Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Temmuz 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Başörtü / Başağrısı


Süleyman Demirel'in, yaşam imbiğinden süzülmüş "siyaset söylemleri" vardır. Yıllar önce, "herkesin hanımefendisine özen göstererek siyaset yapacaksın, yoksa siyaset, rayından çıkabilir" demişti.
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, son günlerde, "kamusal alanlara başı örtülü girmek" konusuna kilitlenmesi, bana Demirel'in söylemini anımsattı.
Bu konudaki yasa, Çankaya'dan geri döndüğünde, siyaset iklimi normallerinde kalan ve AKP milletvekillerine de "ortamı gerecek konuşmalardan kaçınmaları" için sağduyu uyarısında bulunan Başbakan Erdoğan, aradan epeyce bir süre geçtikten sonra neden birdenbire bir "başörtü fırtınası" taşıyor takvime?
Bazı siyaset analistlerine göre, "Kamuoyu araştırmaları, AKP'nin başörtü ve İHL'ler için bekleneni verememesi nedeniyle inişe geçtiğini gösteriyor... Erdoğan, bu imajı onarmak istiyor."

Empati
Böyle nedenler de olabilir. Fakat...
Demirel'in "siyaset klasiği" gözlemi de dikkatlerden uzak tutulmasın.
NATO Zirvesi'nde, Cumhurbaşkanı Sezer tarafından "eşsiz davetin" - amacı elbette bu değil ama - siyasete "psikolojik" etkisi hissediliyor.
Oysa...
Sözgelişi... Başbakan da herkes gibi eşiyle çağrılsa ve davetiyelerin "smokin, frak," gibi kayıtları yanına, "TBMM kıyafet kuralları geçerlidir" sözcükleri yer alsa, bu durumda "gitmemek, Emine Erdoğan'ın kendi tercihi" haline gelebilirdi.
Sonuç değişmez ama izahı farklı olurdu.
"Çağırılmamak" başka, "çağırıldığı halde davet kurallarını içselleştirmediği için gitmemek" başka.
Belki böylece ortam böylesine gerilmezdi.
Öte yandan... Erdoğan'ın kendi tabanına "ortak tavır çağrısı," onun görüşünü paylaşmayan kesimin kamuoyunda da tansiyonu yükseltiyor.
Bundan ulusça yarar üretemeyiz.

Kamusal alan
Başbakan Erdoğan'ın vurguladığı "kamusal alan" tanımına gelince...
Profesör Teziç'in anlatımını özetle yansıtayım: "Kamusal alan" bir coğrafya alanı değildir. Çankaya Köşkü de olabilir. Mahkeme de... Yol da...
Çünkü "kamusal alan, işlevseldir."
Sözgelişi...
Cumhurbaşkanı, giysi kurallarının geçerli olduğu daveti, Çankaya Köşkü'nde ya da Dolmabahçe Sarayı'nda değil de Çırağan Oteli'nde veriyorsa, orası, davet süresince ve davet işlevine göre "kamusal" olur.
Üniversiteler için, Anayasa Mahkemesi'nin açık kararı var.
Ya mahkemeler, hastaneler, devlet daireleri?
Bunlar için de "işlevsellik" kuralı geçerli...
Başörtülü tanığı, hastayı ya da vergi mükellefini elbette mahkemeler, hastaneler, vergi daireleri içeri almamazlık edemez.
Ancak, başörtüsü "dinsel simge" gibi kullanılıyorsa, "diğerleri üzerinde baskı yaratabileceği" gerekçesiyle, kabul edilmeyebilir.
Fransız Danıştayı, bu bağlamda "ostentatoire" sözcüğünü "ölçüt" olarak getirdi. Yani "gösterişli" olmak. Farklılık...
Türkiye'de yıllardır, başörtüsü bağlama şeklinin giderek bazı kesimlerde, boynu kapayacak ve baş altında bir ikinci başlıkla kullanılır olması, farklılık kapsamında...
AİHM de bu deyimi kullanıyor.
Anayasa Mahkemesi ise kamusal alanda başörtüsünü, kıyafet devrimi maddelerini, Anayasa'nın devletin şekli Cumhuriyet gibi "değiştirilmez" hükmü olan "laiklik" maddesi ile ayrılmaz bütün içinde kaynaştırarak yasakladığı için, artık, yeni yasal ve anayasal düzenlemeler de - pratikte - olası görünmüyor.
Üstelik, Anayasa'nın yeni değişen 90. maddesi, Uluslararası Hukuku, iç hukukun üstünde kabul ediyor. Anayasa ve yasalar AİHM kararına aykırı olamaz.
Ve nihayet AİHM'nin deyimi, kilometre taşı olabilir.
AB, "egemen görüntüsü tesettür olan" bir Türkiye'yi, genel yapısı için "ostentatoire" görmemeli.
"Örtünme abartmaları ve uygulamaları" ileride Türkiye'ye başağrısı olacak yaygınlığa taşınmamalı. Türkiye'nin karşısında yeni bir "kriter" oluşmamalı.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kamusal alan, Kemalizm, demokrasi

Çetin ALTAN
Hırpani bir güncellik, ozan dostlar, Erasmus vs...

Melih AŞIK
Erkeklere yasak

Fikret BİLA
Memur maaşları

Hasan CEMAL
Deli gömleği!

Güneri CIVAOĞLU
Başörtü / Başağrısı

Hurşit GÜNEŞ
İç talep şimdilik bir miktar soğuyor

Nail GÜRELİ
Tecavüz

Sami KOHEN
Randevu ve ötesi...

Mehmet Y. YILMAZ
Başbakan neden 'smokin' giymiyor?

Meral TAMER
Yılın "düğün"ü ile ilgili gecikmiş bir yazı

Ece TEMELKURAN
"Kirlenmek Güzeldir"

Osman ULAGAY
Yeni TL ile doğan fırsatı iyi kullanalım

Güngör URAS
'Teknoloji Bölgeleri'nde 160 firma 'bilgi üretiyor'

M. Ali BİRAND
Yüce divan işini hafiflettik...

© 2004 Milliyet