Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 20 Temmuz 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Top artık AB'de!


Türkiye, Avrupa Birliği'yle üyelik müzakerelerinin başlaması için ev ödevlerini yaptı mı?
Evet yaptı.
Bazı eksikleri hala var mı?
Evet var.
Eylül ayına bırakılan Ceza Yasası bunların başında geliyor. Sırada Vakıflar Yasası bekliyor. Yargı reformu çerçevesinde Ceza Yasası'na bağlı olarak yapılacak bazı yasal düzenlemeler daha var.
Bir başka konu:
Uygulama genelgeleri.
Bunlar da önemli. Örneğin insan hakları savunucusu örgütlere karşı devlet olarak nasıl tutum alınacağını kurallara bağlayan bir genelge... Ya da kadın hakları konusunda uygulamayı ilgilendiren adımlar...
Bunların da bitmesi gerekiyor.
Olabilecek mi?
Hükümet işin farkında. Sonbahara, yıl sonuna herhangi bir gri alan bırakmak istemiyor. Bir başka deyişle, müzakerelerin başlaması konusunda ipe un sermek ya da olmadık koşullar öne sürmek isteyenlerin eline koz vermek niyetinde değil. Bunun için eylül ayında son noktaları koymaya hazırlanıyor hükümet...
Buna rağmen olumsuzluk çıkabilir mi?
Yıl sonunda şartlı tarih gibi...
Bu bakımdan, Almanya Başbakanı Schröder'in içinde koşul sözcüğünün bir ihtimal olarak geçtiği son demeci ne anlama geliyor?
Durup düşünmekte yarar var.
Öncelikle 6 Ekim'de açıklanacak olan AB Komisyonu raporunun pürüzsüz çıkmasını sağlamak lazım. Bunun için birtakım eksiklerin eylül ayında tamamlanması gerekiyor.
Bu durumda, ibrenin zaten olumlu bir grafik çizdiği Komisyon'dan çıkacak Türkiye raporu büyük ölçüde sağlam kazığa bağlanmış olur.
Bir başka deyişle:
Türkiye için kemiksiz bir tarih çıkması ihtimali fazlasıyla güçlenir. Yani Komisyon, Türkiye'yle herhangi bir gecikme olmaksızın müzakerelere başlanması kararı için aralıkta toplanacak AB zirvesine çağrı yapar.
Zirve'den yine de şart çıkabilir mi?
Yakın ihtimal gözükmüyor.
Ama yine de AB zirvesi örneğin, "Hele şunları şunları yap da bakarız!" gibisinden olmadık bir tavır alabilir mi? Bu saatten sonra Türkiye'nin sonuna kadar haklı olarak reddedeceği böyle bir gelişmeye ihtimal verilmiyor.
Ya da Zirve'den şöyle bir şart:
"Müzakerelere 2005 yılı eylül ayında başlıyoruz. Ama sen de o zamana kadar şunları da yapıver."
Neden olmasın diyenler var.
Kimi de 'İspanya örneği'ni anımsatıyor. Üyelik müzakereleri İspanya'yla resmen açıldıktan iki yıl sonra fiilen başlamış. İki yıl boyunca sudan bahanelerle geciktirilmiş asıl müzakereler...
Bizim için de olabilir mi bu?
Oyun içinde oyun her zaman mümkün. Ama vurgulanması gereken nokta var. Türkiye konuyla ilgili ev ödevlerini büyük bir irade gösterisi ve kararlılıkla yaptı.
Şimdi sıra AB'de!
Sudan bahaneler icat ederek ipe un sermemesi ve çifte standartlardan kaçınması lazım AB'nin...
Ayrıca, geçen hafta 12 Temmuz tarihli Financial Times'ın başyazısında yer alan şu satırları okumalarında yarar olabilir AB liderlerinin:
"AB'nin almak zorunda olduğu karar her şeyden önce stratejik bir nitelik taşıyor. İslam - Batı çatışmasının üst üste yığıldığı bir dönemde Türkiye büyük bir deniz feneri olma kapasitesine sahip. Müslüman bir demokrasi, laik bir Cumhuriyet ve ilerleyen bir ekonomi...
Brüksel kapılarının yüzüne kapatılmasına gelince, böyle bir gelişme Türkiye'nin Batı yanlısı mutabakatını parçalar, Türk sağının karanlık güçlerini zincirlerinden boşaltır ve ülkeyi despotizmle başarısızlığın batağına saplanmış bir Ortadoğu'nun kucağına iter.
AB'nin en başarılı ihracatını (üye yapmakla verdiği istikrarı) engellemesinden ve Türkiye'yi Avrupa'dan tecrit edilmiş ve öfkeli bir halde bırakmaktan daha istikrarsızlaştırıcı bir şey olamaz."
Top artık AB'de!
Dileriz, tarihi bir hata yapmaz.

h.cemal@milliyet.com.tr








Melih AŞIK
Boşuna zahmet!

Fikret BİLA
Kamu personel reformu

Hasan CEMAL
Top artık AB'de!

Güneri CIVAOĞLU
Vaka / Vakıa

Can DÜNDAR
Kadınsız bir dünya mı? Allah vermesin!

Abbas GÜÇLÜ
Sonuçlar açıklanıyor. Heyecan dorukta

Hurşit GÜNEŞ
Krizden neler öğrendik, neleri öğrenemedik?

Mehmet Y. YILMAZ
Başbakan'dan bir doğru, bir yanlış

Derya SAZAK
Şartlı evet

Meral TAMER
Fransa'yı ikna paketinde nükleer santral da mı var?

Güngör URAS
Karanlıkta yaşayınca elektrik yetiyor

Serpil YILMAZ
Başörtüsü ve türbanın siyasette izdüşümü

M. Ali BİRAND
Chirac ile milyar dolarlık pazarlık


© 2004 Milliyet