Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Temmuz 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
'Şakası yok, kriz olur'

Yüksek faiz dışı fazla politikasının sürdürülmesini isteyen Merkez Bankası Başkanı, 'Sıkıldık, biraz gevşeyelim düşüncesinin arkasından gelecek olan resmen krizdir' dedi

MERT İLKUTLUĞ / İZMİR DHA

Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, özellikle faiz dışı fazla politikasında yapılacak gevşemelerin kriz getireceği uyarısında bulundu. Bornova Rotary Kulübü'nün önceki akşam düzenlediği toplantıda konuşan Serdengeçti, "hâlâ orada, burada 'Bu kadar faiz dışı fazla çok yüksek, bunu biraz gevşetelim' gibi hatalı söylemler olduğunu" belirterek, şöyle dedi: "Ben 'Aman ha' diyorum: 'Çok fazla sıkıldık biraz gevşeyelim' düşüncesinin arkasından gelecek sadece enflasyonun yükselmesi, büyümenin küçülmeye dönüşmesi değil, resmen krizdir". Serdengeçti, tek haneli enflasyonu kutlamak için de erken olduğunu, önemli olanın bunu korumak olduğunu söyledi.

'Rekor büyüme' lazım değil
Enflasyon düşmesiyle birlikte özel sektörün kamu destekli sermaye birikiminin bittiğini gördüğünü kaydeden Serdengeçti, "Kimler adapte olamadı?' diyorsanız basına bakın. Kim hâlâ Ankara'nın kapısını aşındırıp, 'Şunu da verin bunu da verin diyorsa' onların ömrü dolmuştur" dedi.
İstihdamda kayda değer artış olmadığını, bunda yüksek büyüme ile birlikte yüksek verimliliğin etkili olduğunu söyleyen Serdengeçti, "Ancak bu yüksek verimliliğin sürmesi mümkün değil. İstihdamla ilgili yılın ikinci çeyreğinden itibaren özel sektörden iyi haberler almaya başlayacağız" dedi. Ekonomide kazanılan başarı ne olursa olsun geçmişin kötü izlerinin sürdüğünü belirten Serdengeçti, "Bu yüzden hayale kapılmayın. IMF ile devam etmek zorundayız. Sağlanacak güven ek bir çıpa olacak. Bir an evvel bu desteğe ihtiyaç var" dedi. Serdengeçti, 'IMF ile devam edilmezse ne olur?' sorusuna yanıt olarak reel faizlere bakmanın yeterli olduğunu belirtti.
İç talebin kontrolsüz artışının da risk olduğunu belirten Serdengeçti, "Yüzde 5 büyüme tahmin ederken yüzde 6 - 7 demenin, buna sevinmenin anlamı yok. Bize rekor değil sürdürülebilir büyüme lazım. 1993'ün üçüncü çeyreğinde yüzde 12 büyüdük, ardından da 1994 krizi geldi" dedi.

'Yarım puan gevşetsek' arayışı
Ekonomi yönetiminin üzerinde çalıştığı üç yıllık program kapsamında 2005'in baz senaryosunda toplam kamuda yüzde 6.5 faiz dışı fazla (FDF) alınıyor. Bir ekonomi yetkilisi, "2005 bütçesine ilişkin çalışmalarda temel hareket noktası, konsolide bütçede yüzde 5 oranında FDF verecek şekilde bir tablo ortaya koymak. Toplam kamuda yüzde 6.5'lik FDF hedefi belirlenebilir ve yüzde 1.5'lik bölüm yine KiT'lerden gelir" dedi.
Bir başka yetkili ise söz konusu FDF'den örneğin yarım puan esneme olması halinde ortaya çıkacak finansman açığının nasıl karşılaşılacağına göre de hesap yapıldığına dikkat çekerek, şöyle dedi: "IMF ile kredisiz yola devam edilecekse bunun maliyetine nasıl katlanılacak, faiz oranlarının seyri ne olacak şeklinde hesaplamalar yapılıyor."

Merkez Bankası'nı endişelendiren gelişmeler
- Faiz dışı fazlanın (FDF) milli gelire oranı bu yıl yüzde 6.5 hedeflenmesi ve yılın ilk yarısında bütçede bu hedefin tutturulmasına karşın hükümetin zaman zaman FDF'nin düşürülebileceği yönünde demeçler vermesi.
- İlk çeyrekteki yüzde 12.4'lük büyümede, dayanıklı tüketim harcamalarının payı yüksek olması ve iç talepteki patlamanın kontrol altına alınamaması halinde yeni bir kriz yaşanmasından korkulması.
- Büyümenin kısa vadeli dış borçlanmayla finanse edilmesi. Kısa vadeli borçlanmaya bağlı iç talepteki büyüme yüksek borç içindeki Türkiye'de sürdürülmesinini imkansızlığı.
- Enflasyonda 30 yıldır ilk kez yüzde 10'lu seviyelerin görüldüğü Türkiye'de enflasyonu bu seviyenin altında tutmanın buraya kadar düşürmekten daha zor olması.
- Kira, sağlık gibi hizmet fiyatlarındaki katılığın sürmesi. (Haziranda yıllık tüketici fiyatları yıllık yüzde 8.9 olurken hizmet fiyatları yüzde 17.3 arttı) Bunlara son aylarda hızla artan enerji fiyatları nın eklenmesi.
- Dolar ve euronun değerlenmemesi ve ihracatçıların önlem alınması istekleri. Hükümette etkili olan bu istekler dalgalı kuru gündeme getirmesi.
- Mayıs sonu itibariyle cari açığın yıllık 11.3 milyar dolara çıkması ve açığın finansmanının kısa vadeli borçlarla yapılması.
- IMF ile 2005'te sona erecek stand - by sonrası ilişkilerin ne olacağının belli olmaması ve henüz bir açıklama yapılmaması.
- Mayısta 28.7 ile tarihinin en yüksek düzeyine ulaşan dış ticaret açığı. Rakam haziranda 30.3 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor.




EKONOMİ
'Şakası yok, kriz olur'
Teşvik gelsin 1.5 milyon oto üretilir...
Tankta Türk ortak timi
DYH'ye üç bağımsız üye
Toyota'dan Verso modeliyle ihracat atağı
Türkiye'ye cehennem teorisi de uymadı
'Gri alan yok, AB hakkımızı vermeli'
Yukos durdu, petrol 43 dolar oldu
Büyük hayvancılığa sübvansiyonlu kredi
Türkiye asgari ücrette yedi AB'liden önde
FON TÜRLERİ BAZINDA YATIRIM FONLARININ PERFORMANSI
Açlık sınırı 479 milyona lira
300 milyon euro kredi
TT'ye finans danışmanı






Meral TAMER
Koç: Bürokrasi bu hükümeti de teslim aldı
Aralıkta AB'den müzakerelere başlamak için ta...
Güngör URAS
Bundan iyisi 'can sağlığı'
ISO ve Koç Topluluğu tarafından yayımlanan ra...
Yaman TÖRÜNER
Eniştem beni neden öptü?
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ülkenin...


 2003 yılında ekonomide neler oldu

© 2004 Milliyet