|
 |
|
|
Gecikmiş yolcu şikâyetleri
Y. mühendis değil, keşke odacı olsaydım!
'ZORAKİ hızlandırılmış tren' faciası (ZHT) gündemdeki sorunları neredeyse sildi süpürdü. Yoksulluk sınırı, açlık sınırı, SSK'lıların ilaç, bakım sorunları sanki hasır altı edildi!
Doğal olarak vatandaş can güvenliği derdinde! Milyonlarca insanı taşıyan, şarkılara, türkülere giren tren faciası elbette öne çıkacaktı, çıktı.
Şu geçen bir hafta içinde okurlardan öğreniyoruz ki, SSK'da artık bıçak kemiğe dayanmış durumda! Hastaya ilaç vermemek için ne kadar güçlük mümkünse o kadar güçlük çıkartıyorlar! Talebi kesmek istiyorlar. SSK sağlık kuruluşlarının önündeki izdiham ve kuyruklar savaş yıllarındaki gibi. Hazin, utanç verici manzaralar!
SSK'lılar, yıllarca ödedikleri primlerle rezil oluyorlar.
Gecikmiş şikâyetler
"Ben bir SSK emeklisi yüksek mühendisim. Maaşım 400 milyon. Ailem SSK kuyruklarında saatlerce beklerken, odacılıktan, arşiv memurluğundan emekli olmuş Emekli Sandığı memurları bu çileyi çekmiyorlar. Bu ayrım niye? Ne adalet, ne hukuk, ne insanlığa sığar mı? Aman çocuklarımızı okutup mühendis yapmayalım, bir dairede odacılık daha sağlamdır!"
"Toplanan SSK primleri ne oluyor, nereye gidiyor? Bir zamanlar SSK en iyi hizmet veren kuruluştu. Ama şimdi han - ı yağma! Yiyin efendiler yiyen..."
"400 bin sahte emekliden bahsediliyor. Eski Çalışma Bakanı Okuyan söylüyordu. Ben de biliyorum ki, eşler anlaşarak boşanıyorlar, kadına ölen babasından SSK aylığı bağlanıyor. Bir köyde 15 - 20 evde var böyle, aynı çatı altında yaşıyorlar."
Doktorlar ne yapsın?
"Dünyanın hiçbir köşesinde olmayacak şekilde SSK kapılarında kuyrukta ilaç veriliyor. Başbakanımız, SSK'lılar ilaçlarını eczanelerden alacaklar, demişti. Hani nerede? Genel müdür maliyet diye tutturmuş, peki özel hastanelerin maliyeti olmuyor mu? Hasta SSK kuyruğuna girip ilaç alacak, merdiven altı ilacı! Böyle nasıl tedavi edilir hasta, nasıl iyileştirilir? Bir doktor olarak söylüyorum; böyle anlayış Uganda'da bile yok."
"İnsanları 38 - 40 yaşında emekliye ayırmak büyük haksızlık. Siyasilerin oyunu, ayrıca da doğa yasalarına aykırı. Artık bu yaşlar genç sayılıyor. 50 - 55 yaş oldu. Zaten genç emekliler başka işlerde çalışıyor. Avrupa'da 65 yaşında emekli olunuyor ama insan gibi yaşama imkânı veriliyor. Biz de ise emeklilik sefalet! Bu ne safdilliktir yahu! Devlet hesap kitap bilmez mi?"
Hani bakan söz vermişti?
"Emekliliği 60 - 65 yaşlarına çıkarmak isabetli. Ama kademeli olmalı bağlanan aylıklar. Almanya'da bir yakınım var, 65 yaşında emekli oldu, her yıl, yani açıkçası ömrünün sonuna yaklaştıkça maaşı artıyor."
İlgililer belki biliyordur!
"SSK'lılar eskiden (ve emekliler) işitme cihazı alabiliyorlardı. Şimdi neden vazgeçtiler? Emekli Sandığı hala veriyor çok şükür, insana değer katıyor. SSK, az işitenler acaba hiç duymasınlar mı istiyor?"
"Bir ay önce arka arkaya SSK'lıların dertlerini yazdınız. Hani, 15 gün içinde SSK'lılar da Emekli Sandığı ve Bağ - Kur'da olduğu gibi eczanelerden alacaklardı ilaçlarını? Doktorun yazdığı ilacı SSK verecekti? Hani Sosyal Güvenlik Bakanı size 15 gün sonra bunları açıklayacağım, demişti.
Yoksa, o da "zoraki hızlandırılmış tren faciası" ile mi meşgul?"
O kadar çok yakınma mektupları var ki, hangi birini yazayım? Yukarıdakiler çok çok ufak bir demet.
|
|
|

|