Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 20 Temmuz 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Vaka / Vakıa


YTP'NİN kuruluş toplantılarından biri. Derviş soruyor: "AKP güçlenmekte. İktidara gelirlerse, Türkiye'yi muhafazakâr görüşün uçlarına çekebilirler. (Mehmet Ali Bayar'a bakıyor.) Acaba biz AKP'de yer alsak, bu partiyi merkeze çekebilir miyiz?"
Kemal Derviş "vak'ası" (olayı) son büyük krizden bu yana kamuoyu önünde yaşanıyor. Biliniyor. Kemal Derviş "vakıası" (gerçeği) ise hala "sis bulutu" içinde.
Şimdi de gündemde Fehmi Koru / Taha Kıvanç'ın ortaya attığı "çok ilginç" bir iddiayla, sis yoğunlaştı. Kafalar daha da karıştı.
"Kemal Derviş, daha YTP'nin kuruluş sancıları çekilirken, Mehmet Ali Bayar'a 'Bizim yerimiz AKP' demiş..."
Fehmi Koru, bunları yazmadan önce de - gene - iyi araştırmış olmalı.
Kemal Derviş "vak'asındaki vakıaya" ışık tutabilecek Fehmi Koru / Taha Kıvanç iddiasını ben de araştırdım. "Satırlar yanlış değil" sonucuna vardım.
Yılların - yakın - ilişkileri içinde sözüne güvendiğim bir dost, bu olayın "tanığı." Dinlediklerimi yansıtıyorum...

AKP'yi merkeze...
YTP'nin kuruluş arayışları ya da görüşmeleri sırasında 7 - 8 kişilik grup zaman zaman toplanıyor...
Derviş - mealen - şöyle diyor:
"Türkiye'de muhafazakar çizgi yükseliyor.
AKP'nin iktidara geleceği şimdiden görünmekte. Ama, AKP, Türkiye'yi muhafazakar görüşün uçlarına savurabilir. Acaba biz ( Derviş Mehmet Ali Bayar'a bakıyor. G.C. ) AKP'de yer alsak, bu partiyi merkeze çekebilir miyiz?" Gruptakilerin bu görüşünü onaylayan bir karşılık almıyor.
Bayar ise, "dededen ve babadan kökeninin Liberal Demokrat Parti, Adalet Partisi ve DYP olduğunu, Türkiye'de böyle tanındığını, AKP'de yer alamayacağını" söylüyor.
Derviş'in 1 - 2 kez daha başka kişilere buna benzer "AKP değerlendirmeleri" olduğunu daha o zamanlar "başörtülü ve başörtüsüz bir arada, her yerde özgürce yaşamalılar" dediğini gene tanıklarından dinledim.

Başörtüsüne övgü
Bir soru:
"AKP'ye girip bu partiyi merkeze çekmek" için nabız tutarken "Öncelikli tercihim ve bütün çabam sol partileri birleştirmek, bunu yapamazsam Sayın Cem'le ve Sayın Bayar'la YTP'de olacağım" sözü ne demek oluyor?
"Ya bir gecede YTP'ye verdiği sözü de silerek / CHP'li ve solcu olduğu için, sosyal demokrat sendikacılarla birlikte CHP'ye geçtiğini açıklayan basın toplantısı?"
Bunlar Derviş "vak'asında" "vakıalar" mı?
Son aylarda Kemal Derviş'in "CHP'den ve Baykal'dan hoşnutsuz olduğunu" yansıtan yayınlar üzerine "Kemal Derviş nereye koşuyor? CHP Genel Başkanlığı'na mı?" diye sorulmaktaydı.
Oysa... Derviş hiç de oralı görünmüyordu.
Peki...
Ne yapmak istiyordu?
Üstelik...
Şaşkınlıkla karşılanan laflar da etmeye başlamıştı. Örneğin...
"AKP politikalarını tutarlı bulduğunu, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılması gerektiğini" söylüyordu.
Sonra "tevil" etmeye çalışmıştı ama hepsi doğruydu.
Ve elbette bu sözler, AKP doruklarına ulaştı.
Siyaset analistlerine göre Derviş'in "CHP'den uzaklaştığı mesajını veren tavırları ve AKP'ye attığı çiçekler" gazetelere kısa süre önce yansıyan bir haberle birlikte yorumlanmalı.
"AB'den tam üyelik görüşmeleri için tarih alındığında Kemal Derviş müzakere heyeti başkanı olabilir... AKP yönetimi bu olasılığı düşünmekte" haberiyle birlikte...
Görünüş, gene "vak'a / vakıa" mı?
Ancak... kişisel kanım şudur:
1) Derviş kararsız bir kişilik. Lider olamaz.
2) Derviş, Türkiye ekonomisini uçurumdan, iyi bir ekonomi bürokratı olarak uluslararası çevresi ve deneyimleri ile çıkardı. Türkiye'ye "ekonomi kaptanı siyasetçi" olarak hizmet vermek istiyor. Bunun için arkasında güçlü ve karar alabilen bir hükümet olması gerektiği görüşünde. AKP sondajları bu olabilir.
3) Eğer "tarih" alınırsa, Derviş düşürülebilecek "en iyi" müzakerecilerden biri. Ancak daha fazla yıpranmamalı. Susmalı.
4) Artık CHP'de kalması, "sol" söylemlerde bulunması çok yanlış olur.
Dün bu konuları konuştuk.
Zaten "sessizlik moduna" geçmiş bulunuyor.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Melih AŞIK
Boşuna zahmet!

Fikret BİLA
Kamu personel reformu

Hasan CEMAL
Top artık AB'de!

Güneri CIVAOĞLU
Vaka / Vakıa

Can DÜNDAR
Kadınsız bir dünya mı? Allah vermesin!

Abbas GÜÇLÜ
Sonuçlar açıklanıyor. Heyecan dorukta

Hurşit GÜNEŞ
Krizden neler öğrendik, neleri öğrenemedik?

Mehmet Y. YILMAZ
Başbakan'dan bir doğru, bir yanlış

Derya SAZAK
Şartlı evet

Meral TAMER
Fransa'yı ikna paketinde nükleer santral da mı var?

Güngör URAS
Karanlıkta yaşayınca elektrik yetiyor

Serpil YILMAZ
Başörtüsü ve türbanın siyasette izdüşümü

M. Ali BİRAND
Chirac ile milyar dolarlık pazarlık


© 2004 Milliyet