Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Temmuz 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
İktidar sorumluluğu


Türkiye, iki olayı tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarmak zorunda:
1- Pamukova'da meydana gelen "hızlandırılmış tren" faciası,
2- Van'da karakoldan adam kaçırma olayı.
38 vatandaşımızın yaşamına mal olan hızlandırılmış tren faciası örtbas edilemeyecek bir olaydır. "Kaza"dır, denilerek geçiştirilemez. Bu uygulamaya yeni konulmuş bir "proje"nin ağır faturasıdır. Kazanın sorumluluğu makinistlere yüklenerek, dosyanın kapatılması mümkün değildir.
Van'da, karakol basıp adam kaçırma olayı da aydınlatılması gereken bir başka faciadır.
Bu iki olayda iktidarın tavrı, sorumluluktan kaçan, olayların üstünü örten, devletin ve kamuoyunun denetim mekanizmalarını baskıyla etkisiz kılmaya çalışan yöndedir. Sorumluluktan kaçma veya sorumluluğu kaydırmaya yönelmek iktidar olmakla bağdaşmaz. İktidar sorumluluğu, tam aksine bu iki olayın üzerine gitmeyi, sorumluları ortaya çıkarmayı, eğer hükümete düşen bir yanlışlık, hata, sorumluluk varsa, bunu kabullenmeyi ve gereğini yerine getirme sorumluluğudur. Yoksa, iktidar gücünü kullanarak, sorumluluktan kaçmak veya sorumluluğu emir - komutası altındaki görevlilere kaydırmak değildir.
TBMM'de sandalye çokluğuna dayanarak, denetim dışına kaçmak çözüm değildir. TBMM'den, bilim adamlarından oluşacak inceleme heyetlerinden, medya denetiminden kurtulmak için iktidar gücünü kullanmak, suçu, iddiaları peşinen kabul etmek anlamına gelir ki, kamuoyu vicdanında oluşacak yargı mahkumiyet yönünde olur.
Bu nedenle CHP'nin Meclis'in olağanüstü toplanması yönündeki talebi, AKP tarafından da desteklenmeli ve TBMM denetimine olanak sağlanmalıdır. Kazadan bu yana birçok iddia gündeme getirildi. Birçoğu da bilim adamları tarafından öne sürüldü. Demiryolları yöneticileri ve personelinin çok ciddi açıklama ve yorumları oldu.
Toplumsal unutkanlığa, hafıza zayıflığına güvenerek, olayı unutturmaya çalışmak, unutulmasını beklemek, insan yaşamını, halkı, kamuoyunu hiçe saymaktır.
Bu faciayı, kaderci bir yaklaşımla "Her şey Allah'tan, Allah'ın takdiri" gibi din duygularını istismar ederek savsaklamak, kabul edilemez. Bu, özrü kabahatinden büyük bir yaklaşımdır. Nitekim Eskişehir müftüsü, bir din adamı olarak, bu yaklaşımı dünkü konuşmasında mahkum etmiştir.
Hükümet, sorumluluğuna uygun davranmalıdır.

fbila@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Acı bir telefon haberi ve 30 yıl gerisi...

Fikret BİLA
İktidar sorumluluğu

Yılmaz ÇETİNER
Y. mühendis değil, keşke odacı olsaydım!

Güneri CIVAOĞLU
Özsuyu bulanması

Can DÜNDAR
"Maymun Davası" Altemur Kılıç'ı işinden etti

Doğan HEPER
'Kamusal alan'ı beklerken

Sami KOHEN
Yarış başlarken...

Hasan PULUR
Hayır, giden Ecevit değildir

Derya SAZAK
Gensoru

Meral TAMER
Koç: Bürokrasi bu hükümeti de teslim aldı

Yaman TÖRÜNER
Eniştem beni neden öptü?

Güngör URAS
Bundan iyisi 'can sağlığı'

M. Ali BİRAND
Kriterler, bir Türk'ü Avrupalılaştırmaz...


© 2004 Milliyet