Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 20 Temmuz 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Siyasal ahlak ve parti değiştirme

Görüş / Engin Önen

Geçenlerde CHP'den istifa edip, hemen ardından AKP'ye geçen iki milletvekilinin bu davranışları, özellikle siyasal ahlak açısından çeşitli eleştirilere konu oldu. Eleştiriler daha çok, kişisel çıkar sağlama gibi siyasal yozlaşma ekseninde yoğunlaştı. AKP'ye geçen istifacı vekillerden Adanalı olanından daha fazla söz edilmesi bundan kaynaklandı.
Parti değiştirmelerinin siyasal yozlaşmanın yanı sıra, demokratik değerler ve temsil sorunuyla da ilişkilendirilmesi gerekir.
Bir milletvekili şu veya bu nedenle partisinden istifa edebilir. Partisindeki işleyiş, izlenen politikalar onu tatmin etmeyebilir. Ancak burada kritik nokta, istifanın ardından bir başka partiye geçmek.
Seçildiği partiden istifa edip, başka partiye geçmenin makul karşılanabileceği durumlar da vardır. Örneğin, birkaç dönem önce 6 veya 7 İzmir milletvekili DYP'den istifa edip, DTP'ye geçmişlerdi. Gerekçeleri, partilerinin RP ile hükümet ortağı olması idi. RP ile ortaklık kurmak, seçmene vaat etmedikleri ve hatta seçmenlerinin hoş karşılamadığı bir durumdu. Dolayısıyla, ileri sürdükleri gerekçe, temsil açısından demokratik değerlere pek de aykırı değildi.
Oysa şimdi karşı karşıya olduğumuz durum oldukça farklı. CHP'den seçilip, şimdi AKP'li olan bu vekillerin parti değiştirmeleri, temsil ettikleri seçmenlerin duyarlılıklarına pek denk düşmüyor.
Hepimizin bildiği ve bir çok araştırma sonuçlarının da gösterdiği gibi, CHP'ye verilen oyların büyük bölümü, ne iktidara gelecek diye, ne de projeleri çok güzel diye verildi. Hatta ne de kadroları beğenildiği için. CHP'ye verilen oyların tek bir gerekçesi yoktu, ama bunun en önemli ve ağırlıkta olanlarından birisini, "AKP'nin çok güçlü çıkmasını önlemek" veya "AKP'ye karşı beslenen endişeler" oluşturuyordu.
Dolayısıyla, bu iki vekilden hem "aşırı Atatürkçü" olanı, hem de "hizmet aşkıyla tutuştuğu" için istifa edeni, AKP'ye geçmekle, seçmenlerini temsil etme vasfını kaybetmişlerdir. Yani demokrasi dersinden sınıfta kalmışlardır.
Olaya parti düzeyinde bakınca, bu istifa ve transferlerden kazananın olmadığı ortadadır. İstifaların karakteri, sık sık eleştirdiğimiz gibi, CHP'nin aday seçimindeki özensizliğini ve sağlıksız yapısını yansıtmaktadır. Diğer yandan bu transferler, anayasa değiştirme sayısını aşmasına rağmen, AKP'ye güç kazandırmamıştır.
Olsa olsa AKP'nin halen parmak hesabına dayanan bir demokrasi anlayışına sahip olduğunun ipuçlarını vermiştir.

ege@milliyet.com.tr




EGE
Ah İstanbul, vah İzmir
Özgener tercihi ve TSYD Kupası
Siyasal ahlak ve parti değiştirme
Hız kazanmalıyız...





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Özgür Kaynar
Gürsel Kuru
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2004 Milliyet