|
 |
|
|
Sezer'in eyalet kaygısı
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, İl Özel İdaresi Kanunu'nun bazı maddelerini veto etti.
Sezer'in vetosunda iki gerekçe öne çıkıyor:
1- İl genel meclislerinin özerkliği de aşan bağımsız niteliğe kolayca dönüşebilecek yerel meclislere dönüştürülmesi,
2- Düzenlemelerin, amaçlanmasa da Anayasa'da öngörülmeyen bir yönetim sistemine geçilmesine neden olabilecek nitelikte bulunmaları.
Bu iki gerekçe, Cumhurbaşkanı'nın devletin üniter yapısının değiştirilmesine kapı açacak, "eyalet ve giderek federasyon"a uzanacak bir sürecin başlatılması kaygısı taşıdığını gösteriyor.
Valiliklerin "eyalet valiliklerine" , il genel meclislerinin bağımsız yerel meclislere dönüşmesiyle, devletin üniter yapısında önemli bir sarsıntı olacağı ve eyalet sistemine veya federasyona yönelik bir altyapı oluşmasına yol açılacağı endişesi, Sezer'in veto gerekçesinde net biçimde gözleniyor.
Nitekim Cumhurbaşkanı Sezer'in veto gerekçesini büyük ölçüde bu kaygıya dayandırdığı ve devlet sistemi analizi yaptığı Köşk çevrelerince de vurgulanıyor.
Sezer'in gerekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Yönetimi'nin yapılanmasında esas olan anayasal ilkeleri; ulus devletin düşünsel temellerini ve tekil devlet modelini detaylı biçimde ele alması ve İl Özel İdaresi Kanunu'nu bu anayasal ilkeler ve hükümler açısından irdelemesi de taşıdığı kaygıları gösteriyor.
Sezer'in gerekçeleriyle ortaya koyduğu bu kaygılar, yine bazı çevrelerce "paranoya" olarak görülüp, gösterilmeye çalışılacaktır.
Ancak, Türkiye'nin son 20 yılda yaşadığı süreç ve bu sürecin ortaya çıkardığı siyasal sonuçlar gerçekçi olarak değerlendirilirse, Cumhurbaşkanı'nın kaygı duymakta haksız olmadığı anlaşılır.
Türkiye'nin yaşadığı 20 yıllık ağır terör sürecine bağlı olarak siyasal yapısında ortaya çıkan ayrışmanın üniter devlet yapısını hedeflediği rahatça söylenebilir. Etnik temele dayalı siyasallaşma ve ayrışmanın kısmen meşrulaşması sonucunu doğuracak düzenlemeler, Türkiye'nin üniter devlet modelini giderek zorlayacak bir sürecin işaretleri sayılabilir. Gündeme getirilen ve Avrupa tarafından da desteklenen siyasal taleplerin orta ve uzak hedefi Türkiye'nin devlet yapısıyla ilgilidir.
Açıkça ifade ve itiraf edilmese de Türkiye'nin gündemindeki en önemli sorun budur...
İkili bir siyasal yapı oluşturulması, Türkiye'nin kuruluş temelleri ve felsefesine itiraz edilmesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin iki kurucu ulus tarafından yeniden kurulması talepleri birlikte düşünüldüğünde, Sezer'in veto gerekçeleri daha iyi kavranacaktır.
20 yıllık süreç sonunda Türkiye Cumhuriyeti'nin varlık nedeni, biçimi, nitelikleri, kuruluş felsefesi, Atatürk ilkeleri, Atatürk milliyetçiliği açısından, AB ve ABD'nin de desteğiyle sorgulanır hale getirilmiş ve temelleri ciddi biçimde sarsılmaya çalışılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti, bu tablo içinde, yapısı ve nitelikleri, ulus bütünlüğü dahil savunma konumuna itilmiş durumdadır. Bu savunma ve korumanın devlet organlarınca yapıldığı açıkça görülmektedir.
Cumhurbaşkanı Sezer'in veto gerekçelerini bu bağlamda değerlendirmek isabet olur.
fbila@milliyet.com.tr
|
|
|

|