Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 19 Temmuz 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Aynadaki halimiz


Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (UNDP) 1990'dan beri her yıl yayımladığı İnsani Kalkınma Raporu, dünyanın kendisine tuttuğu bir boy aynası.
Ülkelerin kalkınma düzeyini karşılaştırmalı olarak inceleyen raporun ayrıcalığı, kalkınmışlık kavramının merkezine insanı oturtması.
Gerçi rapor, demokratik katılım ve siyasi hoşgörü gibi toplumsal hayatın kalitesini doğrudan etkileyen bazı kıstasları kapsamıyor, ancak bireylerin en temel haklarının karşılanma düzeyini başka herhangi bir uluslararası çalışmanın yapmadığı derinlikte inceleyerek, çarpıcı bir "insani kalkınma endeksi" ortaya koyuyor.
Bu endeksi belirleyen üç kıstas, "uzun ve sağlıklı bir hayat, eğitim ve temel gereksinimlerin zorlanmadan karşılanabildiği bir geçim düzeyi" diye özetlenebilir.
Ortalama hayat beklentisi, okullulaşma ve okuma yazma oranı gibi kriterlerin gayri safi yurtiçi hasıla değerleriyle birlikte ele alınmasıyla ulaşılan "insani kalkınmışlık puanı," bir ülkenin kişi başına gelirinin ötesine geçerek geliri kullanma şeklinin de fotoğrafını çekiyor. Bu fotoğraf aslında, devletin önceliklerinden toplumun ve son tahlilde bireylerin hayat bilincine uzanan bir karar ve uygulamalar zincirinin fotoğrafı.

'Eksi 12' olmak...
UNDP'nin son İnsani Kalkınma Raporu 15 Temmuz'da yayımlandı ve büyük olasılıkla, siz de zaten izlediniz, okudunuz ki, bu rapora göre, Türkiye insani kalkınmışlık düzeyi bakımından dünyada 88'inci. Bu sırayı, yukarıda değindiğimiz üç temel kıstas belirliyor. Bu kıstaslar arasında yer alan kişi başına düşen gayri safi ulusal gelir bazında Türkiye'nin dünyada 76'ıncı olması, bu iki sıralama arasındaki fark olan 'eksi 12'yi bir anlamda bizim insani kalkınmışlık notumuz haline dönüştürüyor. Kısacası, Türkiye'nin insani kalkınma performansı, kişi başına ulusal gelir bakımından uluslararası klasmandaki yerinin gerisinde kalıyor.
'Eksi 12' ile Türkiye, Güney Avrupa'nın insani kalkınma performansı en kötü ülkesi olurken, aynı bölgenin birincisi, insani kalkınmışlıkta dünya 30'uncusu, kişi başına GDP'de ise 31'inci olan 'artı bir' puanlı Kıbrıs.
Türkiye'nin 'eksi 12' puan almasında asıl etken kişi başına gelir dışındaki iki temel kıstas olan eğitim ve sağlık alanındaki geriliğimiz. Ortalama hayat uzunluğu 70.4 yıl olarak hesaplanan Türkiye, bu kapsamda dünya 86'ıncısı. Okullulaşmada ise, yüzde 68 gibi düşük bir oranla - sıkı durun - dünya 110'uncusu! Başka deyişle, gelirimize endeksli eğitimlilik puanımız, tam tamına, 'eksi 24.'
UNDP'nin ilk, orta ve yüksek öğrenime kayıtlılık ve yetişkinlerin okur yazarlık oranları üzerine geliştirdiği 'eğitim endeksi' bazında, istisnasız bütün Avrupa ülkelerinin, Latin Amerika ülkelerinin çoğunluğunun ve Asya'nın birçok ülkesinin belirgin biçimde gerisindeyiz. Okullulaşma ve okur yazarlık bileşik endeksi bakımından, Türkiye'den daha iyi durumda olan yerler arasında Bahreyn, Ürdün, Libya, Malezya, Azerbaycan, Ermenistan ve işgal altındaki Filistin toprakları sayılabilir.

Eğitim ve askeriye...
UNDP'nin İnsani Kalkınma Raporu, kamu harcamalarındaki öncelikler üzerine özellikle eğiliyor.
Bu alanda üç önemli gösterge, gelir durumumuza göre insani kalkınmışlıkta neden nispeten geri olduğumuza ilişkin önemli ipuçları içeriyor.
1999 - 2001 döneminde, Türkiye'de kamunun eğitim harcamalarının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 3.7 iken 2001 yılındaki sağlık harcamalarının oranı da yüzde 3.6.
Oysa, 1990'da GDP'sinin yüzde 3.5'uğunu askeri alanda harcayan Türkiye, 2002'de bu oranı yüzde 4.9'a çıkarmış. Başka deyişle, Türkiye'nin askeri personel, silah ve diğer askeri donanım ile askeri kullanıma yönelik inşaata harcadığı paranın gelirine oranı yüzde 5'e dayanmış durumda.
Askeri harcama oranında, Türkiye'yi geride bırakan ülke sayısı pek az ve sırasıyla, Eritre (% 23.5), Umman (% 12.3), Kuveyt (% 10.4), Suudi Arabistan (% 9.8), İsrail (% 9.2), Ürdün (% 8.4), Burundi (% 7.6), Brunei (% 7), Suriye (% 6.1) ve Singapur (% 5.2)'dan ibaret. Askeri harcamalarımız, gelirimize oranlı olarak, örneğin İran'dan, Rusya'dan, Lübnan'dan, Hindistan'dan ve Pakistan'dan - kısaca, dünyanın 166 ülkesindekinden - daha yüksek.
İleri düzeyde sanayileşmiş ülkelerden ABD'nin askeri harcamaları yüzde 3.4 ile diğerlerinden epey yüksek, ancak örneğin Almanya için bu oran yüzde 1.5. AB içinde askeri harcamalarının gelirine oranı en yüksek ülke, yüzde 4.3 ile Yunanistan.

Araştırma ve Internet...
UNDP'nin insani kalkınmışlık verileri kapsamında Türkiye açısından benim en düşündürücü bulduklarımdan biri de, teknolojinin kullanım yaygınlığı ve üretim düzeyine ilişkin göstergeler.
Araştırmacıların nüfusa oranı, bu kapsamda nerede olduğumuz kadar, nereye gittiğimizi de anlatıyor. UNDP, bilimin herhangi bir alanında profesyonel araştırma - geliştirme etkinliği yürütenlerin sayısını karşılaştırmış. Bir ülkede, çoğu yüksek öğrenim sahibi olmayı gerektiren araştırma işlerinde çalışanların sayısı, milyon kişi başına hesaplanmış.
Buna göre, 1990 - 2001 döneminde, Türkiye'de her bir milyon kişiden sadece 306'sı bilimsel araştırmacı.
Bu rakamın vehameti, aynı oransal rakamın örneğin Finlandiya'da 7 bin 110, ABD'de 4 bin 99, Azerbaycan'da 2 bin 799, Ürdün'de 1948, İsrail'de 1563, Yunanistan'da 1400, Ermenistan'da 1313 ve İran'da 590 olduğunu görünce, daha iyi anlaşılıyor.
Teknolojinin yaygınlığının çarpıcı göstergelerinden biri de, her bin kişiden kaçının Internet kullandığına ilişkin. 2002 itibariyle bu rakam ABD'de 551.4, yani Amerikan toplam nüfusunun yarısından çoğu Internet kullanıcısı.
İsrail'de her bin kişiden 301.4'ü, Yunanistan'da 154.7'si, Bulgaristan 80.8'i Internet kullanıyor. Bu rakam, Türkiye'de yüzde 72.8'e kadar iniyor. İran, Çin ve Rusya'da ise, Internet kullanıcılarının oransal rakamı bizdekinin gerisinde.

Yakın bir sigara...
Bu sütunu, insani kalkınma düzeyi bakımından neden dünyada 88'inci sırada olduğumuzun ipuçlarını veren UNDP raporuna ayırdım, zira bu raporun sarsıcı bulgularına dikkatlice bakmanın önemine inanıyorum. Kalkınmayı kılık kıyafet devrimine sadakat sayma eğiliminden kendini tam kurtaramamış, verdiği verginin nereye ve neden harcandığının hesabını tutmaya ise pek alışık olmayan bir toplumun bireyleri olarak hepimizin aynaya biraz daha yakından bakıp sarsılmaya ihtiyacımız var.
UNDP raporu, Türkiye'nin AB'ye üyelik projesinin özündeki insani kalkınmışlık hedefinde kat etmemiz gereken yolu da gösteriyor.
Bu yol çok mu uzun? Üzülmeyin, yakın bir sigara, efkarınız dağılır.
UNDP'ye göre, sigara tiryakisi yetişkin erkek oranı bakımından dünya dördüncüsüyüz nasıl olsa. Rapor, Türkiye'de her yüz yetişkin erkekten 65'inin sigara içtiğini ortaya koyuyor. Bizi geride bırakan üç ülke, Moğolistan, Çin ve Kampuçya.

ycongar@erols.com








Taha AKYOL
Liberalizm ve muhafazakârlık

Çetin ALTAN
Kokpit

Yasemin CONGAR
Aynadaki halimiz

Faik ÖZTRAK
Beklenenden iyilerin bedeli

Derya SAZAK
Çakıcı olayı

Ece TEMELKURAN
İlkelliğin zaferi

Yaman TÖRÜNER
Şükrü Sina bir çıkış yolu olabilir

Osman ULAGAY
Enerji haritasına bak, dünyayı anla

Güngör URAS
140 GWh elektriğin sadece 23 GWh'sı linyitten


© 2004 Milliyet