Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 20 Temmuz 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
"Bizden iyisi yok"

İstanbul Gelişim Orkestrası 25 Temmuz'da 35'inci yılını kutlayacak. Orkestranın çekirdek kadrosunu oluşturan Asım Ekren, Atilla Özdemiroğlu, Uğur Başar ve Garo Mafyan; Ajda Pekkan ve Sezen Aksu gibi isimlerin star olmasında çok büyük katkıları olduğunu söylüyor

YİĞİT KARAAHMET


Türk pop müziğinin birçok ismiyle çalan ve üyelerinin tabiriyle "Starların şu an star olmasında çok önemli role sahip olan" İstanbul Gelişim Orkestrası, 25 Temmuz'da 35'inci yılını büyük bir konserle kutlayacak. Büyük bir konser olacak çünkü gecede bu ünlü orkestraya Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Nükhet Duru, Erol Büyükburç, Neco, Timur Selçuk gibi isimler eşlik edecek. Yenilerden de sahneye Levent Yüksel ve Işın Karaca çıkacak.
Konser yine 35'inci yılını kutlayan Efes Pilsen'in sponsorluğunda gerçekleşiyor. Diğer bir önemli özelliği de elde edilen gelirin Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin Geleceğin Sanatçıları İçin Bir Işık da Siz Yakın projesine bağışlanacak olması. Çekirdek kadrosunu Asım Ekren, Atilla Özdemiroğlu, Uğur Başar ve Garo Mafyan'ın oluşturduğu İstanbul Gelişim Orkestrası son konserini 1990'da verdi. Şimdiki hedefi 50'nci yılını kutlamak. Orkestra üyeleri röportaj boyunca müziğin şu anki gidişatından şikayet edip durdular. Garo Mafyan "O gece bizim 35'inci yılımız. Ama ertesi gün bütün gazetelerde Sezen'in performansı, Ajda'nın tuvaleti konuşulacak" dedi örneğin.

İstanbul Gelişim Orkestrası nasıl kuruldu? Kim önayak oldu bu orkestraya?
Uğur Başar: Çekirdek kadromuz hep buydu. O dönem hepimiz, piyasada çeşitli isimlerle çalışıyorduk. Ve birbirimizi tanıyorduk. Teklif bize Egemen Bostancı'dan geldi. Hep beraber Lalezar'a gittik. Orada çaldık ve karar verdik orkestra kurmaya. En son da Garo'yu aldık aramıza.

35 yıl boyunca ayrılmadınız mı?
Uğur B.: Hiç dağılmadık. Grup elemanlarımız değişti. Ama bu kadro hep aynı kaldı.
Atilla Özdemiroğlu: Eski üyelerimizden bazıları da geliyor bu konsere. Atilla Şereftuğ, Fatih Erkoç katılacak konsere.

Birçok ünlü isim çıkacak sahneye. Nasıl seçtiniz onları?
Atilla Ö.: Hepsiyle önceden zaten çalışmıştık. Hatta çoğu ilk çalışmalarını bizimle yaptı.

Siz bu kadar çok kişiyle çalıştınız. Ve hepsi şu anda star. Hepsinin farklı istekleri olmalı. Her biriyle ayrı ayrı nasıl anlaşıyordunuz?
Atilla Ö.: Bizim için hiçbir sorun yoktu, çünkü biz müzisyeniz.
Garo Mafyan: İstanbul Gelişim'de "Biz gidip çalarız, sonra da işimize bakarız" mantığı yoktu. Hayatımızı ikiye ayırmıştık, İstanbul Gelişim ve onun dışında kalan hayat diye. İki hayat da bizim için çok başkaydı. Orkestra hayatımızda bu insanlarla içli dışlı olduk ama zamanla yollarımızı ayırdık. Bu kadar insanla çalıştık, hiçbiriyle bir kavgamız olmadı.

Peki neden hepsi sizinle çalışmak istedi?
Uğur B.: En iyisi olduğumuz için.

Çok mütevazısınız.
Garo M.: Ama doğrusu bu. Bizden daha iyisini tanıyor musun şu an müzik piyasasında? Bizden iyisi yok. Kişisel olarak da müziği her şeyin üstünde tutuyoruz. Sahnede bir şey çalarken hata olunca herkes birbirine bağırır mesela. Bizde böyle bir şey yoktu.
Atilla Ö.: Ben bir sanatçı olup kendi işime çok önem veriyorsam İstanbul Gelişim'le olmak isterim. Oradan alacağım performans da, iş disiplini de çok iyidir. Bundan çok eminiz.
Garo M.: Birlikte çalıştığımız kişilerin kariyerine çok şey kattık.
Atilla Ö.: Hepsi akıllıydı. Aslında onlar bizimle çalışmayı seçmiyor, biz onlarla çalışmayı seçiyorduk.
Asım Ekren: İsim vermeden söyleyelim, şimdi çok ünlü bir sanatçıyı, o zaman getirdiği partisyonlar yanlış olduğu için, Garo'nun "Lütfen bunları bir daha yaz getir" diyerek geri gönderdiğini biliyorum.

"Bizi kaybetmeleri solistlerin kariyerleri için hiç iyi olmazdı"
Kaprislisiniz de yani.
Garo M.: Kapris değil bu. İşinde çok titiz olmak sadece. Şu anda bakıyorum orkestralara, önlerinde nota yok. Çamur gibi müzik yapıyorlar. Bizim müziğimiz bambaşka yerde duruyor.

Genelde solistler orkestrayı eleştirir, "Gitar yanlış girdi, davulcu yanlış çaldı" diye. Sizde de böyle şeyler oluyor muydu?
Asım E.: Bu bir tek bizde değişiktir.
Atilla Ö.: O solistlerin hepsi korkarak "Acaba bir hata yaptım mı?" diye önümüze gelirdi. Kariyerleri için iyi olmazdı çünkü bizi kaybetmeleri.

Bir de denildiğine göre siz en az solistler kadar da meşhurmuşsunuz o zamanlarda.
Atilla Ö.: Çünkü o zamanlar müzik dinleniyordu.
Asım E.: Çünkü bizim çıktığımız gece kulübü her gece açıktı ve biz her gece çıkıp müzik yapardık. Ve her gece kalabalıktı.

Demek ki günümüzde müzik dinlenmiyor.
Atilla Ö.: Dinleniyor ama özensiz bir müzik dinleniyor. Hepimizin şu anda iyi bir işi varken tekrar bir araya geldik. Bunun da bir gerekçesi var. Müzik adına bir şeyler yapmamız lazım gibi geldi bize. Ben buradan eve gidip Timur'un parçalarını çalışacağım mesela. 50 kişi eşlik edecek bize çünkü o gece. Notaları yazacağım önce, her enstrüman için ayrı ayrı olacak bu. 12 saatimi alacak bu çalışma sadece tek bir şarkıcı ve tek bir şarkı için.

Madem bu kadar şikayetçisiniz neden bu kadar beklediniz?
Atilla Ö.: Beklemedik ki, 35 sene çalışıp durduk. 35 senede bunları yaptık. (Gece çıkacakların listesini gösteriyor.) Daha ne istiyorsunuz bizden?

"Biz olmadan olmazdı" dediniz de... Siz olmasaydınız Ajda Pekkan ve Sezen Aksu olmayacak mıydı mesela?
Asım E.: Olurlardı.
Atilla Ö.: Ama böyle olmayabilirlerdi. İkisinin de ilk çıkış parçalarını ben yaptım. "İki Yabancı" mesela benim önerimdir. Bir sürü parçalarını biz yaptık. Onların böyle star olmasında çok büyük katkımız var.

Size karşı hiç kaprisleri yok muydu?
Garo M.: Onların yoktu ama bizim vardı. Çünkü biz "Bu şarkıyı şöyle söylemen lazım. Bu senin sesine gitmez" derdik, onlar da uyardı.
Atilla Ö.: Onno mesela canını çıkarırdı Sezen'in. Ama doğrusu da bu. Ben bir şeyler kattım, o kattı ve Sezen Aksu çıktı ortaya. n

CUMARTESİ
"Bizden iyisi yok"
"Köpek çantalarım 5 yıldızlı otel gibi"
"Ben okurun şımarttığı bir yazarım"
30 kiloluk yün yumağı İstanbul'da
Karı-koca düet yapıyor
Hem sesi hem korsajıyla büyüledi
Tatil için İstanbul'a geldi ebrucu oldu
Olimpiyatlarda 3 şeritli 5 bin atlet
Üç yeni yemek kitabı
NE OKUYALIM?
Önce biraz serinleyecek sonra ısınacağız
Pazarınızı caz dinleyerek geçirin
Önermeler
ALTI NOKTA KÖRLER VAKFI





Sarıkız''ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2004 Milliyet