|
 |
|
|
Özgüvenimizin ayarıyla oynamayınız
Kilo alıyor olabiliriz. Yaşlanıyor olabiliriz. Hayat böyle, biz ne yapalım? Özgüvenimizi rahat bırakın!
Sevgilime küstüm. Konuşmuyorum. Ne zaman barışacağımı bilmediğim gibi, barışacak mıyım, ondan da emin değilim. Değmeyin, acayip sinirliyim.
Sebep muhtelif. Ama mesela şunu dinleyin. Geçenlerde CNBC-e'de bir dizi izledim. Dizideki adam, kendi koca göbeğine falan bakmadan, karısının üç-beş kilo fazlasına kafayı takmıştı.
Ben tüm dizilerden müthiş etkilenen tabiatta biriyim ya, bakalım benim sevgilim de son günlerde aldığım birkaç kiloya kafayı takmış mı diye merak ettim. Zaten bir süredir neden spor yapmadığımı, niye havuza kaydolduğum halde gidip yüzmediğimi sorup duruyor.
"Ay çok kilo aldım galiba. Yakında annem kadar olacağım" dedim. Bana ne dedi, biliyor musunuz? Annem o kadar da kilolu değilmiş. Ben bu hızla gidersem, annemin yaşında annemin iki-üç katı olacakmışım.
O ha! Kavgada söylenmez. Çekip vursam, mahkemede de davaya bir kadın hakim baksa, ağır tahrik var diye ceza indiriminden yararlanır, birkaç gün yatıp çıkarım büyük ihtimalle.
Her neyse... Elbette diyete girmeye karar verdim. Ve hemen bakkalımı arayıp iki dondurma, bir büyük çikolata, bir büyük boy patates cipsi, bir de litrelik kola sipariş ettim.
Aç aç diyete mi girilir? Bari önce azıcık bir şeyler yiyeyim, değil mi? Hâlâ yiyorum, kısmetse doyunca diyete gireceğim.
Fakat sonra kime (sevgilim hariç tanıdığım bütün erkeklere) diyete gireceğimi söylesem, bana "Manyak mısın?" dedi. Gayet iyiymişim, fazla kilom falan yokmuş, sevgilim delirmiş olmalıymış vesaire...
Önce sevgilimden ayrılıp beni üç-beş fazla kilomla da beğenen bu erkeklerden biriyle sevgili olmayı düşünmedim mi? Delisiniz! Cicim günlerinin ardından tıpkı şimdiki sevgilim gibi düşünmeye başlayacak her biri.
* * *
Ben anladım. Biraz geç oldu ama sonunda anladım. Erkekler flört neyin bittikten sonra kadınların özgüvenine kum torbası muamelesi çekip, yumruk üstüne yumruk atıyorlar. Ha bire egomuza egomuza çalışıyorlar. Yetmiyor, egomuzun üstüne çıkıp tepiniyorlar.
Sonra ne oluyor? Sonra işte bunca darbenin ardından özgüveni paramparça olan kadın "Çatlak patlak yusyuvarlak" kıvamına gelerek erkeklerden ümidini kesip mutluluğu "Kremalı börek, sütlü çörek"te arıyor.
Bu arada elindeki erkeğe türlü mihnetine rağmen "Çek dostum çek" diye diye katlanmakla kalmıyor, o adamı nimetten de sayıyor. Çok acıklı! n
manik depresif köşe
Benim çok şişman olduğumu mu düşünüyorsunuz? Değilim. Eskiden zayıftım, şimdi o kadar zayıf değilim. Ama bir an önce "Sevgilim bana şişman dedi" depresyonunu atlatamaz ve "dünyanın tüm çikolatalarını istiyorum" manisini aşamazsam, yakında hakikaten bir "çatlak patlak yusyuvarlak" olacağım.
Evli bir kadın rejim yapmayacak da ne yapacak?
Kadınlar niye diyet yapar? Politik olarak doğru olmayı falan bir kenara bırakın. Aklınızdaki cevap büyük ihtimalle şöyle bir şey: Erkek bulup evlenebilmek için!
Yanılıyorsunuz. Zira İngiltere'deki Warwick Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırmaya göre zayıflamak için çırpınanlar sadece evlenmek isteyen bekar kadınlar değil. Aksine, bekar kadınların sadece yüzde 30'u diyet yapıyor; evli kadınların ise yüzde 40'ı. Yani hali hazırda bir erkekle birlikte olan kadınlar fazla kilolarına daha fazla takıyorlar.
Niye? Araştırmayı yapan ekip şimdi bu soruya cevap arıyor. Niye? Evli kadınların olası bir boşanma sonrası partner arayışına çıkmaya her daim hazır nazır olmak için diyet yaptığı düşünülüyor mesela. Ya da şişman eşlerine iyi örnek olmak için diyet yaptıkları sanılıyor.
Öyle değil işte! Evli kadınlar ha bire kocalarının eleştirilerine maruz kalıyorlar. Evli kadınlar, onlara artık eskisi kadar genç ve güzel olmadıklarını mütemadiyen hatırlatmayı marifet sayan erkeklerle birlikte yaşıyorlar. Evli kadınlar rejim yapmayacaklar da, ne yapacaklar?
Düşündüm de, bekar kadınların da yüzde 30'u diyet yapıyormuş ya... Ben eminim bu yüzde 30'un da en az yarısı, evlilik değilse de evlilik benzeri uzun süreli ilişkiler yaşıyordur. Yani onlar da bir erkek bulmak için değil, hali hazırdaki yıllanmış sevgililerinin her gün biraz daha şiddetlenen eleştirilerinden kurtulmak için diyet yapıyorlardır.
Araştırsınlar; görün bakın, ben haklı çıkacağım!
Biz bunu niye düşünemedik?
"Zayıflama Diyetleri Çöpe" kitabının yazarı Ozan Tuncer aradı. Bir yazımda diyet yaparak zayıflayan ve bir yıl içinde verdiği bu kiloları geri almamayı başaranların oranını vermiştim: Yüzde 1.64. Bu rakamı datamonitor.com'dan aldığımı da yazmıştım. Tuncer de işte bu yazıyı okumuş, herhalde datamonitor.com'a da bakıp, aynı verileri kullanmış kitabında. Onu söyledi.
Ben bu rakamı çoktan unutmuştum. Aman tanrım, diyet de bir halta yaramayacak yani, öyle mi? Kabus gibi.
Vallahi bu bir işe yarar mı bilmem ama Tuncer'in kitabında "Diyeti falan boş verin, vücudunuzu dinleyin" yazıyor. Formül de şu: "Acıkınca yiyin, doyunca durun."
A aaa? Bu niye daha önce aklımıza gelmedi acaba?
"Birçok erkeğin takdirini, bir tekinin daimi eleştirileri uğruna feda etmek istiyorsanız, evlenin."
Katherine Hepburn
tubakyol@yahoo.com
|
|
|

|