|
 |
|
|
Yaz aşkları neden kısa sürer?
Yaz geldi ama elde var sıfır sevgili. Öyleyse sıra geldi tatilde birini bulmaya...
Acaba tatilde tanışıp da ilişkisi uzuuun zaman sürmüş birileri var mı?
Peki yaz aşkları neden kısa sürer?
1) Ben tatil yerinde cıbıl gezen bir erkekten, sonrasında memnun kalınacağına pek ihtimal vermeyenlerdenim. "Cıbıllığının ne ilgisi var?" derseniz, adamın menşei belirsiz zira. Biz kadınların, görüntüsünden, üstündeki giysiden, erkeğin ne menem bir şey olduğunu şıp diye saptayan mikroskop gibi bakışlarımızı düşünürsek, çok ilgisi var. İnsanlar çıplakken hoş görünebilir ama giyinince işin rengi belli olur. Belki de aradığınız statüde biri değil diye hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz mesela...
2) İnsanlar tatile genellikle grup halinde gider. İlla da grup halinde eğlenecekler. Muhabbet az gelirse el alem boşluk doldursun telaşı işte. Grup olunca da "Arkadaş mıyız, sevgili mi?" sorusuna bolca rastlarsınız. Sevgili olamazsınız, zira yürümezse gruba rezil olursunuz, yürürse de gruptan dışlanırsınız. En iyisi paşa paşa "takılmak". Yani sevgili yok gene ufukta. Yaz bitiyor, tatil bitiyor, heyooo...
3) Oldu da tatilciğinizde birini buldunuz. Şehre dönünce kafanız başka şeylerle meşgul olmaya başlayacağı için işin rengi değişecek. Yani adam da siz de "giyineceksiniz". Şehirli ve çalışan insan giysilerinizi, statülerinizi...
Yani, sıfıra sıfır, elde var "sıfır sevgili"!
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Aslında yaz aşkları kış aşklarından o kadar da farklı değil. Zira artık aşkların hepsi "kısa" sürüyor. Peki "Asıl sebep ne?" derseniz, bence "vakitsizlik". Birbirine ayıracak vakit bulamamak. İstek de duyamamak.
Nasıl istek duyacaksınız, adamın adı hafta sonları, "Acaba ne yapsam?" sorusuna bir cevap ararken aklınıza geliyorsa, elden ne gelir? Mesele alıştığımız "avara kasnak" hayatlarımıza ekstralar katamamamız. Artık bir ilişki de "ekstraya" giriyor, biliyorsunuz.
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
"Aşk olsun. Ah, olsun ama valla hiç vaktim yok!" diyenlerdenseniz, ya evlenin ya da birlikte yaşayın, hiç yoktan sevgiliniz elinizin altında olur. Gözünüzün önünde, dizinizin dibinde olmadıktan sonra, aşk "aşk" olmaz çünkü. "Dip dibe aşk mı olur?" diyeniniz varsa, "aşksızlığın" kaynağını kendinde arasın... İyi oyunlar herkese... n
ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!
Hep özür dilemek zorunda kalıyorum!
Konu net ve açık, o beni seviyor ben de onu. İnşallah mutlu mesut bir yuva da kurarız... Ama o her hata yaptığında veya benim hoşlanmadığım bir hareket falan, bunu belirttiğim zaman susuyor ve o galip çıkıyor. Üstelersem ağlıyor ve ben mağlup olmanın ötesinde, yüzde yüz haklı bile olsam, özür dilemek zorunda kalıyorum! Usandım! Binlerce kez oldu bu ve bir ömür boyu böyle olacak diye korkuyorum. Ne olur bana yardım edin, ne yapmalıyım bu kıza karşı? Teşekkür ederim.
B. M.
* * *
Kadınlar her zaman "haklı"dır, öncelikle bunu sakın aklınızdan çıkarmayın. Ne mutlu size ki, erken öğrenmişsiniz. Boşuna usandım falan demeyin, emin olun sevgilinizi diğer kızlardan ayıran özellik bu halleridir. Ama bu, yapabileceğiniz bir şey yok demek değil. Çözüm basit, tabii daimi bir çözüm değil ama eğlenceli olabilir. Onun davranışlarını izlemişsiniz zaten, siz de aynılarını yapın. Bu taktiği sabırla uygularsanız, bir süre sonra aynı sonucu aldığınızı göreceksiniz. Sadece sabırlı davranın ve sonuç alana kadar da geri adım atmayın. Arada rolleri değişmeyi öğrenebilirseniz, hayat daha eğlenceli olur sizin için.
Biraz da istatistik
| En sinir olduğunuz tip hangisi? | | Hepsi | Yüzde 35.63 | | Yapmacık | Yüzde 22.50 | | Yalancı | Yüzde 11.25 | | Ukala | Yüzde 10.00 | | Saygısız | Yüzde 10.00 | | Riyakar | Yüzde 8.13 | | Geveze | Yüzde 1.25 | | Karizma | Yüzde 0.63 | | Hiçbiri | Yüzde 0.63 | |
Kılavuz karga oyunu!
Erkek: Tatile gidelim mi?
Kadın: Selma'yla Murat Bodrum'a gidelim diyor, istersen sen de gel.
Öptüm sizi
Seren Serengil'ciğimiz kocası Cengiz İmren'den boşanıyormuş. "Aşkları devam etse de evliliklerini bitirme" kararı almışlar. Kızcağız ne yapsın, bütün zenginliklerini sevdiği adamla evlenebilmek için elinin tersiyle itti ama buraya kadarmış. Bir "zengin kız-fakir erkek aşkı" daha sona erdi. Gençlerin bundan ders çıkarması lazım. Ama nasıl bir ders derseniz, aklı kemale ermemiş kişilerle evlenmemek ya da sevgili olmamak diye bir öpücüklü ders konusu söyleyebilirim. Bu kızı da şu köşede kaç kere öptüm, saymadım sayamadım.
www.ilhanuckan.com
|
|
|

|