Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Temmuz 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Ecevit'in vasiyeti


Türküler, halaylar, popstar yarışmasından mülhem veda şarkılarıyla biraz magazinleştirilmiş DSP kurultayında Ecevit'in kısık tondan, irticalen yaptığı uzun konuşma, delegelerin uğultusunda eridi gitti. Oysa bu konuşmada Cumhuriyet'in asırlık bir zaafının itirafı vardı.
Öyle bir zaaf ki, değiştirmeye, ordular yenmiş Atatürk'ün de gücü yetmemişti; tek parti döneminin "Milli Şef"i İnönü'nün de...
Ecevit, o gün DSP'lilere şöyle dedi:
"Benim de ömrüm yetmedi. Dilerim siz bu kaderi değiştirebilirsiniz".
"Bu kader" dediği, "köylünün kaderi"ydi.
Geçen yüzyılda Atatürk dahil hiçbir lider onu değiştirememiş, toprak ağalarının bileğini bükememişti.
Kurultayın en "can alıcı" bölümü, bu itirafı, "Toprak işleyenin, su kullananın" sloganıyla iktidar olmuş bir liderin ağzından duymak ve onun çaresizliğine tanık olmaktı.
* * *
Geçenlerde Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın, "Osmanlı'dan Günümüze Türkiye Tarımı" başlıklı slayt gösterisini izletmişti.
Ecevit'in itirafı, bu bilançoda çok daha net görülebiliyordu:
Osmanlı'nın son tarım sayımına göre, tüm ailelerin yüzde 5'i, tüm toprakların yüzde 65'ine sahipti.
Cumhuriyet'te de bu tablo değişmedi. "Ulusal burjuvazi" yaratma amacıyla büyük çiftçi desteklendi. Savaş yıllarının yarası tarım sayesinde sarıldı. Ancak tarımsal üretimle birlikte toprak dağılımındaki adaletsizlik de katlanarak büyüdü. O kadar ki 1930 kriziyle hepten çöküşe geçen köylü kitleleri akın akın muhalif Serbest Fırka'ya aktı.
Atatürk, ölmeden önceki son Meclis konuşmasında (1 Kasım 1937) şöyle diyordu:
"Memlekette topraksız çiftçi bırakılmamalıdır. Büyük çiftçilerin işletebilecekleri arazi genişliğini sınırlamak lazımdır".
* * *
Sıra İnönü'deydi.
Başbakan İnönü 1936'da "Bir toprak, ancak işleyenin malı olursa en çok mahsulünü verir" dedi.
İkinci Dünya Savaşı'nın ardından "Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu" hazırlattı. Ancak bu reform hazırlığı, CHP iktidarının sonu oldu. Meclis'teki büyük toprak sahibi milletvekilleri (Emin Sazak, Adnan Menderes vd.) ayağa kalktı. Kanunun "faşist" olduğunu söyleyen Menderes, arkadaşlarıyla CHP'den ayrılıp DP'yi kurdu.
Ve - güzel yurdum benim - DP, topraksız köylülerin oylarıyla iktidar oldu.
* * *
DP'yi deviren askerler, 1961 Anayasası'na "Devlet, topraksız çiftçiye toprak sağlar" maddesi koydurdu ve bir Toprak Reformu tasarısı hazırlattı. Ancak yasa Meclis'ten çıkarılamadı.
70'lerde Ecevit ısrarla toprak reformunu savundu. Ama çıkarılan Reform Kanunu AP'nin itirazıyla Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildi.
Ecevit bu kez "Köy - Kent projesi"yle çıktı ortaya... Son iktidarında örnek bir köy - kent kurdu da...
Ama son seçimde - güzel yurdum benim - kurduğu köy - kentten bir tek oy dahi alamadı.
Devrildikten sonra ziyaretine gelen Başbakan Tayyip Erdoğan'a, hasta yatağında "Köy - Kent'leri sürdürün" dedi. Ama bu da unutulmuş bir vasiyetten öteye gidemedi.
* * *
Bugün yakınıp durduğumuz köyleşmiş kentlerden, gecekondulaşmaya, hacıağa sermayedarlardan, arabesk kültüre kadar pek çok sorunun kökeninde o yüz yıllık zaaf yatıyor.
Bir başbakanı daha kendisiyle baş edemeden tarihe gömen, o arsız zaaf...

can.dundar@e-kolay.net








Fikret BİLA
Siyasetten resim ve şiire...

Güneri CIVAOĞLU
Pişkinliğin piri

Can DÜNDAR
Ecevit'in vasiyeti

Abbas GÜÇLÜ
Şampiyonlar yine Anadolu'dan

Hurşit GÜNEŞ
Demek hızlandırılmış bereketle raydan böyle çıkılıyor!

Sami KOHEN
İran açılımı

Mehmet Y. YILMAZ
Bu kriz, Başbakan için ciddi bir sınav

Derya SAZAK
Bilim ve insana yatırım

Meral TAMER
Kampanya çağrısı: Tutuklu makinistler derhal serbest bırakılsın

Yaman TÖRÜNER
Bu kafa iş yapmadığı kadar başarılıdır

Güngör URAS
TBMM, her 2 saat 18 dakikada bir kanun yaptı

M. Ali BİRAND
Karaoğlan'a teşekkür ederiz


© 2004 Milliyet