Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Temmuz 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Çeşitli ketenpere yöntemleri...


TÜRKİYE'nin de AB üyeliği için gerekli müzakerelerin başlaması konusunda nihayet bir karara varılacak ve önümüzdeki aralık ayı "müzakerelerin başlangıç tarihi" olarak kabul edilecek mi, edilmeyecek mi?
Hiiç enseyi karartmayın; Türkiye, Cumhuriyeti'in 100'üncü yıldönümünü AB üyesi olarak kutlayacak... Önümüzdeki aralık ayında, yahut 2005 Mart'ında, yahut temmuzunda müzakerelerin başlaması kabul edilse de, edilmese de...
Ve önümüzdeki 20 yıl içinde global sermaye yatırımları da, gün günden artmaya başlayacak Türkiye'ye...
***
Gelelim şimdi biz güncel gerçeklerimize...
Üniversite sınavlarına girmiş gençlerimizden 1 milyon 400 bini, hayatlarındaki ilk başarısızlığın iğneli fıçılarında kahrolmadılar şu sıralarda...
Onlar da hiç enseyi karartmasınlar. Şayet sınavı kazanmış ve 4, 5, 6 yıl sonra da fakültelerini bitirip diplomalarını almış olsalardı; ne işe yarayacaktı ki diplomaları, erkek öğrencilerin askerliklerini "yedek subay" olarak yapmalarından başka?
Bizdeki üniversite diplomalarının, gerek içeride, gerek dışarıda ne kadar piyasası var ki?
Üniversite diplomasıyla Hazine'den geçinmenin yollarını aramak da, başını göğe değdirmiyor insanın.
Şu sırada elindeki üniversite diplomasının merdiveniyle, nereye tırmanacağını bilemeyen 300 bin genç var Türkiye'de...
***
Boş gezenin boş kalfası yüz binlerce üniversite mezunumuz yanında; Ankara Ticaret Odası'nın yaptığı bir araştırmaya göre de, 50 bin dilencimiz var, yine Türkiye'de...
Dilencilerimizi, "dilenci mafyası" örgütleyip yönlendiriyormuş. Yoksul aile çocukları, bazen kasıtlı sakatlanarak, kentlerin belirli bölgelerinde dilenmeye itiliyormuş. Belirli bir bölgenin dilencisi, ancak kendi bölgesinde dilenebiliyormuş; başka bir bölgeye geçmesine izin yokmuş.
Görülüyor ki, Türkiye'nin "dilenci mafyası", örgütlenme ve disiplin konusunda; itfaiye ve ambulans alanındaki örgütlenme düzeyimizden çok daha başarılı...
***
Ketenperecilik konusunda ise henüz derinliğine bir inceleme yapılmış değil...
Her ne kadar İstanbul fırınlarından bazıları; gerek gramaj, gerek sağlık açısından özenli üretim konusunda ketenpereyi yeğliyorlarsa da; ketenperenin en çok yoğunlaştığı yerler düğünlerle cenazeler...
Düğünlerde fotoğraf çekme olanağını ele geçirmişler; sevinçli bir coşkunun yaygın duygusallığını, hemen ketenpereye getiriyorlar.
Gelinle çekilmiş fotoğraflar, damatla çekilmiş fotoğraflar, dans ederken çekilmiş fotoğraflar, kadehler kalkarken çekilmiş fotoğraflar...
Alelacele banyo edilip, tek tek davetlilere uzatılan her fotoğraf 5 milyon...
İlk hamlede, yeni evlenen çiftin akrabalarıyla tanıdıklarından her bir kişiye satılan en az 4 fotoğraf...
İlk hamlede mırın kırın etmeden 4 fotoğraf alana, ikinci bir hamle, 4 fotoğraf daha; arkasından 4 fotoğraf daha...
- Yeter artık ulan, dedirtinceye kadar...
***
Cenazelerde ise cenazenin kaldırılacağı cami kapısıyla, mezarlık çıkışı...
Cennetmekan görünümlü kişilerin dua mırıltılarıyla uzanan siyah torbaları...
Türkiye'deki ketenperenin; yolsuzluk, soysuzluk, rüşvet, kaçakçılık, komisyon, hapazlama, agoragora, görevi kötüye kullanma boyutları, bir ölçüde ortaya çıkmaya başlamışsa da; alt düzey boyutları bilinmiyor.
Uluslararası temaslarda da, gündeme gelmeyen konular bunlar.
***
Bir yandan da kalkınmakta olduğumuz kesin... Örneğin Hakkari ilk defa "kardiyolog" gördü...
İstanbul - Kazakistan arasında 7 ülkeden geçecek tren yolu da, iyice canlandırılıyor...
O ülkelere olan toplam 3 milyar dolarlık ihracatımızın, ilk elde 4 milyar dolara çıkması bekleniyor. Buna karşılık Van Gölü üstünden geçen aynı güzergahın, kaçak göçmen ve uyuşturucu trafiğinin de güzergahı olduğu düşünülürse; tren seferlerinin gidişleriyle dönüşleri bir hayli farklı olmaya başlar mı, başlamaz mı; bilinmez...
***
Bir de Yasemin Çongar'ın, pazartesi günkü Milliyet'te, "Aynadaki halimiz" başlığıyla Amerika'dan yazdığı bir yazı vardı.
Türkiye'de yılda adam başına düşen ulusal gelir birimi açısından 177 ülke arasında 76'ncı basamakta... "İnsani kalkınma endeksi" olarak ise 88'inci basamakta...
Türkiye'de, yıllık ulusal gelire oranla, bireylerin yaşam düzeyi; olması gereken düzeyden daha aşağıda...
Bunun da nedeni, Hazine'den geçinmeliler takımının yaptığı bazı aşırı harcamalar ki, bireylerin yaşam düzeyini yükseltmeye yaramıyor.
Türkiye'nin "okuldan geçmişlik süresi" açısından ortalaması ise, döküntü ülkelerden daha döküntü...
"İnsanı kalkınma endeksi" açısından 88'inci basamakta; "yaşam kalitesi" açısında 96'ncı basamakta; "okuldan geçmişlik süresi" açısından ise 110'uncu basamaktayız...
***
Yasemin Çongar, "Aynadaki halimiz" başlıklı yazısında şöyle diyor:
"...'eğitim endeksi' bazında, istisnasız bütün Avrupa ülkelerinin, Latin Amerika ülkelerinin çoğunluğunun ve Asya'nın birçok ülkesinin belirgin bir biçimde gerisindeyiz. Okullulaşma ve okuryazarlık bileşik endeksi bakımından, Türkiye'den daha iyi durumda olan yerler arasında Bahreyn, Ürdün, Libya, Malezya, Azerbaycan, Ermenistan ve işgal altındaki Filistin toprakları sayılabilir."
***
Enseyi karartmayın... Şimdiye dek, hamaset ketenperesiyle üstü örtülmüş gerçeklerin ortaya çıkması, değişimin en sağlıklı göstergesi...

c.altan@prizma.net.tr








Çetin ALTAN
Çeşitli ketenpere yöntemleri...

Melih AŞIK
Teşekkür borcu...

Fikret BİLA
Kerkük'te değişim

Hasan CEMAL
Kemiksiz evet!

Yılmaz ÇETİNER
İktidar - muhalefet el ele!

Güneri CIVAOĞLU
Chirac'ı bekleten 3'lü

Can DÜNDAR
Kocatepe'deki asıl facia

Hurşit GÜNEŞ
Büyüme var, iş yok

Doğan HEPER
Erdoğan'ın aklı ve başı...

Mehmet Y. YILMAZ
AB üyeliğini satın almak

Derya SAZAK
Talay ve sit davası

Meral TAMER
Türkiye: Avrupa için yeni bir şirketler dünyası

Yaman TÖRÜNER
Yıl sonu tahminleri

Güngör URAS
Uçak, silah alacağız, KİT'leri, bankaları satacağız (böylece AB üyesi olacağız!)

Serpil YILMAZ
Türk yatırımcısı nereye koşuyor?

M. Ali BİRAND
"Biz şart şurt anlamayız"


© 2004 Milliyet