
|
|
|
 |
|
|
'Ekonomi daha güçlü ama hâlâ hassas'
EYLEM TÜRK
Türkiye ekonomisinin eskisine oranla daha güçlü, ancak uzun süreli iç ve dış şoklara karşı hâlâ hassas durumda olduğunu belirten holding yöneticileri, yılın ilk yarısındaki makroekonomik gelişmeleri olumlu değerlendiriyor.
Holding yöneticileri, yurtiçi piyasalarda talebin ve hareketlenmenin artacağı, 2004'te planlananın üstünde bir büyüme oranı yakalanacağı görüşünde. Bütün bunların yanında yılın ilk yarısındaki özelleştirme karnesini zayıf bulan holding yöneticilerine göre, yılın ikinci yarısındaki güven ortamının devamı, önemli ölçüde, Avrupa Birliği (AB) ile tam üyelik müzakerelerine başlanmasına bağlı. 27 - 28 Haziran'da İstanbul'da gerçekleştirilen Nato Zirvesi'nde, Türkiye'nin AB'ye dahil edilmesi yönünde son derecede güçlü mesajlar verildiğini söyleyen holding yöneticileri, "Belki de tarihimizin en kritik yarı yılına olumlu beklentilerle giriyoruz" diyorlar.
Holdingler, dış konjonktürdeki risklerden bahsederken de, Türkiye'nin yüksek oranda borçlu ülkeler arasında yer aldığını hatırlatarak, ABD'nin faiz artırımından az veya çok olumsuz etkilenmesinin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekiyorlar.
Sabancı Holding CEO'su Celal Metin
'Satışlarımız yüzde 14 arttı'
"Grubumuz 2004 yılının ilk altı ayında başarılı bir performans sergiledi. Uluslararası Finansal Raporlama Standartları'na uygun olarak hazırlanmış 2004 yılı ilk altı aylık kesin olmayan kombine sonuçlarına göre, dolar bazında satışlarımız geçen yıla göre yaklaşık yüzde 14 arttı ve 2004 bütçesinin de yüzde 11 üzerinde gerçekleşti. Bu sonuçlar, şirketlerimizin kârlılığındaki artışı sürdürmekte olduğumuz maliyet düşürme çalışmalarının etkisiyle, planlarımızın çok daha üzerinde gerçekleşti.
Yılın ilk yarısı ekonomide olumlu trendin sürdüğü bir dönem oldu. Yılın ilk yarısında büyüme de beklentileri aştı. Yüksek güven, gerileyen reel faizler ve artan kredi olanakları iç talebi hızlandırdı. İlk yarıda ekonomideki büyümenin ortalama yüzde 10 gibi bir seviyede gerçekleşme olasılığı yüksek.
Politik gerginliğin rafa kalkmış olması ve FED faiz artışının beklentiler düzeyinde seyretmesi ve öngörülebilirliğin şimdilik artması üçüncü çeyrek için olumlu gelişmeler. AB sürecinin berraklaşacağı son çeyrek çok önemli hale geliyor. Müzakereleri başlatma kararının çıkması Türkiye ekonomisini oldukça olumlu etkileyecektir. Bu tür bir sonucun çıkma olasılığı ise oldukça yükselmiş görünüyor."
Doğan Holding CEO'su Tufan Darbaz
'Özelleştirme karnesi zayıf'
"İştiraklerimizin çoğu için ilk çeyrekte gerçekleşen ciro ve kâr, hedeflerimizin üzerinde çıktı. Yılın ilk yarısında makroekonomik durum olumlu ilerledi. Enflasyonda düşüş gözlendi ve büyüme oranı arttı. Özellikle AB'ye uyum gereğince, geniş kapsamlı yapısal reformların gerçekleşmiş olması çok önemlidir. Türkiye ekonomisi eskisine oranla daha güçlü, ancak uzun süreli iç ve dış şoklara karşı hâlâ hassas durumda. Dış konjonktürdeki risklerden bahsetmek gerekirse, Türkiye yüksek oranda borçlu ülkeler arasında yer aldığı için, ABD'nin faiz artırımından az veya çok olumsuz etkilenmesi kaçınılmazdır. Buna ek olarak, petrol fiyatları da nispeten yüksek seyretmektedir. Bütün bunların yanında yılın ilk yarısındaki özelleştirme karnesini zayıf bulduğumuzu söylemeden geçemeyeceğim. Özetle; hem ekonomik hem de siyasal açıdan hassas bir dönemden geçiyoruz. Gerçekleşen olumlu gelişmeleri zora sürmemek için adımlarımızı dikkatli atmamız şart. Yılın ilk altı ayında gözlenen olumlu gidişatın üçüncü çeyrekte de devam edeceğini ümit ediyoruz, fakat finansman açığı sorunu hâlâ önemini koruyor. 2004 yılının üçüncü çeyreğine yönelik en önemli beklentimiz, özelleştirme sürecinde yaşanan tıkanıklıkların aşılması ve özelleştirme programının hızla sonuca ulaşması."
Eczacıbaşı Holding CEO'su Erdal Karamercan
'İlk altı ayda yüzde 20 büyüdük'
"2004 ilk yarıyı değerlendirdiğimizde, iş sonuçlarımızın oldukça başarılı olduğunu görüyoruz. Reel büyümemiz, bütçe hedeflerimizin üstünde ve geçen yılın aynı dönemine göre, euro bazında, yüzde 20 dolayında. Büyümemize ivme kazandırmak üzere, yatırımlarımızı hızlandırdık. AB ve komşu ülkelerde yeni yatırımlar hedeflemekteyiz.
Geçtiğimiz mayıstaki 'mini kriz', Türk ekonomisinde kırılganlıkların sona ermediğinin ve ülkemizin kalıcı ve sürdürülebilir bir siyasi güven ortamına geçmeksizin yapacağı ekonomik hamlelerin, iç veya dış politik etkenlerle bozulabileceğinin göstergesiydi.
Güven ortamının sürekliliğinin sağlanması, AB ile üyelik müzakerelerine başlanması noktasında düğümleniyor.
Müzakerelerin başlaması için gerekli tek olgu, 6 Ekim'de yayınlanması beklenen komisyon raporunun, Kopenhag kriterlerinin yerine getirilmesine olumlu yaklaşmasıdır. Dolayısıyla, bu çerçevenin dışında ek bir koşulun önümüze sürülmeyeceği kesinleşmiştir. Nato Zirvesi'nde de, Türkiye'nin AB'ye girmesi yönünde son derecede güçlü mesajlar verildi.
Bu açıdan bakıldığında, belki de tarihimizin en kritik yarıyılına olumlu beklentilerle giriyoruz."
Doğuş Grubu
'Performansımız hedefin üzerinde'
"2004 yılı ilk altı ayı tüm grup şirketlerimiz açısından beklentilerimizle paralel olumlu geçti. Birçok şirketimiz, bütçelerinin de üzerinde performans gösterdi.
İlk çeyrekteki ekonomik ve siyasi gelişmeler, ekonomi alanında sürdürülebilir büyüme ve tek haneli enflasyon hedefleri ile uyumlu görüntü çizerken, siyasi alandaki kazanımlar Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci ile örtüşmekte.
Türkiye ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde de dezenflasyon sürecindeki kazanımlarını kuvvetlendireceği düşüncesindeyiz. İhracat ve özel sektör yatırım - tüketim harcamaları kaynaklı büyümenin mevcut ivmede devam edeceğini, buna karşılık ithalattaki büyümenin süreceğini tahmin ediyoruz. Yaz aylarına özgü mevsimsel döviz gelir artışı ile Türkiye yılın son çeyreğine 7 milyar dolar dolayında bir cari açık ile başlangıç yapabilir.
Döviz kuru konusunda belirleyici değişken, sermaye akımları ve ters para ikâmesi sürecidir. Her iki değişken de 'güven' unsuruna hassasiyet gösteriyor. Ekonomideki güven unsurunu etkileyen en önemli faktörler ise AB süreci ile IMF ilişkilerinde 2005 sonrasında izlenecek politika."
Zorlu Grubu - Vestel Mali İşler Koord. Cem Köksal
'Sonuçlarımız bütçemizle paralel'
"İlk yarı ciro rakamlarımız henüz kesinleşmedi. Bununla birlikte mevcut durumun bütçelerle paralellik gösterdiğini söyleyebiliriz. Vestel'de, yurtiçi satışlarda bütçeden daha iyi bir performans söz konusu.
İkinci yarı yılda sanırım en önemli konu, AB'den tarih alıp alamamak olacak. Geleceğe yönelik en önemli risk ise, ABD'de faiz oranlarının öngörülenin üzerinde artmaya başlaması. Bu gibi bir durum, tüm gelişmekte olan ülkeler gibi Türkiye'yi de oldukça olumsuz etkileyebilir.
Üçüncü çeyreğin genel olarak sakin geçmesini bekliyorum. Yaz tatili sonrası piyasalarda olumlu yönde bir kıpırdanma olabilir. Özellikle borsada bir hareketlilik olursa, sırada bekleyen halka arz işlemlerimizi gerçekleştirmek istiyoruz.
Türkiye'nin hızlı büyümeye devam etmesi, bunun ciddi bir ithalat ve cari açık artışı yaratması; uluslararası faiz hadlerinin aniden yükselmesi durumunda bu açığın finansmanının giderek zorlaşması bizi ileriye yönelik dikkatli olmaya iten konular."
Borusan Holding Genel Müdürü Agâh Uğur
'650 milyon dolar ciro yaptık'
"Hem büyüme, hem kârlılık, hem de stratejik hedeflerimize ulaşmakta iyi bir yıl geçiriyoruz. Grubun 2004 konsolide ciro hedefi 2003'e göre yüzde 40 artışla 1.4 milyar dolar. Yılın ilk altı ayında 650 milyon dolar ciro gerçekleştirdik. Bu ilk altı aylık performans yıl sonu hedefimizi aşabileceğimiz anlamına geliyor. İlk altı ayda ayrıca 100 milyon dolar ihracat, 23 milyon dolar yatırım gerçekleştirdik. Satışlarımız, bütçelerimizin üzerinde gerçekleşti. Bu nedenle revize bütçelerimizde yıl sonu beklentilerimizi yükseltmeye karar verdik. Üçüncü çeyrekte de satışlarımızdaki artışın devamını bekliyoruz.
Bu yılın ilk yarısındaki rakamlar, Türkiye'nin 2004'te planlananın üstünde bir büyüme oranı yakalayacağını ortaya koyuyor. Tabii ekonomideki iyi gelişmelerin sürmesi açısından gerilimlerden uzak durmak şart. Ekonomide karşımızda duran olumlu tablonun devam edeceğini tahmin ediyoruz. Büyümenin üçüncü çeyrekte de süreceğini, yurtiçi piyasalarda talebin ve hareketlenmenin artacağını düşünüyoruz. Ancak cari ödemeler dengesi açığı önümüzdeki üç aylık dönemde yakından izlenmesi gereken bir gösterge. Hızlı artış eğilimini sürdürmesi sıkıntı ve endişelere yol açabilir."
|
|
|

|
|