Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Temmuz 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Demiryolları ve Türkiye

Yorum / Hakan Tartan

Son günlerde birbiri ardı sıra gelen tren kazaları gözleri de hiç kuşkusuz bu konuya çevirdi.
Büyük acılar yaşandı, hüzünlü tablolar ortaya çıktı.
Soruşturmalar devam ediyor.
Özellikle de Sakarya Pamukova'daki hızlı tren kazası ile ilgili olarak.
Elbette acımız büyük.
Ancak bu acının arkasındaki gerçekleri de iyi irdelemek gerek.
Yanlış yapmamak, aynı üzüntüleri bir daha yaşamamak için olaya sağduyulu ve mantık penceresinden bakmak şart.
Unutulmamalı ki, bugün çağdaş dünyanın da en önemli ulaşım araçlarından biri; tren.
Ve teknoloji o denli gelişti ki, artık trenler neredeyse uçakla yarışıyor.
Şehir içlerine dek ulaşma avantajları ile de bugün Avrupa ülkelerinde en önemli araç.
Ve de en güvenli.
Biz de ise farklı bir tablo var:
Nedendir bilinmez, ulu önder Atatürk'ün büyük önem verdiği bu önemli ulaşım aracı Türkiye'de hep 'yarı yolda bırakılmış'!.
Yeterli yatırım yapılmamış, teknoloji geliştirilmemiş.
Adeta demiryolları, geri kalmaya, yok olmaya mahkum edilmiş!
Ne kadar yanlış!
Ne kadar acı!
Oysa 10. Yıl Marşı'nı getirin aklınıza:
'Demir ağlarla ördük/Ana yurdu dört baştan'.
Cumhuriyet'in 10. yılında, büyük devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk'ün ileri görüşlülüğü ve çağdaşlığı ile önemli bir işlev gören demiryolları ve tren ulaşımı, sonraları nedense 'duraklama devri'ne girmiş.
Unutulmuş.
Unutturulmuş.
Özen gösterilmemiş, önemsenmemiş.
Demiryollarının 'çilekeş çalışanları'na gereken sevgi ve yakınlık gösterilmemiş.
Şimdi büyük bir kaç kazanın ardından gözler yine trenler de.
Şarkılara, türkülere konu olan, hepimizin anılarının bir yerinde dudaklarımızda sevinç gülümsemeleri yaratan trenler de.
Nasıl unuturuz uzun bir yolculuktan sonra güvenle, kara trenin dumanı ve sireni altında sevdiklerimize kavuştuğumuz günleri.
Nasıl unuturuz kıvrıla - kıvrıla, nazlı nazlı ilerleyen trenin koca camlarından dışarıya bakarken, umutlara, geleceğimize yaptığımız yolculuğu. Hani dün gibi hatırlardadır, garlarda, istasyonlarda 'gazete, gazete' diye bağıran çocuk sesleri. Dünyadan, Türkiye'den haber almak adına.
Bu kazalar umutsuzluğa sevketmesin bizi.
Plansızlık ve programsızlığın, teknik ya da insan hatasının faturası çıkarılmamalı trenlere.
'Çağdaşlık, gelişen teknoloji ve insana yatırım' olmalı, gelecek Türkiyesi'nde işlevsel bir demiryolu sembolü.
Ve yatırımlarla geliştirilmeli bu önemli ulaşım aracı.
Hata varsa, trende değil.
Kazalarla değil, eskiden olduğu gibi güzelliklerle, umutlarla, sevgilerle dolu bir şekilde hatırlamalıyız onu yine.

ege@milliyet.com.tr




EGE

Kampanyalar başlıyor




Günbatımının rengi: Turuncu


Ege futbolu ve tribün dalaşı...








Turizm kimlerin elinde?
Erdikler'in çarpıcı sözleri





Demiryolları ve Türkiye








Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Mustafa Ferit Acar
Bahar Akbaş
Kutlu Aktaş
Güneş Aynacı
Çağlayan Bilgen
Bülent Buda
Arzu Çetik
Nihat Demirkol
Ünver Ergün
Mahmut Evren
M.Ali Kasalı
Aclan Kavasoğlu
Özgür Kaynar
Levent Köstem
Gürsel Kuru
Reşat Kutucular
Engin Önen
İsmail Özelçinler
Tülay Özüerman
Deniz Sipahi
İsmail Sivri
Deniz Taner
Fatih Tanfer
Süha Tanrıöver
Mustafa Tanyeri
Hakan Tartan
Rıza Tuyuran
Sabri Yetkin
Reşat Yörük

© 2004 Milliyet