|
 |
|
|
Endişelerim arttı
Geçen hafta "Türk Ceza Kanunu acaba ne hale gelecek, görelim bakalım" dedim ve dediğim bir hafta içinde çıkmaya başladı.
Komisyonda, kapkaça "nitelikli hırsızlık" bölümünde yer verildiği ve cezanın yüksek haddinin yedi yıla çıkarıldığı haberi yayıldı. Üstelik de bu haber "Kapkaçın cezası arttı" şeklinde yayımlandı. Acaba gerçekte kapkaçın cezası artırıldı mı? Yoksa kapkaççılar yine dört ayak üstüne mi düştü. Bir bakalım.
Yıllarca, kapkaççıya "hırsızlık" suçundan ceza verildi. Bunun cezası altı aydan üç seneye kadar hapistir. Ancak özel nedenler olmadıkça cezanın alt sınırı verilir, yani altı ay. Altı aylık bir ceza için sanık tutuklanmaz, hemen salıverilir, dolayısıyla kapkaççı ferah ferah sanatını icra eder, vatandaş her gün soyulur.
Sonraları olayın yorumlanması ile kapkaçın "cebir şiddet + hırsızlık" yani gasp suçu olduğu kabul edildi. (Ben de yıllardır bunu savunurum) Dolayısıyla gaspın cezası on yıl hapis olduğu için kapkaç yapanlar tutuklanmaya başladı. Yani hem ceza caydırıcı olmaya başladı hem de tutuklama tedbiri uygulandı. Peki şimdi ne oldu?
Yeni ceza kanununda kapkaça hırsızlık derseniz, hırsızlığa ait cezanın alt sınırını verirsiniz. Bu da bugünkü yasa ile altı aydır, yeni hali ile belki biraz daha yükseğidir, ancak bu haliyle verdiğiniz cezanın büyük kısmı infazdan gider silinir, dolayısıyla kapkaççının ekmeğine de tereyağı sürülmüş olur. Yani, yeni yapacağınız ceza kanunu kapkaçı nitelikli hırsızlık olarak tarif ederse şehirlerde yaşanmaz, suçtan baş alınmaz, vatandaş göz göre göre gündüz gözü ile sokak ortasında soyulur, yeni yapılan bu yasanın da beş paralık yararı olmaz. Yani benim geçen haftaki endişelerim gerçekleşmiş olur ve Medeni Kanun'da olduğu gibi eski yasayı mumla ararız. Haberiniz olsun. Bu düşüncemi destekleyen bir başka yenilik "ihtiyacı karşılamak için yapılan hırsızlığa" ceza verilemeyeceği hükmüdür, bu tam bir rezalettir. Hırsızlık hırsızlıktır, herkesin her şeye ihtiyacı vardır, ihtiyaç gidermenin yolu çalma değildir.
tamerheper@host.com
|
|
|

|