|
 |
|
|
Erdikler'in çarpıcı sözleri
Satır Arası / Deniz Sipahi
Milliyet Business'ın yılın ilk altı ayının değerlendirildiği özel sayısı saklanacak kalitede hazırlanmış güzel bir gazetedeydi. Business'taki tespitler ve öngörüler inanın Türkiye fotoğrafını açıkça ortaya koyuyor.
Yabancı Sermaye Derneği (YASED) Başkanı Şaban Erdikler'in açıklamalarını okudunuz mu?
Okumayanlar için kısa bir özet yapayım.
"Avrupalı bir işadamı, Türkiye'nin parlak geleceğini görüp, yatırım yapmaya karar verir. İstanbul'da bir mühendislik şirketi kurmak için hazırlıklara başlar. Çalışma izni için Hazine'ye başvurur. Başvurusunun bir uzmanın imzasından çıkıp, diğer uzmana imzaya gitmesi tam iki haftasını alır.
Leeds Üniversitesi Mühendislik Fakültesi mezunu olan yatırımcıdan, okulunun denkliğini kanıtlaması için YÖK'ten belge getirmesini isterler. Ankara'ya gider ve YÖK'e 'denklik belgesi' için başvurur. Bu kez de YÖK, yatırımcının okuduğu lisenin denkliğini kanıtlaması için, belge getirmesi gerektiğini söyler. İşadamı, yıllar önce mezun olduğu lisesine başvurup, belge göndermelerini ister. Bu arada, aylar süren bekleyiş nedeniyle, İstanbul gümrüğünden çıkaramadığı şahsi otomobilinin 'kaçakçısı' ilan edilir.
Gümrük görevlisine derdini anlatmaya çalışır. Görevli, çalışma izni alamadığı için 'kaçakçı' konumuna düştüğünü, bir kereye mahsus olmak üzere 'ceza vermeyeceğini' belirterek yatırımcıyı 'affeder.' Bu olay, yabancı yatırımcının Türkiye'de karşılaştığı sorunları anlatan sayısız örnekten sadece biri..."
Elinizi vicdanınıza koyun; sermaye gücünüz olsa, Türkiye'yi çok seviyor olsanız bile buraya yatırım yapar mısınız?
Hala bir çalışma izni almak için dört ay bekliyorsanız; bu sorunun cevabı "hayır"dır.
Yabancı sermaye yatırımları İzmir ve çevresini çok yakından ilgilendiriyor.
Çünkü İstanbul'dan sonra ikinci bir cazibe merkezi arayan yabancı sermaye için bu coğrafyadan daha uygun bir bulunmuyor.
İzmir'in gündeminde sıkça duyduğumuz ve artık bizleri de usandıran projeleri hatırladığımızda da benzer durumlar sözkonusu.
***
Ben illa da yapılsın ya da "yapıldı da iyi oldu" demiyorum ama...
Bir Dünya Ticaret Merkezi, Konak Pier, Özdilek ve Crowne Plaza, Agora, Palmiye gibi örneklerini çoğaltabileceğim birçok projenin başlangıç tarihiyle bitiş tarihi arasında, neredeyse bir 10 yıl var.
Türkiye gerçekten ağır bir depresyondan geçti ve bunun etkileri de ne yazık ki sürüyor.
İş yapan, risk alan ve bunun gereklerini yerine getiren birçok kişi kamuoyu tarafından mercek altına alınıyor ve zaman zaman da hiç hak etmediği ağır ithamlarla karşı karşıya kalıyor.
Yabancı sermayenin Türkiye'ye niye gelmediğine cevap bulmak için önce kendimize bir bakalım.
Hatta yorumlarımızı İzmir özeline indirgeyelim.
Hızlı büyüyen her işadamı hortumcu... Kariyer basamaklarını koşar adım çıkan her profesyonel de yalaka, çıkarcı, patronunun adamı değildir.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|