|
 |
|
|
Kim daha kazançlı?
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan'ın İran gezisinin bilançosu, iki taraf için de bazı önemli kazançlar içeriyor.
Gerçekten 2 günlük yoğun temaslar, her iki taraf için de olumlu geçmiş, yeni bir yakınlaşma ve işbirliği ortamı oluşturulmuştur.
Görüşmelerden pratikte hangi tarafın daha kazançlı çıktığı sorusu sorulacak olursa, herhalde verilecek yanıt, daha çok İran'ın lehinde olacaktır...
* * *
GEÇEN günkü yazımızda belirttiğimiz gibi, uluslararası konjonktür ve bölgesel gelişmeler (özellikle Irak olayları ve terör sorunu) iki komşu ülkenin (Suriye ile de olduğu gibi) birbirleriyle örtüşen çıkarları doğrultusunda bir yakınlık kurmalarını sağlamıştır.
Başbakan'ın Tahran'daki görüşmelerinin, Türkiye açısından en önemli ve olumlu iki sonucunu, bu çerçevede değerlendirmek lazım.
Birincisi, İran, Türkiye'nin terör ile ilgili hassasiyetini paylaşmış ve PKK / KONGRA GEL'i, terörist örgütler listesine almıştır. Böylece İran Türkiye'nin bu konudaki beklentilerini karşılayan bir ülke durumuna gelmiştir.İkincisi, İran Türkiye'nin Irak'ın geleceği (birleşik yapısı) ve Kuzey Irak'taki durum (Kürt oluşumu) ile ilgili görüşlerini tamamen paylaşan bir tutum almıştır. Bu da (Suriye'nin benzer tavrından sonra) Türkiye'nin savunduğu politikaya güç katmaktadır.Bunun dışında Erdoğan, İranlı muhataplarından geçmişte esirgenen bir anlayış görmüştür. Örneğin, Kıbrıs meselesinde... Şimdi İran KKTC ile temasa geçmeye hazırlanıyor, ki bu da Türk diplomasisi için bir kazanım sayılır.Ekonomik alanda ise İranlıların Turkcell ile TAB'ın bir süredir karşılaştığı zorlukları ortadan kaldırmaya karar vermesi de, bir kazanç...
* * *
İRAN'ın Erdoğan'ın ziyaretinden elde ettiği kazanımlar, siyasal alanda, gerçek bir değer taşıyor.
İran yönetimi, bölgenin en güçlü ülkesi olan ve ayrıca Batı ittifakı içinde bulunan Türkiye gibi bir ülkeyle, ortak politikalar oluşturmakta olduğu mesajını verebiliyor. ABD'nin İran rejimini baskı altında tutmaya çalıştığı, birçok Avrupa ülkesinin de Tahran'a mesafeli davrandığı bir sırada İran'ın "işte Türkiye yanımızda" imajını yansıtması, kendi açısından önemli bir stratejik kazanç...İran, PKK / KONGRA GEL ile ilgili jestine mukabil, Türkiye'nin de "Halkın Mücahitleri"ne karşı net bir tavır almasını sağlamıştır.Irak konusuna gelince, Irak'ın Türk görüşü doğrultusundaki tavrı aynı zamanda kendi çıkarlarının gereğidir. İran, böylece kendi tutumuna Türkiye'nin desteğini sağlamış oluyor...
* * *
DOĞALGAZ konusunda, Türk ve İran uzmanlarının iki gün bir odaya kapandıkları halde anlaşmaya varamamaları, beklentileri sarstı doğrusu. Ama ifade edilen "siyasi irade", herhalde sonunda pazarlıkları bir mutabakata doğru götürecek. Ne var ki bu aşamada zor durumda olan Türkiye'dir. Çünkü "al ya da öde" sistemine dayalı anlaşmaya göre bu yıl İran'dan 5.7 milyar metreküp (kalitesi düşük, fiyatı yüksek) doğalgaz alınması gerekiyor. Oysa Türkiye bu alımları durdurdu ve umutlarını Tahran'daki pazarlığa bağladı.
Açıkçası Erbakan döneminde yapılan bu anlaşma müzakerelerde İranlıların elini güçlendiriyor. Ama Erdoğan'ın gezisi sonunda yeni bir anlayış hüküm sürecekse herhalde bu sorunu çözmek imkansız olmayacak...
skohen@milliyet.com.tr
|
|
|

|