Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 20 Temmuz 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Başörtüsü ve türbanın siyasette izdüşümü


Siyasal İslam heveslisi erkekler; cübbelerinden, şalvar pantolonlarından yakalanınca sesleri kesildi. Ancak kadın üzerinden İslamı siyasallaştırmak isteyenleri, türbanlarından yakalamak o kadar kolay değil. Müslüman bir toplumda baş örtmek kimseyi "laiklik" düşmanı yapmıyor, yapmaz da. Baş örtmeyi biçimsel kategorilerle tartışarak, nereye kadar zikzak çizebiliriz. Bu meselenin adı konmalı.
Türban taraftarları içinde "şok" açıklamayı, aynı çıkışları nedeniyle milletvekilliğinden istifası istenen CHP'li Kemal Derviş dile getirdi. İnkâr etse de, Derviş'in ağzından çıkan "Türbanın siyasal simge olmasına karşı değilim" sözleri kayda girdi bir kere.
Türban siyaseti nasıl biçimleyecek, asıl yanıtlanmasını istediğim soru bu...
Tartışma CHP için de can yakıcı. Bunun nedeni, sizlerden gelen sayısız mail içinden seçtiğim Koç Üniversitesi eski rektörü Prof.Dr. Seha M.Tiniç'in mesajında saklı.
"Son derece uygar ve akıllı bir Cumhuriyet kadınını (Derviş'in inkâr ettiği polemikte yer alan Raika Akar) "tutucu" diye niteleyebilecek kadar cüretkâr ve çarpık "ilerici" liberal - sosyal demokrat (?!) görüşleri kamuoyuna iletmekle çok değerli bir gazetecilik örneği sergilediniz" diyen Prof. Tiniç, Mustafa Kemal'in şu sözlerine yer veriyor:
"Efendiler; Ve ey millet, iyi biliniz ki, T.C şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır. Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir."
Soruma geri dönersem, CHP ile türban arasındaki mesafeyi ölçümleyebiliyor muyuz?
CHP'nin resmi görüşü, türbanın kamusal alan dışında bırakılması. Parti, yerel seçimlerde İstanbul eski Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'nın CHP'den adaylığı söz konusu olduğunda, eşinin türbanını tartışma konusu yapmıştı. Bir başka taraftan bakarsak, eşi türbanlı siyasetçilerin CHP'nin yönetim kadrolarında yer alması dışlanan bir tavır değil. Örneğin geçtiğimiz günlerde parti merkezi tarafından atanan Güngören İlçe Sekreteri Kazım Akkoç'un eşi türbanlı.
CHP'nin 24 ay sonrasına randevu veren kendi ifadesiyle "başbakan adayı" Şişli Belediye Başkanı Musafa Sarıgül ile hafta sonu Tokat'ta, Ulutepe Su Festivali ve Kervansaray beldelerindeki gezilerine katıldım.
1973 - 1980, CHP Gençlik Kolları Başkanı Zeki Alçin ile birlikte meydanlarda, "CHP yükseldikçe, laik ve demokratik Türkiye güçlenecektir" söylemini pekiştiren Sarıgül'e halkın ilgisi yoğundu. Şişli'nin Sarıgül'ünü Tokat neden kucaklıyor?
Alçin, 1980'den sonra CHP'nin Gençlik Kurultayı yapmadığını sözlerine ekliyor.
Sarıgül, gençlik ve kadınlar diyor.
Siyasetin aktörleri belli...
Ecevit'i "Karaoğlan" olarak dağa taşa yazan gençlik ekibinin başındaki Alçin, bugünün gençlerine de heyecan verebilecek mi?
Edindiğim izlenimi aktarmak istiyorum.
CHP'nin meydanında, Sarıgül'ü sevgiden parçalayanlar, toplumun en altta kalanları; en çaresiz, en işsiz, en eğitimsiz, en kızgınları... Onların son 20 yılda hiçbir yakını devletten maaş bile alamadı.
Dün siyaseti belirleyen E - 5'in altı ve üstü ikilemi, bugün başörtüsü ile türbanın temsilinde yerini buluyor. Simgeler yerine, gerçekleri tartışmanın tam da sırası. Baş örtülülerin; açlık sınırının altına düşen analar olduğunu anladığımızda vakit geç olur.
Tokat meydanında bugün ele geçirdikleri yalnızca Şişli Belediye Başkanı Sarıgül kartviziti; iş olur, aş olur, ilaç olur beklentisi... İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan kartviziti de aynı işi görmemiş miydi?

syilmaz@milliyet.com.tr








Melih AŞIK
Boşuna zahmet!

Fikret BİLA
Kamu personel reformu

Hasan CEMAL
Top artık AB'de!

Güneri CIVAOĞLU
Vaka / Vakıa

Can DÜNDAR
Kadınsız bir dünya mı? Allah vermesin!

Abbas GÜÇLÜ
Sonuçlar açıklanıyor. Heyecan dorukta

Hurşit GÜNEŞ
Krizden neler öğrendik, neleri öğrenemedik?

Mehmet Y. YILMAZ
Başbakan'dan bir doğru, bir yanlış

Derya SAZAK
Şartlı evet

Meral TAMER
Fransa'yı ikna paketinde nükleer santral da mı var?

Güngör URAS
Karanlıkta yaşayınca elektrik yetiyor

Serpil YILMAZ
Başörtüsü ve türbanın siyasette izdüşümü

M. Ali BİRAND
Chirac ile milyar dolarlık pazarlık


© 2004 Milliyet