Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Temmuz 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Nükleer lobinin yeni argümanı küresel ısınma olabilir mi?


Biliyorsunuz Enerji Bakanımız Hilmi Güler açıkladı: Nükleer santral yapacağız. Hem de 1 değil, 3 nükleer santral inşa edeceğiz!
Önceki günkü Cumhuriyet'te okudum: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu TAEK bünyesinde bu amaçla Nükleer Bilgi Birimi oluşturulmuş. Nükleer santral için lobi yapacak olan birimin başına Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi'nden Gül Göktepe getirilmiş. Lobi faaliyetleri, Enerji Bakanlığı ile TAEK tarafından hazırlanan Nükleer Enerji Strateji Belgesi'ne göre yürütülecek, belgenin Bakanlar Kurulu kararına dönüşmesinden sonra da nükleer santral ihalesine çıkılacakmış.

Güler'in nükleeri
Nükleer Enerji Strateji Belgesi'ndeki en temel argümanlardan biri, "Türkiye'de mevcut enerji politikalarının devamı halinde, 2010 yılında ithal enerjiye bağımlılığın % 80'e ulaşacağı." Zaten Güler de son günlerde sık sık bu noktaya vurgu yapıyor. Ancak neredeyse her enerji bakanından, "Acilen nükleer santral inşa etmediğimiz takdirde Türkiye'nin karanlıkta kalacağı" masalını geçmişte o kadar çok duyduk ki, Sayın Bakan kusura bakmasın ama, bu seferkinin gerçeği yansıttığına inanmamız çok zor. Enerji tüketiminde önümüzdeki 6 yılla ilgili projeksiyon rakamsal olarak ortaya konsa da bizler de uzmanlara danışarak bu tahminler gerçekçi mi değil mi anlasak...

Blair'in nükleeri
İşin ilginç yanı, İngiltere'de de Başbakan Tony Blair, bizim Enerji Bakanımızla aynı günlerde nükleerin alternatif enerji olarak yeniden gündeme gelebileceğini söyledi. 7 Temmuz günkü The Guardian'a göre milletvekillerine hitaben konuşan Blair, şu 4 noktanın altını çiziyor:
"1) Amerika, nükleer enerji seçeneğini dikkate almamız için son 6 aydır bize baskı yapıyor.
2) Küresel iklim değişikliklerini dikkate aldığımızda, ortada başka bir seçenek görünmüyor.
3) İngiltere için nükleer santrallar inşa etme kararı, bugünün değil önümüzdeki birkaç yıl sonrasının konusudur.
4) Dünyanın değişik ülkelerinde bugün kullanılmakta olan nükleer reaktörlerden farklı yöntemlerle yeni jenerasyon nükleer santrallar geliştirilmektedir. İngiltere de nükleer seçeneği yeniden devreye sokmaya karar verirse, daha güvenli olacak yeni jenerasyon santralları bekleyecektir."

İngilizler için pahalı!
İngiliz hükümeti 2003 Şubat'ında önceliği yenilenebilir enerji kaynaklarına verirken, nükleer enerjiye en az 5 yıl herhangi bir desteğin verilmemesini kararlaştırmıştı. Amerika'nın küresel ısınmayı gerekçe göstererek Blair hükümetine yaptığı baskıya rağmen bu karardan dönüş yok. Bu arada nükleer enerjinin pahalı oluşu ve inşaatının uzun yıllar sürmesi de İngiliz hükümeti açısından caydırıcı etkenler olarak sıralanıyor. Demek kişi başına GSMH'sı 28 bin dolar olan İngilizler için pahalı olabilen, kişi başına GSMH'sı 3 bin dolar dolaylarında olan bizler için pahalı sayılmayabiliyor!

Amerika bastırıyor
Bu arada The Guardian'daki yazıda Amerika'nın küresel ısınmayı gerekçe göstererek İngiltere'ye nükleer enerjiye yeniden girmesi için baskı yaptığının birkaç kez tekrar edilmesini dikkat çekici buldum. Zira daha birkaç gün önceki İngiliz Financial Times gazetesinde Amerika'nın, yüksek petrol ve doğalgaz fiyatları nedeniyle nükleer enerjiyi yeniden alternatif olarak görmeye başladığı bildiriliyordu. Bu arada da mevcut 103 nükleer santralın 40 yıllık çalışma lisanslarının da 20 yıl uzatılması için başvurulmuştu.
Anlaşılan petrol fiyatlarındaki önlenemez artış, uluslararası nükleer lobiyi yeniden harekete geçirmiş durumda. Enerji faturası en kabarık ülke olan Amerika ikna edilsin, gerisi kolay! Amerika da Irak'ı işgalinde olduğu gibi nükleerde de kendisine suç ortağı olarak baş müttefiki İngiltere'yi seçiyor...

Ve küresel ısınma
Bilmem farkında mısınız, James Lovelock gibi dünyaca ünlü bir - iki çevreci gurunun da, küresel iklim değişikliklerine karşı nükleeri önerdiğine ilişkin haberler, son dönemde medyada ısrarla yer alıyor. Kimine bakarsanız dünyamızı 15 yıl sonra buzullar kaplayacak, kimine bakarsanız küresel iklim değişiklikleriyle ilgili olarak ortaya konan felaket senaryoları çok abartılı, hatta kimine göre kasıtlı!
Tüm bu tartışmalar sürerken ben de öküzün altında buzağı arayıp, nükleer lobinin son argümanı küresel ısınma olabilir mi sorusunu sorabilirim diye düşünüyorum.

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Sezer'in vetosu

Melih AŞIK
Tatil ülkesi!

Fikret BİLA
Sezer'in eyalet kaygısı

Hasan CEMAL
Üretmeden kazanmak!

Güneri CIVAOĞLU
Havı dökülen CHP

Can DÜNDAR
Mehteran yürüyüşte

Hurşit GÜNEŞ
Borç dinamikleri ne kadar olumlu?

Sami KOHEN
Ortadoğu'da çok yönlü ilişkiler

Mehmet Y. YILMAZ
Mustafa Sarıgül başarılı olabilecek mi?

Derya SAZAK
Eğitim - Sen'i kapatmak

Meral TAMER
Nükleer lobinin yeni argümanı küresel ısınma olabilir mi?

Güngör URAS
Geçti Bor'un pazarı...

Serpil YILMAZ
Uzaklarda arama sanki sen içimdesin!

M. Ali BİRAND
Emret komutanım

© 2004 Milliyet