
|
|
|
 |
|
|
ODTÜ ve İstanbul yabancılarla yarışıyor
Türkiye'nin büyük sanayi kuruluşlarında görev yapan 350 üst düzey yöneticinin 293'ü yüksek öğrenimli. Bu grup içinde yerli üniversitelerden ODTÜ ve İstanbul Üniversitesi mezunları öne çıkıyor. Milliyet Busıness'ın yaptığı özel çalışmada, eğitim durumu araştırılan yöneticilerin 39'u ODTÜ, 32'si İstanbul Üniversitesi mezunu. Buna karşın yabancı üniversitelerden mezun olan yönetici sayısı (Türkiye'deki yabancı 13 yönetici dahil) toplam 53. Buna göre 40 Türk profesyonel de yabancı üniversitelerden mezun. İSO 500'ün ilk 25 şirketinden 24'ünün yöneticisi yüksek öğrenimli. Bu grupta master ve doktora yapanların sayısı ise 10
MİLLİYET BUSINESS ÖZEL ARAŞTIRMA
Büyük sanayi şirketlerinde, yönetici pozisyonunda bulunanların yüzde 86.6'sı üniversite mezunu. Genellikle şirketlerin eski kuşak sahipleri olmak üzere yöneticilerinin sadece yüzde 13.4'ü lise ve daha altı düzey okullardan mezun olmuş. Profesyonel yöneticiler içinde üniversite mezun olmayan yok denecek kadar az. CEO, genel müdür gibi profesyonel pozisyonlardaki yöneticilerin önemli bir kısmı master, doktora yapmış.
Yine önemli bir kısmı yabancı üniversitelerden mezun olmuş. Türk üniversiteleri içinde en çok yönetici mezun veren okul Ortadoğu Teknik Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi.
Milliyet Business, bu sayısı için özel bir araştırma yaptı. Bir hafta gibi kısa bir sürede, İSO 500'ün içinde yer alan şirketlerden ilk 25'tekiler de dahil yüzlerce şirkete ulaşıldı. Şirketlerin sahip, yönetim kurulu başkanı, genel müdürü gibi, üst düzey pozisyonlarda bulunan 350 kişinin eğitim durumları araştırıldı. İlginç verilere ulaştık. Başlıklar halinde özetlersek, durum şöyle:
Yüzde 86.6'sı üniversite mezunu
Eğitim durumu öğrenilen 350 kişiden, 212'si üniversite mezunu, 69'u master, 22'si doktora yapmış. 30'u lise, 6'sı ortaokul, 11'i ise ilkokul mezunu. Buna göre 350 yöneticinin yüzde 86.6'sı üniversite mezunu. Genellikle şirket sahibi durumunda olanları kapsamak üzere yüzde 13.4'ü ise lise ve daha altı düzeydeki okullardan mezun.
Profesyoneller daha eğitimli
Eğitim düzeyi en yüksek grubu CEO, genel müdür (ve benzeri pozisyonlardaki) profesyoneller oluşturuyor. Eğitim durumu sorulan 4 CEO'nun 2'si üniversite mezunu. 1'i doktora, 1'i de master yapmış.
Toplam 207 genel müdürün 202'si yüksek öğrenimli. 136'sı üniversite mezunu. Genel müdürlerin 49'u master, 17'si doktora yapmış. Genel müdür grubu içinde yüksek öğrenimli olmayanların oranı yüzde 2.4 düzeyinde.
Şirket sahiplerinin çoğu da üniversiteli
Ancak şirketlerin sahip ve (genellikle sahip veya ana ortağı olan) yönetim kurulu başkanlarında durum değişiyor. Araştırmada eğitim durumu sorulan 27 şirket sahibinin 2'si ortaokul, 6'sı lise, 3'ü ilkokul mezunu. 14'ü üniversite mezunu. 2'si master yapmış. Doktoralı yok. Buna göre şirket sahipleri içinde yüksek öğrenim görmemiş olanların oranı yüzde 40.7.
Eğitim durumu öğrenilen 88 yönetim kurulu başkanının durumu da şöyle:44'ü üniversite mezunu, 4'ü doktora yapmış, 13'ü master'lı. 17'si lise, 6'sı ortaokul, 6'sı ise ilkokul mezunu. Buna göre toplam 61'i yüksek öğrenim görmüş. Yüksek öğrenim görmeyen ve lise ve daha altı okullardan mezun olanların toplamı ise 27. Yüzde olarak ifade edilirse, şirketlerin yönetim kurulu başkanlarının yüzde 30.6'sı yüksek öğrenim görmemiş.
Çekirdekten yetişiyorlar
Bu veriler, Türkiye'nin en büyük şirketlerinin sahiplerine kıyasla, yönetici profesyonellerinin daha iyi bir eğitim durumuna sahip olduğunu gösteriyor. Ancak bu durum da çok normal. Çünkü şirket sahipleri genellikle eski kuşak, çekirdekten yetişme işadamları. Genellikle çalışmaktan okumaya fırsat bulamamış kişiler. Ancak, ikinci, üçüncü kuşağın neredeyse tamamı iyi eğitim almış. Ayrıca şirketlerinin genel müdür gibi pozisyonlarında çalışanların eğitim durumu, kendileri çok iyi okullarda okuyamasalar da, yöneticilikte eğitime büyük önem verdiklerini gösteriyor.
Yurtdışı eğitim gözde
Toplam 350 yönetici veya şirket sahibinin 53'ü yurtdışında üniversite okumuş. Bunların içinde 13 yabancı yönetici de var. Bunlar genellikle Türkiye'deki yabancı şirketlerin yöneticileri. Yabancı üniversitelerden mezun 53 kişinin kalan 39'u ise Türk yöneticiler.
Türkiye'nin büyük kuruluşlarında görev alan 8 yönetici İngiltere'de, 13'ü ABD'de, 10'u Almanya'da, 4'ü İsviçre'de ve birer yönetici de İtalya, Avusturya, Japonya ve Fransa'da üniversite öğrenimi görmüş.
Yüksek lisans eğitimlerinde en çok tercih edilen ülke ABD. 14 yönetici master veya doktora çalışmalarını ABD'de yürütürken Almanya ve İngiltere'de öğrenim gören yönetici sayısı 6. İki yönetici yüksek lisans diplomasını Fransa'dan alırken; Norveç, İsviçre ve Avusturya birer yöneticinin yüksek lisans eğitimine sahne olmuş. Türkiye'deki şirketlerde görev alan yabancı yöneticilerle ilgili göze çarpan önemli bir özellik bir çoğunun lisans ve yüksek lisans eğitimlerini tabiyetine sahip oldukları ülkede yapmayı tercih etmeleri.
İlk 25'de eğitim farkı
Araştırmaya dahil edilen İSO 500'ün ilk 25 şirketinde eğitim durumu oldukça yüksek. Bu grupta üniversite mezunu olmayan sadece bir yönetici var. Bu gruptaki yöneticilerin 24'ü yüksek öğrenim yapmış. Bunların 2'si doktora, 8'i ise master yapmış. Yedisi yabancı, altısı Türk olan bu yöneticilerin 13'ü lisans eğitimlerini veya master programlarını yurtdışında tamamlamış.
Özel üniversiteler listede henüz az
Şirketlerin CEO, yönetim kurulu başkanı, genel müdür gibi önemli pozisyonlarında bulunan kişilerde, üniversite mezunu olanların, okullara göre dağılımı da ilginç bir tablo ortaya çıkarıyor. En çok mezun olunan üniversite listesinin başında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) bulunuyor.
Bu üniversiteden mezun olanların sayısı 39. ODTÜ'yü 32 mezunla İstanbul Üniversitesi, 30 mezunla İstanbul Teknik Üniversitesi, 25 mezunla Ankara Üniversitesi, 22 mezunla Boğaziçi izliyor.
Listede Yıldız Teknik Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Dokuz Eylül 5'er kişiyle yer alıyor. Listede vakıf (özel) üniversitelerinden Galatasaray, Bilkent ve Koç mezunu toplam 4 kişi bulunuyor. Bu durum, özel üniversitelerin görece yeni olmalarından kaynaklanıyor.
53'ü yurt dışından
Dikkat çekici bir başka veri de yüksek okul mezunu dört yöneticinin, Harb Akademileri gibi askeri okullardan çıkışlı olması.
Araştırmada toplanan verilere göre üst düzey şirket yöneticilerin toplam 53'ü yabancı üniversitelerden mezun olmuş. Bu sayının içinde, Türkiye'deki yabancı veya yerli şirketlerde yöneticilik yapan 13 yabancı yöneticinin yanı sıra 40 Türk yönetici de bulunuyor.
Dört sektörde yöneticilerin tamamı yüksek öğrenimli
Eğitim durumu açısından incelendiğinde bu sektörler içinde dördü öne çıkıyor: Otomotiv, makine teçhizat, madencilik ve taşa toprağa dayalı sanayii. Araştırmada bu dört sektörden 69 firmanın yöneticilerinin eğitim durumu oldukça parlak. Tamamı yüksek öğrenimli. Doktora ve master yapanlar da bu dört sektör içinde yoğunlaşıyor. Kimya sektöründe de yöneticilerin eğitim düzeyi yüksek. Bu sektördeki genel müdür, şirket sahibi gibi üst düzey yöneticilerin yüzde 93.8'i yüksek öğrenim görmüş. Metal eşya ve metal ana sanayide de yüksek öğrenimli yöneticiler, toplamın yüzde 86.5'ini oluşturuyor.
Eğitim durumu, bu sektörlere göre daha düşük olan sektörler ise gıda - içki - tütün (yüzde 78.3), mücevherat (yüzde 66.6), orman ürünleri (yüzde 71.4) ve tekstil (yüzde 78.0).
Bu rakamları tersinden okumak da olası. Gıda - içki - tütünde yöneticilerin yüzde 21.7'i yüksek öğrenimli değil. Bu oran mücevherat da yüzde 23.4, orman ürünlerinde yüzde 27.6, tekstilde ise 22.0.Araştırmada, şirketlerin profesyonel yöneticilerinin eğitim durumunun, şirketlerin sahiplerine (veya genellikle sahibi olan yönetim kurulu başkanlarına) oranla daha iyi durumda olduğu ortaya çıktı. İnsan kaynakları uzmanlarının değerlendirmesine göre bu durum normal. Şirket sahipleri, yöneticilerde iyi eğitimli olma koşulu aradıklarından, CEO, genel müdür gibi önemli idareciliklerde iyi üniversitelerden mezun olmuş kişiler yer alıyor.
Uzmanların değerlendirmesi
'Başarı ille de tahsille ilgili değil'
Prof. Dr. İbrahim Kavrakoğlu - Kavrakoğlu Consulting Başkanı
"Yönetimde başarı illa yüksek tahsille ilgili değil. Kendi yetiştirmek de çok önemli. Hatta kendi kendine öğrenmek daha sağlam bir eğitim aslında. Ama bu demek değil ki eğitim önemli değil. İmkan varsa eğitim alınmalı ancak imkan yoksa insanların hayatları kararmıyor. The Economist'in yayınladığı İngiltere'deki ilk 500 firmanın CEO'larına bakıldığında bu kişilerin yüzde 60'ının MBA'li olduğu görülüyor. 1940 - 1950'li yıllarda yüzde 1 - 2 olan bu oranın bugün yüzde 60 oranına çıkması çok önemli. Dünyada bilgili olmak önem kazanıyor. Üst düzey yöneticilik için teknik ve genel konularda eğitim yetmiyor, yöneticilik eğitimi de gerekiyor. Yapılan iş hakkında sahip olunan bilgi arttıkça başarılı olma şansı da artıyor.
ABD'de firmalar yöneticilerini MBA programlarına gönderiyor. Hatta Motorola, IBM gibi çok büyük şirketler kendi MBA programlarını geliştiriyor ve yöneticilerine eğitim veriyor. Önümüzdeki yıllarda küresel rekabetin boyutları hissedileceği için listede MBA'in öne çıkacağını düşünüyorum."
'Rekabet eğitimi şart koşuyor'
Pembe Candaner - Adecco Türkiye CEO'su
"Sonuçlar beni şaşırtmadı. Genel müdür ve CEO düzeyindeki yöneticiler profesyonel oldukları için seçilmiş kişiler. Yönetim kurulu başkanları ve firma sahipleri işlerinde profesyonellikle değil, girişimcilik ruhu ile fırsatları iyi değerlendirerek başarılı olmuş kişiler. Belli düzeyde para kazandıktan sonra işlerini profesyonellere devrederek genellikle yönetim kurulunda yer alıyorlar.
Yurtdışında girişimcilik ile para kazanan ilkokul mezunu yöneticiler yok. Yurtdışında firma sahipleri, yönetim kurulları profesyonel ve eğitimli kişilerden oluşur. Zaten öyle de olmalı ki yönetim kurulu CEO'yu denetlemenin dışında danışman bir kurul olarak ona yön göstersin. Türkiye ise bir fırsatlar ülkesi. İlkokul düzeyinde eğitimi olan bir kişinin İSO ilk 500'de firmasının yer alması söz konusu Türkiye'de. Ama aslında önemli olan firmayı kurumsallaştırmak. Yönetime profesyonelleri de katabilmek, bunun farkında olmak.
Sektörel olarak bakıldığında otomotiv sektöründe yer alan firma yöneticilerinin yüksek eğitim oranı yüzde 100. Teknolojiye dayalı konularda bilgisiz iş yapılmıyor. En azından temel teknoloji bilgisi gerekiyor. Yoksa büyüyemez.
Tekstilde ise yurtdışına açılımla birlikte firmalar rekabet edebilmek için yüksek eğitim seviyesine ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle firma sahipleri de ikinci ve üçüncü nesilleri eğittiler ve profesyonellerle çalıştılar.
İSO 500'de yer alan firmalarda sıralama artıkça eğitim düzeyinin de artması doğal. Bu listedeki firmalar Türkiye sanayisini elinde bulunduran çok büyük firmalar. Bu kadar büyük firmaları idare etmek, güçlü liderlik, uzmanlaşma ve psikolojik olarak da özgüvenli olmayı gerektirdiği gibi vizyonunun, planlama ve strateji geliştirme yeteneklerinin de gelişmiş olması gerekiyor."
'Eğitim düzeyi daha da artacak'
Ebru Coş - Manpower Türkiye Genel Müdürü
"Profesyonel yöneticilik hayatında yüksek öğrenim olmazsa olmaz ama master ve doktora düzeyinde eğitime o kadar da ağırlık verilmiyor demek ki, oranı oldukça düşük. Mutlaka üniversite eğitimi bekleniyor ama master ve doktora iş hayatında birinci derecede şart değil. Üniversite eğitiminin deneyimle desteklenmesi üst yönetim için yeterli olabiliyor.
Yurtdışında üst düzey yöneticilerin eğitim seviyeleri de oldukça yüksek. Ancak orada orta kademe yöneticiye kadar eğitimi düzeyinin çok yüksek olması gerekmiyor. Türkiye'de ise bırakın üst düzey yöneticiliği, üniversite mezunu olmayanın iş bulması bile zor. Genç nüfuslu bir ülkenin ailelerini endişelendiren bir durum bu.
Önümüzdeki yıllarda üst düzey yöneticilerin hatta firma sahiplerinin eğitim düzeylerinin yükseleceğine inanıyorum. Çünkü birinci ve ikinci kuşak devreden çıkınca yerlerine üniversite mezunu çocukları geçecek. Tabi bununla beraber master ve doktora yapan yöneticilerin oranının da artacağına inanıyorum."
|
|
|

|
|