Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Temmuz 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Bu olimpiyatlarda madalya umudumuz kadın sporcularımızda

Atina Olimpiyatları'nda Türkiye adına derece bekleyenler gözlerini kadın sporculara çevirdi. Kadınlar bu kez en iyi performanslarını sergileyecekler

GÖKÇE ACAR

13 Ağustos'ta başlayacak Atina Olimpiyatları'na katılan Türk kadın sporcu sayısı 10 dalda toplam 21. Oysa 2000 Sydney Olimpiyatları'nda bu sayı 15'ti. Atletizm, halter, judo ve okçulukta altın madalyalar çoğunlukla kadınlardan bekleniyor. Türk olimpiyat tarihinde daha önce altın ya da gümüş madalya kazanan kadın yok. Atletizmde ise daha önce hiç madalya kazanılmadı. Elvan Abeylegesse ve Süreyya Ayhan buna son verecek atletler olacak. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Genel Sekreteri Neşe Gündoğan'a ve kendilerinden altın madalya beklenen kadın sporcularımıza olimpiyat öncesinde bu konuda ne düşündüklerini sorduk.

"Sponsor desteği kadın sporcuların başarısını artırdı"
Türk olimpiyat tarihi açısından bu olimpiyatlar çok önemli. Daha önce Türkiye'de hiçbir kadın altın ya da gümüş madalya kazanmamıştı. Atletizm, halter, judo ve okçulukta özellikle bu sene bayanlardan madalya bekliyoruz. Atletizmde daha önce kazanılmış hiçbir derece yok. İlk madalyayı kadınlar almış olacak. Bayanlarda birçok açıdan bu sene önemi yüksek. Bu yıl bayanlarda katılımcı sayısı olimpiyat tarihindeki en yüksek sayı. Kadınlarda olimpiyat madalyası olarak 1992'de judoda, 2000'de tekvandoda kazanılan bronz madalyalarımız var bir tek. Son yıllarda başarılı sporcu bayanların sayısı arttı. Sadece olimpiyatlarda değil, dünya şampiyonalarında da öyle. Daha kaliteli antrenman, antrenör ve çalışma şartları bu artışın sebepleri. Sporcular yurtdışında olan bitenleri daha dikkatle izlemeye başladılar. Antrenman teknikleri daha iyi oldu. Eskiye oranla sponsor desteği arttı. Bu da başarıyı artıran bir diğer etken. Bu seneki olimpiyatların diğer bir özelliği de, kazandığımız başarılarla gelecekteki bayan sporcuların sayı ve kalitesinin artacak olması.

"Sydney'de başarım geçersiz sayıldı, bu sefer madalya kaçmaz"
Bu yıl, bütün branşlarda bayanlarda başarı açısından büyük patlama oldu. Aynısı olimpiyatlarda da geçerli olacak.
Şu an Belçika'da bütün ülkelerin katıldığı bir ortak çalışma kampındayız. Olimpiyatlara katılacaklar burada olduğu için rakiplerimizi tanımış oluyorum.
Akşamları iki saat süren bir çalışma oluyor. Sabahları saat 06.00-07.00 gibi de koşu ya da ağırlık antrenmanları...
Derece için uğraşıyorum. 2000 Sydney Olimpiyatları'nda yendiğim bütün rakiplerim yine burada. O zaman hakem kararıyla başarım geçersiz sayıldı. Bu sefer madalyayı kaçırmayacağım.
Bütün ülkelerden judocularla dövüştüm. Bazen yendim bazen yenildim. O kadar güçlü değil rakiplerim. Ama 13 yıldan beri dünya şampiyonu bir judocu var. Japonya'dan. En güçlü rakip o.

"Takım olarak madalya kazanma şansımız çok daha yüksek"
Bu sene kadınların başarısında büyük bir artış var kesinlikle. Acaba eskiden spor açısından kadınlara daha mı az ilgi gösteriliyordu? Eskiden bayanların bu konuda çok başarılı olamayacağı düşünülüyordu belki. Disiplin çok önemli. Kadınlar zor aşamalarda erkeklere oranla daha dayanıklı. Belki bunun başarıda bir etkisi vardır.
Bu sene bizi en çok Güney Kore zorlayacak. İkinci sırada Ukrayna, Polonya, Rusya var. Atina biraz rüzgarlı olacak. Bu bizim sporu çok etkiliyor. O biraz endişelendiriyor.
Günde 6 saat çalışıyoruz. Yakında kampa gireceğiz.
Bu sene performansım biraz düşüktü. Son yarışmalarda yükseldi. Madalya ihtimalim var. Bayanlarda takım olarak madalya kazanma şansımız ise çok daha yüksek. Daha önce takım olarak 1992, 1996 ve 2000 olimpiyatlarına katıldık. İki tane dördüncülük kupamız var. 2000'de Avrupa şampiyonu olduk. 1999'da ve 2003'te de Dünya Şampiyonası'nda ikinci olduk.
Benim bireysel olarak dört Avrupa birinciliğim var. Üç tane dünya üçüncülüğüm var. Dünya ve Avrupa rekorlarım oldu.

"Bu sene halterde kadınların en başarılı senesi olacak"
Ergün Batmaz anlatıyor:
Olimpiyat hazırlığına yedi ay önce başladık. Artık istediğimiz seviyeye geldik, derece için hazırız. Eskiden günde altı saat çalışırken şimdi azaltıp 4,5 saate düşürdük. Ulaştığımız seviyeyi korumaya çalışıyoruz. Bayanlarda mutlaka madalya sahibi olacağız. Biz altın için uğraşıyoruz.
Halterde bayanların sayısında artış var ve başarıları artıyor. Ama bu bir anda olmadı. Uzun süreden beri uygulanan bir programla, federasyonla işbirliği içinde hazırladık. Bu başarıların sebebi sistemli çalışmalarımız.
Bu sene halterde bayanların en başarılı senesi olacak. Mayıs ayındaki Avrupa Şampiyonası olimpiyatların provası niteliğindeydi. Şimdiye kadar elde edilmiş en yüksek başarılar elde edildi, dereceye girdik. Olimpiyatlarda bayanlar açısından zirveyi yakalayacağız.
En büyük rakipler Çinliler, Taylandlılar, Ruslar ve Bulgarlar. Kıyasıya bir yarış olacak aramızda. Rakipler birbirine çok yakın. Kaldırma kategorisinde bir tane bile kaçıran madalyadan olabilir.

"Eşim de okçu, sporda bana çok destek oluyor"
Bireysel olarak madalya kazanma şansım yüksek. Kendime o konuda güveniyorum. Olimpiyatlara ikinci kez katılıyorum. Geçen sene takım olarak dördüncü olmuştuk.
Ülkemizin spora bakış açısı gün geçtikçe farklılaşıyor. Her geçen sene olimpiyatlara katılan kadınların sayısının artması bunun göstergesi. Eskiden aileleri ve çevreleri tarafından kadınlara sporcu olmaları konusunda pek de destek verilmiyordu. Artık kadınların bağımlılıkları yavaş yavaş azalyor.
Süreyya Ayhan ve Elvan Abeylegesse'nin başarıları atletizmde kadınların ilgisini artırmış olabilir ama o başarıları bir erkek alsaydı da aynı sesi çıkartacaktı çünkü o dalda ilk defa böyle bir başarı kazandık. Tabii bu başarının sahibinin kadın olması beni memnun ediyor.
Kadınların sorumlulukları daha fazla olduğundan spora zaman ayırmaları daha zor oluyor. Benim bir bebeğim var. Antrenman yapabilmek için birçok şeyden fedakarlık etmem gerekiyor. Bu bir dezavantaj. Kadın olmanın tek avantajı psikolojik olarak daha güçlü olması, yenilse de umudunu kaybetmemesidir. Sporda psikolojik güç çok önemlidir. Kadın olduğum için bu açıdan şanslı olduğumu düşünüyorum.
Eşim de okçu. Çok destek oluyor. Onun sayesinde idare edebiliyorum. Eşimin bu desteğinde kendisinin de sporcu olmasının büyük etkisi var. Normal, geleneksel bir evlilikte benim sporcu olmam sorun çıkartırdı diye düşünüyorum.

"Erkekler çoğunlukla kadınların başarısını çekemiyor"
Ben şu an Üniversiteler Dünya Şampiyonası'ndayım. Buradan döndükten sonra da Antalya'daki üç haftalık kampa katılacağım. Günde iki antrenman yapıyoruz. Sabah 09.00-12.00 arası, öğleden sonra 17.00-19.00 arası. Günde altı saat çalışıyoruz.
Takım olarak madalya şansımız yüksek. Bireysel olarak da elimden geleni yapacağım. Avrupa Şampiyonası'nda birçok yabancı okçuyla yarıştım. Onların seviyesindeyim. Benden daha yukarıda rakiplerimin olduğunu düşünmüyorum. Altı senelik profesyonel okçuyum ve olimpiyatlara ilk defa katılacağım.
Bu sene bence de bayan sporcular geçen yıllara nazaran daha fazla madalya alacak. Kadınların başarısındaki artışın sebebi kampların çoğalması, malzemelerimizin kalitesinin artması. Ama bu bayanlara özel bir gelişme değil, iki cins için de eşit. Bayan sporcu sayısının artmasında Süreyya Ayhan ve Elvan Abeylegesse'nin büyük başarılarının etkisi var. Başarıları diğer sporcu bayanları da özendirdi.
Aslında spor açısından bayan olmanın getirdiği dezavantajlar da avantajlar da çok. Kadınlar daha duygusal. Bu negatif bir etki yaratıyor. Bayan olarak böyle bir başarı kazandığım için çok daha fazla gurur duyuyorum. Erkekler de çoğunlukla bu durumu pek çekemiyormuş gibi geliyor bana.

"Madalya beklenmesi hem çok güzel hem de stres yaratıyor"
Edirne'de yoğun bir kamptayız şimdi. 40 günlük bir kamp bu. Ondan önce de Kayseri'de başka bir kamptaydım.
Madalya için gidiyorum oraya. Zaten bütün yarışlarda bu amaçla koşuyorum. Bu sefer de yine altın madalya için koşacağım.
Olimpiyatlara seçilerek gelindiği için herkes ülkesinin en iyisi. Herkes birbiri için zorlu rakip.
Tüm dallar adına bir kadın-erkek karşılaştırması yapamam ama atletizmde en çok madalyanın kadınlardan beklendiği doğru. Kadınlarda ben ve Elvan Abeylegesse var. Erkeklerde ise Eşref Apak. Bu üç kişiden madalya bekleniyor.
Son iki yıldır hem bayan hem erkek açısından sporda büyük bir gelişme ve atletizme büyük ilgi var. Güzel başarılar kazanılıyor, bu da gençlerin, çocukların atletizme yönelmesine sebep oluyor. Türkiye'deki insanlar bu dalın ne olduğunu öğrendi. Devlet bu konudaki projelerini geliştirdi. Bütün bu sebeplerden dolayı sporcu sayısı ve başarısı artıyor.
Profesyonel sporcular için bayan ya da erkek olmanın farkı performansı etkilememeli. Tamam, duygusal olabilirsin ama bu işin bir kitabı, programı var. Ona uymalısın. Motivasyon için hırs gerekiyorsa hırslanmalısın.
İnsanların hepsinin benden madalya beklemesi hem çok güzel bir duygu hem de stres yaratıyor üzerimde. Önemli olan bunları aşmak tabii ki.

On günde toplam beş yarış koşacak
Elvan Abeylegesse en son Golden League'in Bergen ayağında 5000 metrede 14.24.58 dakikalık derecesiyle dünya rekoru kırmıştı. Gözler şimdi Atina Olimpiyatları'nda 5000 ve 1500 metrede yarışacak 22 yaşındaki milli atlete döndü. Abeylegesse atletizm dalında, olimpiyatlarda kazanılacak ilk altın madalyanın sahibi olabilir. Aslen Etiyopyalı olan atletin birçok dünya ve Avrupa şampiyonasında dereceleri var. Şu an Ertan Hatipoğlu'nun antrenörlüğünde Bolu'da, Aladağ kampında olimpiyatlara hazırlanmakta olan Elvan Abeylegesse olimpiyatlarda 10 günde beş yarışta koşacak. Abeylegesse'nin sponsorluğunu yapan Enka Spor Kulübü'nün müdürü Alper Kasapoğlu atletin günde 4-5 saat olmak üzere yoğun bir şekilde antrenman yaptığını, altın madalya kazınmak için çalıştığını söylüyor. Abeylegesse ilk defa olimpiyatlara katılacağı için heyecanlıymış ama kendine güveni de tam. Kasapoğlu "Elvan'ın bu yarışta en önemli rakipleri Etiyopya, Çin ve Rusya'dan olacak. Ancak kendisi şu an dünyanın en iyi atletleri arasında. Uluslararası Atletizm Federasyonu'nun en iyi atletler listesinde şu an iki kategoride de bir numara" diyor.

PAZAR
Bu olimpiyatlarda madalya umudumuz kadın sporcularımızda
Ünlü aşklar Kalizma'yı efsane yat haline getirdi
'Konserin yedek planı olmaz çünkü sanatçının yedeği yok'
Kartviziti olmayan bu partiye giremez
Gençler internette kendi sanal starlarını yarattılar
Yaz ayları kas ve baş ağrılarını artırıyor
Atlarken boynunuzu zedelemeyin!
"Her an yaşamla ölüm arasındayım"
Evliliğin ve ilişkilerin astrolojisi
Bu da "Kokteyl Turka"...
Bodrum'da denize karşı kebap
Urcun Paşa'nın kızı
Kötü bürokrat iyi bürokratı kovar!
Boğaz'da bir lezzet limanı
Hormonlu sadakat
Mostar Köprüsü
Formatımızda var diye üçkağıtçı mı olalım?
Bir Köroğlu hikayesi
Bermuda Şeytan Üçgeni





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
NEVSAL ELEVLİ
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural

© 2004 Milliyet