Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Temmuz 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Bu kafa iş yapmadığı kadar başarılıdır


Tren kazası bize çok şey öğretti: a) Bilinçli kişilerce yönetilmiyoruz. Sırf belediyede Bakan'ın arkadaşı veya aynı tarikata mensup olmakla iş bitmiyor. "Bizden olsun da, taştan olsun" anlayışıyla, işi bilmeyen kişiler yönetici yapılmış. Maalesef, bu anlayış sadece Demiryolları'nda değil; ekonomi yönetimine de yerleşiyor.
b) Yöneticilerimiz bilimi hiçe sayıyor. Bütün tarikat kitaplarına bakın. Yolun, bilimin izah edemediği şeyleri açıkladığı iddia edilir. Göz, kalp, beyin alınır; genç kafalara bunlardaki yapının bilimle izah edilemeyeceği anlatılır. İnsanın yaradılışını izaha çalışan bilimsel yaklaşımlar çürütülmeye çalışılır. Onlara göre, Allah'ın yarattığı şeyler bilimle izah edilemez. Hatta, bunlardan bazıları Ay'a gidildiğine bile inanmaz. İşte bu anlayış biçiminden yola çıkarak, tarikat mensubu yöneticilerimiz kaza için "Allah'ın takdiri" demişlerdir.
c) Bu kafayla başka kazalara da hazır olmalıyız. Bu düşünce biçimine sahip olanların yaptıkları her yenilik yıllarca çaydanlığın içine sıkışıp kalmış, tıpası açılınca da ortaya çıkmış Dev Cin'in fikirlerine benziyor. Fikirlerin hepsinin kendi büyük, içi boş. İyi ki, Sayın Başbakan'ın meşhur "borç ötelemesi" fikri uygulanamadı. Uygulansaydı, asıl kaza ekonomide olacaktı. Şimdi, belki de, İstanbul - İzmir arası hızlı tren uygulamasında, THY'de, İstanbul Tüp Geçişi'nde ve diğer işlerde "Allah'ın takdiri" kazalarla karşılaşacağız. Bu kafa iş yapmadığı kadar başarılıdır.
d) Yöneticilerimiz birbirlerine kenetlenmişlerdir. Onları "iyi iş yapılması" değil, "tarikat beraberliği" kenetlemektedir. Bu yüzden onlar, "zordan korkarak kaçacak adam" değildir. Bu yüzden, "Çok iş yapan, hata da yapar" anlayışıyla millet alaya alınabilir. Sanki, çok iş yapılmış da, bir tane hata çıkmış gibi. Çok siyaset yapmakla çok iş yapmak birbirine karışıyor. "Ben dostumu günahlarıyla severim" deyişi devlet işleri için geçerli olamaz. İşte bu nedenlerle, ekipten birinin istifa etmesi, diğerinin bitmesi demektir ve gazeteciler "hadlerini bilmeyen insanlar" topluluğudur.
e) Cahil cesaretli olur. Bu nedenle, bilim adamlarının ısrarla "Olmaz" dedikleri, cesaretle uygulamaya konulmuştur.
Felaketle imtihan ediliyoruz.
Allah bizi cehaletten korusun.

ytoruner@milliyet.com.tr








Fikret BİLA
Siyasetten resim ve şiire...

Güneri CIVAOĞLU
Pişkinliğin piri

Can DÜNDAR
Ecevit'in vasiyeti

Abbas GÜÇLÜ
Şampiyonlar yine Anadolu'dan

Hurşit GÜNEŞ
Demek hızlandırılmış bereketle raydan böyle çıkılıyor!

Sami KOHEN
İran açılımı

Mehmet Y. YILMAZ
Bu kriz, Başbakan için ciddi bir sınav

Derya SAZAK
Bilim ve insana yatırım

Meral TAMER
Kampanya çağrısı: Tutuklu makinistler derhal serbest bırakılsın

Yaman TÖRÜNER
Bu kafa iş yapmadığı kadar başarılıdır

Güngör URAS
TBMM, her 2 saat 18 dakikada bir kanun yaptı

M. Ali BİRAND
Karaoğlan'a teşekkür ederiz


© 2004 Milliyet