Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Temmuz 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Randevu ve ötesi...


İSRAİL Başbakan Yardımcısı Ehud Olmert'in Türkiye ziyareti - daha başlamadan - Başbakan Erdoğan ile "randevu krizi"ne bağlandı. Dün gece geç saatlerde Ankara'ya gelen ve resmi temaslarına bugün başlayacak olan konuk Bakan'ın - İsraillilerin hala devam etmekte olan çabalarına rağmen - bu randevuyu sağlayıp sağlamayacağı henüz belli değil.
Bu gerçekten Başbakan'ın daha önce belirlediği tatil programından mı, yoksa ortaya koymak istediği siyasi bir tavırdan mı kaynaklanıyor?
Medyada daha çok ikinci şık üzerinde duruldu. Böyle bir olasılık var tabii. Başbakan, daha önce Şaron hükümetine karşı yönelttiği sert eleştirilerin ardından İsrail'e karşı mesafeli davranışını sürdürmek istemiş olabilir.
Eğer son dakikada bir değişiklik olmayacaksa (yani Olmert Başbakan'ı göremeyecekse) dahi, bu ziyareti tamamen "randevu krizi"ne bağlamak doğru değil. Kaldı ki, bunu "kriz" olarak nitelendirmek de yanlış... Olmert'in ziyareti, Cumhurbaşkanı Sezer, Dışişleri Bakanı Gül ve diğer birçok bakanı da kapsayan programıyla, ikili ilişkilerde önemli bir gelişmedir.
***
ASLINDA Erdoğan'ın Şaron'un Filistinlilere karşı davranışını sert ifadelerle eleştiren demeçlerini, Türk - İsrail ilişkilerindeki siyasal soğukluğun tek veya esas nedeni olarak görmemeli. Erdoğan böyle sert çıkış yapan ilk başbakan da değil. Bırakın Avrupa'daki liderleri, Türkiye'de Ecevit de Şaron'un politikasını "soykırım" terimini kullanarak ağır bir şekilde yermişti...
Dün İsrail'deki "Haaretz" gazetesinin de belirttiği gibi, bir Türk Başbakanı "İsrail'le olan dostluğuna güvenerek, bölgede istikrarsızlık yaratabilecek politikaları eleştirme hakkına sahiptir". İsrail'in bu konuda gösterdiği hassasiyet, eleştirinin üslubundan kaynaklanıyor. Ama bu tür sözler dahi, ilişkilerin seyrini değiştirecek bir etken olamaz. İlişkilerde "esas belirleyici faktör", karşılıklı çıkarlara gösterilen özendir. Veya diğer bir deyişle, "çıkar ayarı"dır.
***
TÜRK - İsrail ilişkilerinin son 10 yılda büyük ve hızlı bir gelişme kaydetmesinin nedeni, iki tarafın da ortak çıkarlarını çok iyi ayarlayabilmesidir. 1990'larda Türkiye'deki terör, güvenlik sorunları, savunma ihtiyaçları; ayrıca bölgedeki gelişmeler (barış yönündeki ilerlemeler) iki ülke arasındaki ilişkilerin neredeyse bir "stratejik işbirliği" düzeyine çıkmasına yol açmıştı.
Şimdi siyasal havada hissedilen soğukluk, ilk bakışta Ankara'da veya Kudüs'te verilen bazı demeçlerin sonucu olarak görünebilir. Ancak Türk - İsrail ilişkilerinin seyrini belirleyecek olan bu birkaç beyan değil, daha ziyade çıkarlarla ilgili davranışlardır. Daha açıkçası, Türk - İsrail ilişkilerinde artık esas "belirleyici faktör", Kuzey Irak'la ilgili politikalardır. İsrail, peşmergeleri eğittiği veya Kuzey Irak'ta Kürt oluşumunu desteklediği yolundaki haberleri yalanlıyor. Herhalde Olmert'in bu konuda Ankara'da söyleyecekleri daha bağlayıcı bir söz niteliğini taşıyacaktır.
Aslında Türkiye ve İsrail'in çıkarları, bölgede birbirine ters düşmeyen bir "stratejik ayar" yapmalarını gerektiriyor. Böyle bir anlayışla gerekli mekanizmalar kurulur ve zedelenen güven tekrar sağlanırsa, ilişkileri bozabilecek başlıca faktör de saf dışı edilmiş olur...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kamusal alan, Kemalizm, demokrasi

Çetin ALTAN
Hırpani bir güncellik, ozan dostlar, Erasmus vs...

Melih AŞIK
Erkeklere yasak

Fikret BİLA
Memur maaşları

Hasan CEMAL
Deli gömleği!

Güneri CIVAOĞLU
Başörtü / Başağrısı

Hurşit GÜNEŞ
İç talep şimdilik bir miktar soğuyor

Nail GÜRELİ
Tecavüz

Sami KOHEN
Randevu ve ötesi...

Mehmet Y. YILMAZ
Başbakan neden 'smokin' giymiyor?

Meral TAMER
Yılın "düğün"ü ile ilgili gecikmiş bir yazı

Ece TEMELKURAN
"Kirlenmek Güzeldir"

Osman ULAGAY
Yeni TL ile doğan fırsatı iyi kullanalım

Güngör URAS
'Teknoloji Bölgeleri'nde 160 firma 'bilgi üretiyor'

M. Ali BİRAND
Yüce divan işini hafiflettik...

© 2004 Milliyet