Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 10 Temmuz 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Polis devleti

Soruyorum / Süha Tanrıöver

Bu kavram bir çoğumuzda olumsuz çağrışımlara neden olur. Bireysel hakların kaybolduğu, devlet terörünün estiği bir ortamı akla getirir.
Bunun temel nedeninin bugüne kadar gerçekleştirilen, özellikle ara rejimlerde yoğunlaşan ve güya devleti korumaya yönelik hukuk dışı uygulamaların olduğunu düşünüyorum.
Binlerce cana mal olan, bir nesli perişan eden sağ - sol çatışması 12 Mart 1971 rejiminin sona ermesini takiben başlamıştı. En büyük ve sonuçları en ağır bölücü hareket de, 12 Eylül 1980'den sonra ortaya çıkmıştı. Kısası gerçekleştirilen hukuk dışı işlemlerin uzun vadede kimseyi koruduğu filan yoktu ama, hafızalara olumsuz bir "polis devleti" kavramını da kazımıştı.
Çocukların "seni polise veririm" diye korkutulduğu bir toplumda, bu uygulamaların polise karşı olumsuz tavrın oluşmasına katkıda bulunduğu açık olsa gerek.

* * *

Demokrasi, polis devleti olmak zorundadır. Hukukun üstün kılınabilmesi ve tüm oyuncuların hukukun çerçevesinde kalabilmesi için, kuralların istisnasız herkese eşit şekilde uygulanması gerekir.
Bu açıdan polis, hukukun toplumla en yakın yüzleştiği ortamdır.
Örneğin, mahkeme tarafından verilen mahkumiyet kararı, ancak kolluk gücü polisin kararın gereklerini yerine getirerek uygulaması, suçluyu kolundan tutup içeri alması ile somut hale dönüşebilir.
Aksi halde, mahkeme tarafından verilmiş kararın ve mahkum olmanın somut sonuçları yaşanmış olmayacak, verilmiş karar soyut olarak kalacak demektir.
Bu nedenle, elbette hukuksal çerçevede davranıyor olmaları kaydıyla, polis devleti olmak aslında demokrat olmak demektir.
Gelişmiş ülkelerde, hukuka aykırı bir eylem işleyinceye kadar polisi görmezsiniz bile. Ama hele bir kusurunuz olsun, polisin ne kadar çabuk gelebildiğine şaşarsınız.
Bir uç örnek olarak, İngiltere'de polis silah taşımaz bile. Bu toplumlarda kimsenin polisle tartışabilmek gibi lüksü yoktur. Herkes kanun gücünün ne olduğunu ve bunun polis tarafından tam anlamıyla uygulanacağını bilir. Bize gelince, sadece karakolda fena muameleye maruz kalmaktan korkarız.
Bu teşkilatın özünde hukuk devletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve mutlaka saygı gösterilmesi gerektiğini gözardı ederiz.
Polis teşkilatına daha saygın bir yerin, polislere daha uygun çalışma koşullarının sağlanması hepimizin huzurunun vazgeçilemez önkoşuludur.

ege@milliyet.com.tr



EGE
Milyarderler bu zevki yaşayın!
Çeşme'deki Antepli
Biz de orada olmalıymışız
Şikayet ediyorum
Polis devleti





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Kutlu Aktaş
Güneş Aynacı
Bülent Buda
Deniz Sipahi
Süha Tanrıöver
© 2004 Milliyet