|
 |
|
|
Ecevit'e veda
Türk solunun efsane lideri Bülent Ecevit, yarım asırlık aktif siyasal yaşamını DSP'nin 6. olağan kurultayında noktaladı.
CHP'nin tel örgüyle partililere ve basına kapatılmış 'jandarmalı' kurultayının aksine 'Ecevit'e veda' şölenine dönüşen DSP kurultayında duygusal bir atmosfer gözleniyordu. Ecevitler gözyaşlarıyla uğurlandılar. Rahşan Hanım da bundan böyle parti yönetiminde yer almayacak.
Bülent Bey, 1960'ların özgürlük ortamında İsmet İnönü'den devraldığı 'ortanın solu' hareketini iktidara taşıyan lider. CHP Genel Sekreteri olduğu dönemde, neredeyse 7 yıl boyunca Anadolu'yu karış karış gezerek, sosyal demokrasiyi halka anlatmayı başarmıştı. Ecevit, Avrupa solunun Willy Brandt, Olof Palme gibi önderlerinden etkilenmiş, ancak asıl gücünü Türkiye gerçeklerinden ve orta alt sınıflardan almıştı. Düzen değişikliği ve 'Ak Günler' sloganı 1970'lerde dağa taşa kazındı.
12 Mart Muhtırası ve 12 Eylül askeri darbesine karşı verdiği cesur siyasi mücadele unutulmadı.
1980 öncesinde CHP'yi 1973 ve 1977'de iktidara taşıdı.
Kıbrıs Barış Harekatı'nı yapan başbakan olarak tarihe geçti. Dünkü DSP kurultayında salona Atatürk, Denktaş, Ecevit posterlerinin birlikte asılması anlamlıydı. Ecevit, gazeteci kökenli olduğu için, kitle iletişimine ve medyaya her zaman önem vermiştir. 1973 seçimlerinde Şenay'ın 'Hayat bayram olsa' şarkısını CHP İstanbul mitinginde seslendirmesi büyük sükse yapmıştı.
Şair ruhluydu ve kırıcı olmaktan daima kaçınmıştı.
'Sayın..., saygılar' gibi sözcükleri siyasete Bülent Bey kazandırdı.
Günümüzün hükümet liderlerinden farklı olarak, en zor anlarda bile medyaya karşı özenliydi. Ecevit'in gazetecilerle dayanışmasına en güzel örnek, 20 Temmuz 1974'te dünyanın gözünün Türkiye'de olduğu saatlerde, 'çıkarma'ya çok az süre kala sergilediği 'diyalog'dur.
Kayhan Sağlamer'in kitabından aktaralım:
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Sisco, Kissinger'ın talimatıyla Başbakan Ecevit'le görüşmek üzere Ankara'ya gelir. Washington her türlü baskıyı deneyerek, çıkarmayı önlemek ister. 6. Filo tehdidini bile kullanır. Sisco Ecevit'i ikna edemez. Başbakanlık'tan ayrılırken kaygılıdır:
- Kapıda gazeteciler dolu. Şimdi ben onlara ne diyeceğim?
Ecevit elini Sisco'nun omzuna güvenle koydu:
- Merak etmeyin. Ben şimdi rica ederim, gazeteci arkadaşlar size soru yöneltmezler.
Hemen arkasından Ecevit'i kuşattı gazeteciler. Herkes tek kelime bekliyordu:
- Arkadaşlarım, bu gece size bir şeyler söyleyeceğimi sanmıyorum. Kusura bakmayın ama, lütfen ben size (Yazın) diyene kadar söylediklerimi gazetelerinize bildirmeyin, rica ediyorum.
Çıkarma o sabah başladı!
Ecevit, DSP'ye bir tarih ve kültür mirası bırakıyor.
Bu siyasi birikimi geleceğe taşımak yeni kadroların görevi.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|