|
 |
|
|
Mega kent mi?
Satır Arası / Deniz Sipahi
Yeni bir şey yaparken; nedense bazı önemli detayları gözden kaçırıyor, sorunlarla da karşılaşınca tekrar başa dönüyoruz.
Bir iki yıldır tartışılan yerel yönetimler reform paketi madde madde Meclis'ten geçiyor.
Büyükşehir yasasıyla ilgili yapılan eleştirilere kulak asılmadı ve tasarı ilk haliyle yasalaşmış oldu.
Yani İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları valilik binası merkez alınarak belirlendi.
Harita üzerinde pergelle yapılan çizime göre, kuşuçumu 50 kilometre yarı çaplı alan büyükşehirin sınırı kabul edildi. Böyle bir ölçümün çok sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Hem İzmir Türkiye'nin yeni turizm merkezi olmalı diyeceksiniz, hem de bu bütünlüğü bozacaksınız.
Kemalpaşa, Menemen, Foça, Aliağa, Bayındır, Torbalı, Menderes, Seferihisar, Urla'nın tüm beldeleri ve köyleriyle büyükşehire bağlanacak; Çeşme, Selçuk, Karaburun, Bergama gibi İzmir'in en önemli kozları bu sınırların dışında tutulacak.
* * *
Son yıllarda büyük ilgi gören Çeşme, hala altyapı çalışmalarını tamamlamaya çalışıyor. Belediyenin imkanları belli, elindeki kaynaklara göre ilçenin daha güzel olabilmesi için yapabilecekleri sınırlı... Aynı koşullar Selçuk ve Bergama için de geçerli. Ama hepsini tek tek ele aldığınızda karşınıza önemli avantajlar çıkıyor. Tarihse tarih, doğa güzelliği ise doğa güzelliği...
Gerçekçi olalım, İzmir'i konuşurken çevresini de ele almalıyız hatta Ege Bölgesi'nin tamamını değerlendirmeliyiz.
İzmir'in merkezinde turizme yönelik çalışmalar henüz tamamlanabilmiş değil. Kemeraltı, Agora, Kadifekale gibi önemli merkezlerle ilgili restorasyon ve yenilenme çalışmaları henüz tamamlanmış değil. İzmir merkezi yerli ya da yabancı bir turist için henüz çok cazip değil.
Yani kongre ve sağlık turizmi dışında İzmir'in bir alternatifi bulunmuyor. Oysa Çeşme, Bergama ve Selçuk'u da içinize aldığınız zaman bu kenti pazarlamanız çok daha kolaylaşıyor. O yüzden bu bütünlüğün bozulmaması gerekiyordu.
* * *
Ben yeni yasanın yerel yönetimlere yeni kaynaklar kazandırdığını ve yönetim kabiliyetlerini artırdığını görüyorum. Bütün bunlar yıllardır hepimizin yazdığı, çizdiği şeyler...
Ama itirazım "mega kent" yaratalım derken, "mega sorunlarla" karşılaşmamak.
Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) yıllardır bu konularda araştırmalar yapıyor. Bu çalışmalar Devlet Planlama Teşkilatı tarafından da dikkatle izleniyor ve Türkiye'nin bölgesel kalkınma modeli için örnek gösteriliyor. Sonuçlara bakın; orada da benzer sonuçlar çıkıyor. Avantajlı yönlerinizi bir plan, bir strateji ve bir bütünlük içinde sunmadığınız zaman hiçbir şey ifade etmiyor.
* * *
Çeşme'yi İzmir'den koparabilir misiniz; ya Karaburun'u... Mordoğan ile Karaburun arası ne kadardır; oradan da Çeşme'ye gitmek...
Hem yeni yasayla "Yaşam standardınız yükselecek, büyükşehirde ne varsa, otobüsten altyapıya kadar her şey olacak" diyeceksiniz, hem de İzmir'in sınırlarına Tire, Ödemiş'i almayacaksınız.
Bu sınırları pergel hesabı yapar, her bölgenin kendi gerçeklerini dikkate almazsanız karşınıza işte böyle bir şey çıkar.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|