yeterince etkili olmayabilir.
Kaldı ki, tartışmaların sadece bir "ambalaj" sorunu gibi görünmesi de yanlış.
Çünkü...
Bu da demokrasilerde bir bakıma "öz"dür.
TSK'nın "duyarlı" açıklamaları, her defasında, "şekil hasarlı" görülerek, "demokrasi" testinden geçirilmekte... Buna karşılık, uyarıların "ciddi özünü" algılamış bulunanlarca da savunulmakta.
Böylece hadise "özünden" kopma sürecine akarken, gündem "askerin yeri ne olmalı"ya dönüşmekte.
Ve kimileri için "TSK'yı yıpratmakta yeni bir fırsat" oluşturmakta.
.........
TSK'nın bildirimleri, açıklamaları ve brifinglerinin önce, bu "şekil" sorununu cevaplayarak başlaması, - belki de - yararlı olur.
Dikkatler, "içeriğe ve öze" odaklanır.
Tabii, orada bulunan medya mensuplarıyla bir "demokrasi ve hukuk forumu" oluşturmadan.
"Kısa, net, tutarlı bir referans..."

Fincancı katırları
Org. Başbuğ'un uyarılarına ve açıklamalarına gelince...
Bunlardan biri, "eski DEP Milletvekili ve 3 arkadaşının tahliye olur olmaz çıktıkları geziler, söylemler ve etkinliklerle" ilgili...
Özellikle, "PKK'nın - zaten tek taraflı olan - ateşkes kararını bozduğunu açıklaması ve eylemleri yeniden başlatması" bağlamında "Ateşkesi 6 ay daha uzatın" çağrıları...
Gerçekten "sapla samanı karıştıran" bir laf...
Yani...
"TC'ye 6 ay daha süre tanıyın. Beklentileriniz gene yerine getirilmezse silahı, o zaman kullanırsınız" gibi bir anlama çekilebilir.
Onlar, meydanları dolduranların alkışları arasında bu lafları ederken, PKK'nın dağda pusu kurduğu Mehmetçik'in, ona kumanda eden namlu ucundaki genç subayın iç kırıklığı algılanmalı.
Ancak...
Bu sözlere ve beraber gezilere çıktıkları parti Genel Başkanı'nın "Devlete de, dağdakilere de aynı mesafedeyiz" gibi tevili olmayan yanlışlarına, hükümet suskun kalmamıştır. Tepki koymuştur.
Yani... Olay suskunlukla geçiştirilmiş değil.
Ama...
Hukuk sistemi harekete geçirildi mi?
Hayır...
Neden?
Galiba, AB'nin fincancı katırlarını şu süreçte ürkütmemek nedeniyle...
Org. Başbuğ'un, "Kerkük" için "Orada nüfus yapısı değişmesin" uyarıları da "öz"de doğru...
Şimdilerde konuşulmakta olan çözüm projeleri tıkanacak ve yarınlarda - büyük olasılıkla - bu kentin geleceği için bir "halkoylaması" olacak gibi görünüyor.
Kuzey Irak Kürtleri, daha Kerkük'ün ilk ele geçirildiği gün, nüfus kütüklerini, tapu kayıtlarını tahrip ederek, burada nüfus üstünlüğü altyapısını oluşturma planını uygulamaya koydular.
Başka ülkelerden de katkı ve destek alıyorlar.
Demografik bozulmayı önleyecek bir oluşum hala sağlanamadı.
Bunun bir adım ötesi, Kuzey Irak petrolünün, Kürt yönetimine kaptırılma aşamasında, ülkede iç savaşın çıkması.
Böyle bir yangının alevleri, Türkiye topraklarını da yalar... Kıvılcımları bu tarafa uçuşabilir.
Ve nihayet, Org. Başbuğ'un konuşmasında, ABD'ye de mesaj var.
ABD işgali altındaki Kuzey Irak topraklarında üslenen 3 - 5 bin PKK'lının, her gün sınırın bu tarafına sızarak insanlarımızı öldürmesi, güvenlik güçlerimize baskınlar yapması ve "ABD'nin de 8 milyar dolarlık krediye Kuzey Irak'a askeri harekat yapmamak ipoteği" koyması, sürgit kabul edilebilir şey midir?

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Din ve modernleşme

Çetin ALTAN
Sabun köpüğünden balonlar...

Melih AŞIK
Layık görüntüler

Hasan CEMAL
Düşünmek, tartışmak, bir daha düşünmek!

Güneri CIVAOĞLU
Şekil / Öz

Hurşit GÜNEŞ
Dış borçlar azalmıyor, artıyor

Sami KOHEN
Esas iş şimdi başlıyor

Mehmet Y. YILMAZ
Erkek çocuk yetiştirme kılavuzu!..

Faik ÖZTRAK
Özel imalat sanayii fiyatlarına dikkat

Derya SAZAK
Engizisyon

Meral TAMER
Şişecam'la Ali Koç'un kader birliği

Ece TEMELKURAN
Paris'in yeni hizmetçileri

Yaman TÖRÜNER
Mevduat garantisi

Güngör URAS
Yurtdışındaki (kayıt içi) mevduat 11.4 milyar dolar

M. Ali BİRAND
"PKK sudan çıkmış balık gibi"

© 2004 Milliyet