|
 |
|
|
Üretmeden kazanmak!
Yalnız Almanya'nın değil, dünyanın da önde gelen bankalarından birinin tepe yöneticisiyle geçenlerde bir kapalı devre toplantıda birlikte oldum. Avrupa ekonomilerinin temel sıkıntısıyla ilgili sorumu şöyle yanıtladı:
"Örneğin Almanya'da sosyal güvenlik sisteminde reform şart. Çünkü ekonomiye çok ağır gelmeye başladı. Ama Başbakan Schröder bu konuda sendikaları ikna edemiyor. Reform çok gecikti. Benzer durum Fransa için de geçerli. Bunun gibi, her iki ülkede iş piyasalarındaki kurallar da çok katı. İşçi - işveren ilişkilerinin daha gevşek hale gelmesi lazım. Bu iki noktada reformların gecikmesi, ekonomide verimlilik ve rekabeti olumsuz etkiliyor. Avrupa'nın özellikle Amerika'yla, sonra da Asya'yla rekabetini zorlaştırıyor."
Üretmeden kazanmanın, çalışmadan verimliliği artırmanın, hesabı kitabı tutturmadan rekabet etmenin mümkün olamadığını anlatan ya da düşündüren bir yanıttı bu...
1970'lerde Amerika'yla Avrupa'da çalışma saatleri birbirine çok yaklaşmış. Sonra yeniden kopmuş. Avrupa bir yandan daha az çalışırken, verimlilikte de Amerika'nın arkasında kalmaya başlamış...
Önümde bu konuya ışık tutan uzun bir haber. Herald Tribune'nun birinci sayfasında geçen hafta 8 Temmuz günü çıktı.
İlginç bir cümlesi:
"Avrupa yaşamak için çalışıyor; Amerika'ysa çalışmak için yaşıyor."
Avrupalılar, Amerikalılara göre saat olarak yılda ortalama yüzde 10 daha az çalışıyormuş. Almanya'da bu oran yüzde 18'miş...
Almanların yıllık tatili ortalama 30 iş günü. Fransızlarınki 25 iş günü. Buna karşılık Japonlar ortalama 18, Amerikalılar ise 12 iş günü yıllık tatil yapıyorlar.
Berlin'deki Alman Ekonomik Araştırma Enstitüsü Başkanı Zimmermann'ın bu konuyla ilgili yorumuna gelince:
"Biz Avrupalılar rahatına düşkün bir toplum düzeni yarattık. Amerikalılar ise disiplinli bir çalışma toplumu... Ama bizim modelimiz artık teklemeye başladı. Şimdi modelimizi, alışkanlıklarımızı yeniden gözden geçirme sürecindeyiz."
Örneğin bu yakınlarda, Siemens'in Almanya'daki bir fabrikasında ücretler değişmeksizin çalışma süresi 35 saatten 40 saate çıkarılmış.
Haftalık çalışma süresini 2000 yılında 35 saate indiren Fransa'da bunun tekrar uzatılması için çalışmalar yapılıyor.
Almanya'nın Bavyera eyaletinde haftalık çalışma süresi 40 saatten 42 saate uzatılmış. Başbakan Schröder, Almanya'da kamu kesiminde haftalık mesai saatlerini 38.5'den 40 saate çıkarmak istiyor.
Almanya'da olsun Fransa'da olsun haftalık çalışma saatleri geçmişte azaltılırken bir hesap yapılmıştı. Böylece işsizlik azalacak, daha çok işyeri açılırken verimlilik de artacaktı.
İkisi de olmadı.
Evdeki hesap çarşıya uymadı.
Avrupa ekonomileri durgunluktan kurtulamadı. Kamu finansman durumu kötüye gitti. Verimlilik düzelmediği için dış rekabette Avrupa başta Amerika olmak üzere Asya karşısında başarılı olamadı.
Özellikle Amerika ekonomik büyüme, verimlilik ve hayat standardı bakımından Avrupa'ya fark atmaya başladı. Ya da bu açılardan Fransa'sı, Almanya'sı Amerika karşısında nal toplamaya başladılar.
Bu konuda, Brüksel'deki Avrupa Politika Çalışmaları Merkezi'nin Direktörü Daniel Gros'un yorumu ilginç.
Lafı uzatmadan noktalamış:
"Biz Avrupalılar için galiba artık daha çok çalışmanın zamanı geldi. Başka türlü daha çok kazanamayacağız."
Siz ne diyorsunuz?
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|
|

|