
|
|
|
 |
|
|
'Dalavera Memet'in Bodrum hikâyeleri
Lokantalara borç takan babasından 'miras' adıyla, 1936'da Rodos'tan gelen 'Dalavera Memet'in birbirinden ilginç Bodrum hikâyeleri, kitap oldu...
Belma Akçura
Baskın Oran ve Feyhan Görgün, kuruyan ağaçtan patlayan tuvalete kadar elinden her iş gelen, herkesin tanıdığı bir halk adamı, Dalavera Memet'in gözü ve ağzından Bodrum'u yazdı.
'Dalavera', yöreye rengini veren Giritli, bir halk adamı. Rodos'tan Bodrum'a 1936'da, henüz altı yaşındayken, Oran'ın deyimiyle 'ipi ve kuşağı'ndan (ve bu deyimin yazılamayan devamından) ibaret bir vaziyette gelmiş, her Allah'ın günü bir sonraki 24 saatin lokması için dağla, taşla, insanla boğuşmuş bir adembaba. Oran, 'Dalavera'nın Bodrum'la özdeşleşmiş hayatını "Dalavera Memet'in Bodrum Tarihi" adlı kitapta söyleşiler olarak toplamış. Kitapta Bodrum'un yerel meşhurları, efsaneleri, yenilip içilenleri, adetleri Giritlilerle 'yerlilerin' didişmeleri de yer alıyor. Lokantalarda içip parasını ödemeyen babasının 'Dalavereci'ye çıkan adının (kitapta dalavera olarak geçiyor) kendisine miras kaldığını anlatan Mehmet'in ağzından iki anısı şöyle:
'Cevat amca, b.. olcez'
"...Zeki Müren, Profesör Fatma hanımın evini aldı... Gittim tuvaletin pimaş boru ezilme yapmış, tuvalet işlemiyo. O zaman kanalizasyon yo, eski tip çukur. Aşa yukarı iki saat gadar uğraştım. Açtım. Sona tabii kendi geldi suyu açtı. Baktı güzel gidiyo, tıkanma falan yok gari, 'Borcumuz ne?' dedi. Dedim beşyüz lira. 'Evi de beraber mi alıyosun?' dedi. Ben dedim herhalde Zeki beye çok geldi. Gülmeye başladı. Çıkardı beşyüz lira verdi, ondan sonra tekrar beşyüz lira verdi, 'Efendim, bi şişe rakı içersin' dedi...
"...Alaman Harbından iki sene önceydi; Cevat Şakir (Halikarnas Balıkçısı) Safiye Ayla'yı getirdi buraya, eve. Beş on dane şarkı söledi. O zaman da çok güzel sesi vardı. Genç. Sahil boyu afedersin eşeklerle geldiler köylüler. Onbeş gün geçti, büyük fırtına oldu. Cevat Şakir'in bi tuvaleti vardı, dışarda, denize çıkarken, tuvalet erişte (ot) doldu. Bene çağırıyo. Ben dedim, Cevat amca b.. olcez sona - o zamanlar hiç tuvalet boşaltmamışım; siftahım orda oldu - 'Yok' dedi, 'Sabunaçi (Sabun) var' dedi."
|
|
|


|
|