Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 20 Temmuz 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Kadınsız bir dünya mı? Allah vermesin!


Susuz bir deniz gibi; şekersiz tatlı... yazısız kitap... Kadınsız bir dünya, kapımızda...
Karısından çok çekmişlerin "Nerdeee..." diye iç çektiğini duyar gibiyim. Ama bu, şaka kaldıracak bir senaryo değil.
Birkaç hafta önce Pekin'de duyduğum bir haber, hafta sonu Hürriyet Pazar'ın kapağındaydı:
Dünyanın en kalabalık ülkesinde kadın nüfus hızla azalıyor.
Çin, bir erkekler imparatorluğu olmaya gidiyor.
***
İnsanlık tarihinde bir dönüm noktası sayılabilecek ve dünyanın dengesini değiştirecek bu süreci iki gelişme tetikledi:
Biri politik, diğeri teknolojik...
Önce politik olanı anlatalım:
Kültür Devrimi'nde Çin Komünist Partisi üremeyi özendirdi. "Çok çocuk politikası"yla Çin nüfusu 1 milyarı aştı. Nihayet 1980'lerde bununla baş edemeyeceğini fark eden yeni yönetim, "Tek çocuk politikası"na geçti. Birden fazla çocuk yapan aileler ceza ödeyecekti.
İşte tam bu sırada "teknolojik bir yenilik" geldi:
Ultrason...
Tek çocuk hakkı olan aileler doğacak bebeğin cinsiyetini öğrenebilir oldu.
Doktor "Bir kızınız olacak" mı dedi; doğru kürtaja!..
Çünkü pirinç tarlasında ya da balık avında oğlan lazımdı.
***
Sonuç korkunç oldu.
Ayşen Gür'ün haberinde bunun rakamları var:
20 yıl önce Çin'de her 100 kıza karşı 108 oğlan doğuyordu.
Bugün 100 kız çocuğa karşı 117 oğlan doğuyor. (Bazı bölgelerde bu rakamın 150'ye çıktığı söyleniyor)
Çin nüfusunda bu verinin anlamı şu:
Halen 9 yaşın altında 13 milyon "fazla" erkek var.
2020'de bu nesil büyüdüğünde Çin'de "kadınsız" 50 milyon genç erkek olacak.
***
Bunun sonuçları üzerine felaket senaryoları başladı bile:
"Değerli mal" olarak tutsaklaştırılan kadınlar...
O kadınlar için savaşan abazan erkek çeteleri...
Kız kaçırma, kadın ticareti ve tecavüzde patlama...
Çok kocalı evlilikler...
Kısırlaştırma kampanyaları...
Yaygınlaşan eşcinsellik ve AIDS...
***
Çin hükümeti önlem almaya çalışıyor:
1992'de, ultrason sonuçlarının aileye açıklanması yasaklanmış.
Ama rüşvet orada da yasaktan daha güçlü; o yüzden kız bebek katliamı sürüyor.
1995'te Çin'de toplanan Dünya Kadın Konferansı'nda imzalanan "Pekin Deklarasyonu"nda, 189 ülkenin temsilcileri, yasaklamayla sonuç alınamayacağını bildiğinden "Kız çocuk katliamına yol açan erkek çocuk tercihinin nedenlerinin ortadan kaldırılmasını" talep etmişti.
Bu yapılmadığı sürece erkek çocuk tercihi sürecek. Kız çocuklar ana karnında öldürülecek. Doğanlar, sokağa bırakılıp yabancılarca evlat edinilecek.
Ve 15 yıl sonra dünyanın en kalabalık ülkesi, 50 milyon kadınsız genç erkekle dünyanın karşısına dikilecek.
***
Ünlü Çinli filozof Konfüçyüs "Kadınları sevdiği kadar erdemi de seven birine hiç rastlamadım" demişti.
Gerçekten sevseler böyle mi olurdu?

can.dundar@e-kolay.net








Melih AŞIK
Boşuna zahmet!

Fikret BİLA
Kamu personel reformu

Hasan CEMAL
Top artık AB'de!

Güneri CIVAOĞLU
Vaka / Vakıa

Can DÜNDAR
Kadınsız bir dünya mı? Allah vermesin!

Abbas GÜÇLÜ
Sonuçlar açıklanıyor. Heyecan dorukta

Hurşit GÜNEŞ
Krizden neler öğrendik, neleri öğrenemedik?

Mehmet Y. YILMAZ
Başbakan'dan bir doğru, bir yanlış

Derya SAZAK
Şartlı evet

Meral TAMER
Fransa'yı ikna paketinde nükleer santral da mı var?

Güngör URAS
Karanlıkta yaşayınca elektrik yetiyor

Serpil YILMAZ
Başörtüsü ve türbanın siyasette izdüşümü

M. Ali BİRAND
Chirac ile milyar dolarlık pazarlık


© 2004 Milliyet