|
 |
|
|
Kentbank'ta 'iadeyi önleme' raporu
Başbakanlık Teftiş Kurulu raporuna göre Danıştay'ın sahibine iadesini istediği Kentbank'a, IMF istediği için değil sahiplerinin yarattığı 907 trilyon zarar nedeniyle el kondu. BDDK raporu Danıştay'a da iletecek ve kararından vazgeçmesini isteyecek
Nedim Şener
Başkanlığını Azmi Ateş'in yaptığı Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'nun talebi üzerine Başbakanlık Teftiş Kurulu (BTK) tarafından hazırlanan 26 Haziran 2004 tarihli 29/D4-93 inceleme raporunda, Danıştay'ın "sahibine geri iade edilmesi" kararını verdiği Kentbank'ın, TMSF'ye devrinin haklı gerekçelere dayandığı belirtildi. 9 Temmuz 2001'de el konulan ve öz sermayesini yitirerek zararın yabancı kaynaklara sirayet ettiği Kentbank'ın 15 Mart 2001 tarihi itibarı ile sermaye ihtiyacının 410 trilyon olduğu belirtilen raporda, bankaya el konmasını talep eden IMF'nin isteğinin de Türkiye ile imzaladığı 'Niyet Mektupları'na dayandığının altı çizildi.
IMF'nin bankalar yeminli murakıplarının tespitlerine dayanarak el koyma isteğinde bulunduğu ifade edilen raporda, Kentbank'ın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devrini hukuka aykırı bulan Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun 29 Nisan 2004'te "bankanın sahibine iadesi" kararına karşı hukuki işlemlerin yapılması istendi. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 27 Temmuz 2004 tarihli "olur"unu taşıyan rapor, gereğinin yapılması için BDDK'ye gönderildi. Yasa gereği elde edilen yeni bilgi ve tespitler sonucunda karar düzeltme için aynı yere itirazda bulunulabiliyor. Kentbank'ın eski sahibi Mustafa Süzer, bankanın TMSF'ye devrini öngören 9 Temmuz 2001 tarihli BDDK kararının iptali için Danıştay 10. Dairesi'ne dava açmıştı. Daire, aldığı karar ile iptal istemini reddetmişti. Bu kararın temyiz incelemesini yapan Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, 10. Daire'nin ret kararını usul ve yasaya aykırı bularak, bozmuştu.
Bozma kararından sonra, davayı yeniden inceleyen 10. Daire, Genel Kurul kararlarına uyulmasının zorunlu olduğuna işaret ederek 14 Temmuz 2004'te Kentbank'ın TMSF'ye devrini öngören BDDK kararını iptal etmişti. Kullanmasa da yasal olarak BDDK'nın bu karara itiraz hakkı bulunuyordu. Ancak Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun 24 Haziran 2004'te hazırladığı ve Başbakan Erdoğan'ın 27 Temmuz 2004 tarihli "olur"unu taşıyan rapor ile Danıştay'a gidecek olan BDDK'nın eli güçlenmiş oldu.
Belgeleri ile zarar
Raporda, Kentbank'a IMF'nin isteğiyle değil 9 Temmuz 2001 itibarı ile hakim ortakların neden olduğu 907 trilyon liralık zarar nedeniyle el konduğu belgeleriyle açıklanıyor. BDDK'nın Kentbank, Bayındırbank, Tarişbank, Sitebank ve EGS Bank'a el koyarken kararlarını bağımsız mı aldığı yoksa hükümetin telkinleri ile mi hareket ettiği de incelendi. İncelemeyi Başbakanlık Başmüfettişi, Sayıştay Denetçisi, BDDK denetçisi, hesap uzmanı ve murakıptan oluşan beş kişilik bir ekip yaparken, Kentbank ile ilgili olarak bankalar yeminli murakıpları tarafından 2 Şubat 2001'de hazırlanan Mali Bünye Raporu'nda bankanın mali yapısının bozulduğu, öz sermayeyi yitirdiği belirlendi. Bu durumun kısa süre içinde düzeltilmesi için banka 14. madde gereği yakın takibe alındı. 31 Mart 2001 tarihli bilanço esas alınarak hazırlanan 9 Temmuz 2001 tarihli raporda ise olumlu gelişme sağlanmayan Kentbank'ın 14'üncü maddenin 3 ve 4 fıkraları gereği TMSF'ye devri istendi.
11 Temmuz 2001'de BDDK Başkanı Engin Akçakoca'nın yaptığı, "Bu bankalara 3-4 hafta süre verilse daha ucuz bir çözüm bulunabilirdi, ancak IMF katı davrandı" şeklindeki açıklaması ise raporda "talihsizlik" olarak değerlendirildi. Konuyla ilgili şöyle denildi; "Söz konusu bankaları Fona'a devreden kurumun ve kurulun başkanı olarak Engin Akçakoca'nın basına verdiği beyanat bir talihsizliktir. Kurumu ve kurulun diğer üyelerini zorda bırakmış, kurumun özerkliğine gölge düşürmüştür. Kentbank açtığı ve kazandığı davada Akçakoca'nın basına verdiği bu beyanı kullanmıştır. Akçakoca'nın basına verdiği demeç, "beş bankanın IMF'nin baskısıyla TMSF'ye devredildiği intibaını uyandırmıştır.
Zarar katlanarak büyüdü
Bankalar Yeminli Murakıpları'nın tespitlerine yer verilen Başbakanlık Teftiş Kurulu raporunda, Kentbank'ın 30 Eylül 2000 tarihi itibarı ile yüzde 8 olması gereken sermaye yeterliliği standart rasyosunun eksi yüzde 15.8, dönem zararının ise 88 trilyon 308 milyar olduğu belirtildi. Bankanın sermaye ihtiyacının ise 141 trilyon 398 milyar lira olduğuna dikkat çekildi. 31 Mart 2001 tarihi itibarı ile bankanın zararının 239 trilyon 114 milyar lira olduğu anlatılan raporda, öz kaynaklarının negatife dönüşerek 176 trilyon lira, yüzde 8 olması gereken stantard rasyonun negatif yüzde 56.67'ye ulaştığı belirtildi. 2001 yılı Mart ayı itibarı ile özkaynak ihtiyacının 410 trilyona çıktığı anlatılırken, 9 Temmuz 2001 tarihinde Fon'a devredilen Kentbank'ın zararının 907 trilyona çıktığı vurgulandı.
Bankalar yeminli murakıplarının 30 Eylül 2001 tarihi itibarı ile bankanın öz sermayesini yitirdiği vurgulanan raporda, "Bu gerçeğin Niyet mektuplarında IMF'nin dile getirmesi bankanın haklı olduğunu göstermemektedir. Zira bu gerçeği IMF'den önce bankalar yeminli murakıpları raporlarında dile getirmişlerdir. Dönemin kurum ve kurul bakanı Akçakoca'nın, bankaların Fon'a devredilme kararını verdikten sonra, bu bankaların IMF baskısıyla Fon'a devredildiğini açıklaması dayanaktan yoksun ve kamuoyunu yanıltıcı niteliktedir. Nitekim öz sermayesi 50 trilyon lira olan ve zararı 907 trilyon liraya çıkan ve yeterli sermaye artırımı taahhüdünde bulunmayan bankayı Fon'a devretmenin dışında çözüm yolunun ne olabileceği Engin Akçakoca'ya sorulmuş ancak tatmin edici bir cevap alınamamıştır."denildi.
Kamuya zararı arttı
IMF'nin sermayelerini kaybetmiş ve zararı her gün artan bankaların Fon'a devredilmesini istediğine dikkat çekilen BTK raporunda, söz konusu bankaların kamuya verdiği zararın her geçen gün arttığı ve BDDK'nın da IMF'nin telkinlerine ihtiyaç duymadan bankaları Fon'a devretmesi gerektiği vurgulandı. Kentbank davasının BDDK aleyhine sonuçlanmasında geç işleyen mekanizmasının etkili olduğu belirtilen BTK raporunda, Kentbank'ın 15 Mart 2003 itibarı ile 410 trilyon lira sermayeye ihtiyacı olduğu ancak sahiplerinin 2001 yılı sonuna kadar 100 trilyon sermaye koymayı taahhüt ettiği belirtildi.
|
|
|

|