Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 26 Temmuz 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Trene hız veren lokomotif değil, 'ray'


Japonlar Tokyo - Osaka arasına kaliteli ray döşeyerek saatte 240 km hız yapan treni işletmeye başlayınca Avrupa ülkelerinin de iştahı kabardı. Fransızlar, Paris - Lyon şehirleri arasına kaliteli ray döşeyerek saatte 270 km hız yapan tren işletmeye başladı. Daha sonra tüm Avrupa ülkeleri hızlı tren işini sevdi. "Trans European Railways Project" (Avrupa'yı baştan başa geçen demiryolu projesi) çerçevesinde İskandinav ülkelerinden Yunanistan'a kadar Avrupa'yı bir uçtan öbür uca geçecek hızlı trenlerin işletilmesi amacıyla her ülke kendi sınırı içinde "kaliteli ray" döşeme işini üstlendi. Ve de kaliteli raylar hızla döşendi. İngiltere'de ve Avrupa ülkelerinde hızlı trenler yolcu taşımaya başladı.
Dikkat buyurunuz, Avrupa'nın "Trans European" (Avrupa'yı geçen) hızlı tren projesi İskandinav ülkelerinden başlıyor. Ve de Yunanistan'ın Türkiye sınırında bitiyor. Çünkü Avrupa ülkeleri daha başlangıçta bu konuda Türkiye'nin bir şey yapamayacağını anlamıştı.
Bizde, Ankara - İstanbul arasındaki tren raylarını "ıslah ederek" trenleri hızlandırma derdiyse, 1970'li yılların başında başladı. Bu konuda 1977'den itibaren üç ciddi proje hazırlatıldı. Yıllık yatırım programlarına ödenek konuldu. Bu çerçevede İstanbul - Ankara - İstanbul demiryolu hattının elektrifikasyonu, sinyalizasyonu ve de ıslahı için harcamalar yapıldı. Bu çalışmaların amacı, mevcut trenlerin hızlandırılmasıydı.
Gerçek anlamda "hızlı tren" projesi Birkan Erdal'ın DDY Genel Müdürlüğü döneminde gündeme geldi. Ankara - İstanbul arasında hızlı tren için kaliteli hat döşenmesi ve tren işletilmesi işi, uluslararası ihaleye çıkarıldı. Yap - İşlet - Devret modeli ile bu işe istekli firmalar teklifler verdi. Ama sonuç çıkmadı.
"Hızlı tren"den ümit kesilince tekrar "hızlandırılmış tren" konusu gündeme geldi. Ankara - İstanbul hattında trenleri hızlandırabilmek için; (1) kalitesiz rayların değiştirilmesi ve birbirine kaynakla eklenmesi, (2) keskin virajların yumuşak hale getirilmesi, (3) hemzemin geçitlerin kapatılması, (4) ve de en önemlisi lokomotif ve vagonların savrulmayı önleyecek, "tilting" denilen tekerlek sistemine uygun hale getirilmesi gerekiyordu.
Derken, hızlı tren işi de hızlandırılmış tren işi de unutuldu.
Ve de bir gün DDY'nin başına getirilen konuya yabancı bir genel müdürün "Bas gaza tren hızlansın" emir ve kumandasıyla tren hızlandı ve devrildi. Gözden kaçan üç nokta: (1) DDY'de eskiden beri 'sigorta' yoktur. DDY işletmesi sigorta pirimi ödememek için her türlü hasarı ve tazminatı kendi imkanlarıyla karşılar; buna "dahili sigorta uygulaması" adı verilir. Günümüzde otobüs şirketleri için bile hem mala hem cana karşı sigorta zorunluluğu varken, DDY bu medeni uygulamanın dışında kalmaktadır. (2) Sadece hızlandırılmış tren ve hızlı tren için değil, yavaş tren için de ray kalitesi çok önemlidir. Bizde özelleştirilen Karabük Demir Çelik İşletmesi'nin kar etmesi, hisse senetlerinin borsada para etmesi için ray üreterek satması, DDY'nin bu rayları kullanması gibi bir zorlama söz konusudur. (3) Alarko firmasının temsil ettiği İspanyollar uzun çabalar sonucu Ankara - İstanbul tren hattı ıslahı işini üstlendi. Çalışmaya başladı. İspanyolların tren hattında güvenlik sağlamaya dönük bugüne kadar ne katkıları olduğu bilinmiyor.

guras@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
'Doctus Cum Libro'

Fikret BİLA
Ecevit'e vefa

Yasemin CONGAR
On üç kader haftası

Faik ÖZTRAK
Mali uyumun kalitesi ve facialar

Hasan PULUR
Aziz Yıldırım cevap verdi

Derya SAZAK
Ecevit'e veda

Ece TEMELKURAN
Çocukları hangi tanrı öldürüyor?

Osman ULAGAY
Bush'un kozu Bin Ladin mi?

Güngör URAS
Trene hız veren lokomotif değil, 'ray'


© 2004 Milliyet