|
 |
|
|
Netameli
Bakan, masasının başındaydı.
Karşısındaki koltuklarda, o zaman genel yönetmeni olduğum gazetenin Ankara temsilcisi ve yazarı - kadim dost - Yavuz Donat ile ikimiz oturuyorduk. O yılların deyimiyle yeni hükümet üyeleriyle nabız tutuyorduk.
Genel konuşmalardan sonra bir ara bakana, "bazı akçalı konularla ilgili iddiaları" da yansıttık.
"Ne diyeceğini" sorduk.
Kem... Küm...
Alnında, toplu iğne gibi, fiske fiske yüzlerce ter zerreciği oluştu.
Sonra...
Birkaç saniyede bunlar nohut taneleri büyüklüğüne erişerek, patır patır yanaklarından gömleğine döküldü. Biz onu seyrederken, hep aynı şey oluyordu...
Alnında, yanaklarında, yüzlerce ter zerresi anında irileşiyor, gömleğine dökülüyordu.
Sırılsıklam olmuştu.
Yüzü önce kızarmıştı.
Ardından sarardı.
Boğuluyor gibiydi.
Doğru dürüst bir cevap veremedi.
Olayı yazdık...
Bir şeycikler olmadı.
Yerinde kaldı.
Ama...
Sonraları hesap vermek zorunda bırakıldı.
11 borçsuz adam
O bakan, Bülent Ecevit'in 1978'de kurduğu ve siyasal literatürde "Güneş Motel Hükümeti" diye anılan hükümetteydi.
Bülent Ecevit, 1978'de, Demirel'in Milliyetçi Cephe Hükümeti'ni devirmek için "Kumar borcu olmayan 11 milletvekili arıyorum" diyordu.
Aradığını buldu.
Bir gece İstanbul Güneş Motel'de, AP'den istifa etmeye hazır 11 milletvekiliyle gizlice buluşuldu. Tek başına iktidara çok yaklaşan sayıda milletvekili çıkarmasına karşın, muhalefetteki CHP'ye bu 11 oy "bitli yorgan" altında birleşmiş sağ partilerin Milliyetçi Cephe Hükümeti'ni düşürmek ve yeni hükümet kurmak için yeterliydi.
Bir küçük (!!!) koşulla...
Ecevit, AP'den ayartılan bu 11 milletvekilinin 10'una bakanlık koltuğu vaat etmiş, sözünü tutmuştu...
Terleyen bakan da o kumar borcu olmayan 11 milletvekilinden biriydi... Kumar borcu yoktu ama neleri ve de neleri vardı.
11'lerin çoğu da öyle çıktı.
Aralarından ikisi de 1980'den sonra marifetleri (!) nedeniyle hapis yattılar. "11'ler vakası" sadece "tarih" değildir.
"Tarihi okumak, geleceği okuyabilmektir" zaman zaman...
Türkiye için hayırlı bir ders olmuştu.
Kamuoyu TBMM transferlerine çok uzun süre ağır kuşkular duydu.
Büyük tepki koydu.
Hele "ilkesiz" transferlere...
Bu yazı, kimse için "yargı" ya da "yargısız infaz" değil.
Siyasete bir çentik. Belki bir işaret...
..........
Not: Bu köşede önceki gün CHP Genel Başkan Yardımcısı Eşref Erdem için "astsubaylıktan emekli" olduğu yolunda satırlar yayımlandı.
Gerçi, bu satır, tırnak içinde ve CHP'nin doktoru gibi sayılan bir eski üst düzey parti yöneticisinin ifadesi olarak yer almıştır ama gene de bir düzeltme yapmakta yarar görüyorum.
Sayın Erdem, üsteğmenlikten emekli.
30 yıldır CHP'nin her kademesinde çalışıp deneyimler edinerek Genel Başkan Yardımcılığı'na kadar gelmiş bulunmakta.
Yanlışlık bana ait olmasa da Sayın Erdem'den özür diliyorum.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|
|

|