|
 |
|
|
Tecavüz
Türk Ceza Yasası'nda yapılmakta olan değişiklikler nane şekeri gibi yer yer iç açıcı, gönül ferahlatıcı görüntüler veriyor.
Örneğin, "bekaret kontrolü" denilen aşağılatıcı uygulama, (tümüyle kaldırılmasa da) hiç değilse yargı kararına bağlanıyor. İnsan kişiliğine ve bedenine saygı yolunda atılan bir adım.
Tecavüzcülere karşı da ciddi sayılabilecek yaptırımlar öngörülüyor. Dişi cinsin erkek cins karşısında mağduriyetini önleyebilecek dengelerin kurulmasına çalışılıyor.
Artık zorla, zorbalıkla tecavüz edenlerin yaptığı yanına kar kalmamalı.
Tecavüz olaylarında, bilindiği gibi, erkekten fazla kadın ya da kız suçlanır. Giyimine kuşamına, duruşuna bakışına bahane bulunur, "O da erkeği tahrik etmiştir; istemeseydi erkek ona zorla tecavüz edemezdi" denir.
Olur mu böyle maço kafa!
Yani kadın tecavüzden korunmak için çarşafa mı girecek? İnsanın beden dokunulmazlığı doğal bir hak. Hiçbir koşulda tecavüz hoş görülemez.
Açık giyinmek tecavüze mazeret ise, kentlerde her köşe başında dakka başı tecavüz olayı yaşanması gerekir. Nitekim kızlar düşük bel pantolon, kısa tişörtle kalça - göbek meydanda dolaşıyor, analar bile kızlarıyla yarışıyor; kimsenin bir şey dediği yok. Helalinden, erkeklerin gözü tok da dönüp bakmıyorlar bile! Kadınlar da işi inada bindirdi; açıldıkça açılıp saçılıyor.
Yani diyeceğimiz, tecavüzün mazereti olamaz; tecavüz tecavüzdür. Ama gelin de anlatın bunu.
Tecavüzde kadının da suçu vardır diye kıvırtıyorlar.
Gazeteci Hikmet Saim, tecavüz olayına kafayı takmış; oturup yıllarca süren çalışma sonunda enine boyuna bu olayı inceleyen 400 büyük boy sayfalık koca bir kitap yazmış. (Tecavüz, İnkılap Kitabevi, 2004)
Tecavüzün akla geldik - gelmedik her yönünü didik didik eden Hikmet Saim birbirine zıt görüşlere de yer veriyor.
Örneğin cinsel suçun her zaman erkek kökenli olduğunu öne süren ve 1990'da yayımlanan Cinsel Kimlikler kitabıyla (Türkçesi Turgut Berkes, İyi Şeyler Y.) Amerikan kamuoyunu ikiye bölen akademisyen Camille Daglia şöyle diyor:
"Toplum, kadınların tecavüze karşı korunmasıdır. Bazı feministlerin abes biçimde iddia ettikleri gibi, tecavüzün nedeni değildir. Saldırgan, fazla değil, eksik toplumsallaşmış bir erkektir."
Bir şiir
Hikmet Kavas'ın "Gümüş Yıldızlar"ından (İnsancıl, haziran sayısı) alıyoruz dizelerimizi:
"şimdi köz tutuyorum elimde / elini değil / haydi öpsene bir bir / gabar dağı'nın çiçeklerini / her öpücük bir bulut silecek gökten / her bulut bir dağ yeşertecek / her dağ ışık içecek / taştan döşten düşten"
ngureli@milliyet.com.tr
|
|
|

|